Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Da sagde en til ham: "Se, din Moder og dine Brødre stå udenfor og begære at tale med dig."
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Da sprach einer zu ihm: Siehe, deine Mutter und deine Brüder stehen draußen und wollen mit dir reden.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Disse-lhe alguém: Eis que estão ali fora tua mãe e teus irmãos, e procuram falar contigo.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.És monda néki valaki: Ímé a te anyád és testvéreid odakünn állanak, és szólni akarnak veled.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.In nekdo mu reče: Glej, mati tvoja in bratje tvoji stojé zunaj in radi bi s teboj govorili.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.I řekl jemu jeden: Aj, matka tvá i bratří tvoji stojí vně, chtíce s tebou mluviti.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.I rzekł mu niektóry: Oto matka twoja i bracia twoi stoją przed domem, chcąc z tobą mówić.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.한사람이 예수께 여짜오되 보소서 당신의 모친과 동생들이 당신께 말하려고 밖에 섰나이다 하니
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Niin joku sanoi hänelle: "Katso, sinun äitisi ja veljesi seisovat ulkona ja tahtovat sinua puhutella".
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Qualcuno gli disse: «Ecco di fuori tua madre e i tuoi fratelli che vogliono parlarti»
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Quelqu`un lui dit: Voici, ta mère et tes frères sont dehors, et ils cherchent à te parler.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Toen iemand Hem vertelde dat zij er waren, vroeg Hij: "Wie is mijn moeder? En wie zijn mijn broers?"
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Y alguien le dijo: --Mira, tu madre y tus hermanos están afuera, buscando hablar contigo
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Ειπε δε τις προς αυτον Ιδου, η μητηρ σου και οι αδελφοι σου ιστανται εξω, ζητουντες να λαλησωσι προς σε.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.И некто сказал Ему: вот Матерь Твоя и братья Твои стоят вне, желая говорить с Тобою.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.И някой си Му рече: Ето, майка Ти и братята Ти стоят вън и искат да Ти говорят.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.Каже ж один до Него: Он мати Твоя й брати Твої стоять надворі, бажаючи говорити з Тобою.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.ויגד אליו הנה אמך ואחיך עמדים בחוץ ומבקשים לדבר אתך׃
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.فقال له واحد هوذا امك واخوتك واقفون خارجا طالبين ان يكلموك.
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.有 人 告 訴 他 說 、 看 哪 、 你 母 親 和 你 弟 兄 站 在 外 邊 、 要 與 你 說 話
Birisi İsaya, ‹‹Bak, annenle kardeşlerin dışarıda duruyor, seninle görüşmek istiyorlar›› dedi.有 人 告訴 他 說 、 看 哪 、 你 母親 和 你 弟兄 站在 外邊 、 要與 你 說話
Bir şeyler yapmak istiyorlar.A gyerekek csinálni szeretik a dolgokat.
Bir şeyler yapmak istiyorlar. Buna gelirsek, bir sürü pompa yapabiliriz.Também fazemos muitas bombas.
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Chcą działać.
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Chcú robiť veci.
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Chúng muốn làm gì đó.
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Copiii vor să facă chestii.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Chcą coś robić, ubrudzić sobie ręce, chcą by szkoła była praktyczna.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Chtějí dělat věci, chtějí si ušpinit ruce, chtěji vzdělání pro praxi.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Chúng muốn làm thứ gì đó, chúng muốn đôi tay mình đầy vết bẩn, chúng muốn giáo dục là để phục vụ thực tế.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Csinálni akarnak valamit, be akarják piszkítani a kezüket, a valósághoz kapcsolódó oktatást akarnak.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ei vor să facă lucruri, ei vor să se murdărească pe mâini, ei vor ca educaţia să fie de-adevăratelea.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Eles querem fazer coisas, querem meter as mãos na massa, querem que o ensino seja real.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ellos quieren hacer, quieren ensuciarse las manos; quieren que la educación sea para la vida real.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ils veulent faire des choses, ils veulent se salir les mains, ils veulent que l'éducation soit "pour de vrai".
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.이 학생들은 무언가를 하고 싶어하고, 손에 기름을 묻히고 싶어합니다. 이 학생들은 살아있는 교육을 원하고 있습니다.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Mereka ingin melakukan sesuatu, ingin mengotori tangan mereka, mereka ingin pendidikan yang sebenarnya.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Oni chcú robiť veci, chcú si zašpiniť ruky, chcú reálne vzdelávanie.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Sie wollen Dinge tun, sie wollen ihre Hände schmutzig machen, sie wollen wirkliche Bildung.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Voglio fare qualcosa, vogliono sporcarsi le mani, vogliono che la loro educazione sia pratica.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Ze willen dingen doen, ze willen hun handen vuil maken, ze willen écht onderwijs.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Θέλουν να κάνουν πράγματα, να λερώσουν τα χέρια τους θέλουν εκπαίδευση για την πραγματική ζωή.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Вони хочуть зробити щось, вони хочуть забруднити руки, вони хочуть, щоб освіта була по-справжньому.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Они хотят заниматься практическими вещами, хотят работать, хотят, чтобы образование что-то значило.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.Те искат да правят неща, искат да изцапат ръцете си, искат образованието да бъде истинско.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.הם רוצים לעשות דברים, הם רוצים ללכלך את הידים, הם רוצים שחינוך יהיה מחובר למציאות.
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.يريدون ان يقومون بعمل اشياء، يريدون ان تتسخ اياديهم، يريدون ان يكون التعليم واقعي
Bir şeyler yapmak istiyorlar,ellerinin kirlenmesini istiyorlar gerçek hayata yönelik eğitim almak istiyorlar.世の中に役立つ教育を受けたいのです みなさんの中から手伝っていただける方が
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Kinderen willen dingen doen.
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Kinder wollen Dinge tun.
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Τα παιδιά θέλουν να κάνουν πράγματα.
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Дети хотят действовать.
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Децата искат да правят неща.
Bir şeyler yapmak istiyorlar.Діти хочуть щось створювати.
Bir sonraki Einstein olmak istiyorlar.AIMSがオープンするという話が伝えられると
Bir sonraki Einstein olmak istiyorlar.Chcą być kolejnym Einsteinem.
Bir sonraki Einstein olmak istiyorlar.De vil være den næste Einstein.
Bir sonraki Einstein olmak istiyorlar.Ellos quieren ser el próximo Einstein.
Bir sonraki Einstein olmak istiyorlar.Ils veulent tous être le prochain Einstein.
Bir sonraki Einstein olmak istiyorlar.그들은 자신들이 다음 세대의 아인슈타인이 되길 바라고 있습니다.