Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Eu descobri uma espécie invasiva no meu próprio quintal.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Ho scoperto una specie invasiva nel mio giardino.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Ich entdeckte eine invasive Art in meinem eigenen Garten.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Ik ontdekte een invasieve soort in mijn achtertuin.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.J'ai découvert une espèce envahissante dans mon propre jardin.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Ja odkryłam rozprzestrzeniający się gatunek na własnym podwórku.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Jeg opdagede en indtrængende dyreart i min baghave.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.또, 저는 우리 집 뒷마당에서 번식력 강한 한 생물을 발견한 적이 있습니다.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Saya menemukan spesies invasif di halaman belakang saya.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Tôi phát hiện ra một loài sinh vật đã xâm lược sân sau nhà tôi.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Yo descubrí en mi propio patio una especie invasiva.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Εγώ ανακάλυψα ένα χωροκατακτητικό είδος στον κήπο μου.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Аз пък открих някаква унищожителна буболечка в двора ми.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Я виявила інвазивний вид у моєму задньому дворі.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.Я обнаружила в своём собственном дворе инвазивные виды.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.גיליתי זן פולש בחצר האחורית שלי.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.اكتشفت فصيلة اجتاحت الفناء الخلفي الخاص بي.
Ben de kendi arka bahçemde istilacı bir tür keşfettim.テントウ虫に見えるでしょう?
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.C'est un peu comme " l'Invasion des Profanateurs".
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Es ist ein bisschen wie in dem Film "Die Körperfresser kommen".
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Es un poco como la película "La invasión de los ladrones de cuerpos"
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.E tutto questo mi ricorda "L'invasione degli ultracorpi".
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Ez egy kicsit a Testrablók Támadása című filmre emlékeztet.♪
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Het heeft wat weg van de film 'Invasion of the Bodysnatchers'.
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Jako by šlo o film Invaze lupičů těl (člověk nahrazen jinou rasou).
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Je to tak trochu ako z filmu "Invasion Of The Bodysnatchers" (človek je nahradený inou rasou).
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.영화 '신체 강탈자의 침입'에서나 나올법한 일이죠.
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Nó giống bộ phim kinh dị Cuộc Xâm Lăng của Các Kẻ Trộm Xác.
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Seamănă puţin cu filmul "Invasion Of The Bodysnatchers".
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.To trochę jak Inwazja Porywaczy Ciał.
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Είναι λίγο σαν την ταινία "Οι άνθρωποι του τρόμου".
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Малко прилича на "Нашествието на крадците на трупове".
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.Это чем-то похоже на "Вторжение похитителей тел".
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.זה דומה קצת לסרט "פלישת חוטפי הגופות".
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.إنها تشبه - إلى حدٍ قليل - غزو منتهكي الهيئات [فيلم: غزو نابشي القبور].
Biraz Beden Hirsizlarinin Istilasi gibi.会社を運営するのに法律家が必要なのは
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Disseram a um grupo de estudantes que um pequeno país democrático tinha sido invadido e pedia ajuda aos EUA.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Grupie studentów powiedziano, że mały demokratyczny kraj został zaatakowany i poprosił USA o pomoc.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.한 무리의 학생들에게 어떤 작은 민주 국가가 침략받아서 미국에 도움을 요청한다고 얘기해 줬죠.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Một nhóm sinh viên được dạy rằng một nước dân chủ nhỏ bị xâm lược và đã yêu cầu Mĩ giúp đỡ.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Se le dijo a un grupo de estudiantes que un pequeño país democrático fue invadido y pedía ayuda a EE.UU.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Skupině studentů bylo sděleno, že malá demokratická země byla napadena a požádala o pomoc Spojené státy.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.Казали на група студенти, че в една малка демократична страна има нашествие и тя е помолила САЩ за помощ.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.לקבוצת סטודנטים נאמר שפלשו למדינה דמוקרטית קטנה והיא מבקשת סיוע מארה"ב.
Bir grup öğrenciye küçük demokratik bir ülkenin istila edildiği ve Amerika'dan yardım istedikleri söylendi.アメリカに助けを求めたという課題を出し 彼らは何をすべきなのか
Bolívar özgürlüğün sadece istilacılara karşı birleşildiğinde, geleceğine inanmıştı, planları ne olursa olsun.Bolivar percaya bahwa kemerdekaan hanya datang bila rakyat bersatu melawan semua penjajahan, apa pun kedoknya.
Bolívar özgürlüğün sadece istilacılara karşı birleşildiğinde, geleceğine inanmıştı, planları ne olursa olsun.Bolivar trodde att friheten skulle komma bara när folk går förenat mot alla inkräktare, oavsett dess skepnad.
Bolívar özgürlüğün sadece istilacılara karşı birleşildiğinde, geleceğine inanmıştı, planları ne olursa olsun.Боливар верил, что свобода придет только кода люди объединятся против захватчиков, какой бы ни была их личина
Bolívar özgürlüğün sadece istilacılara karşı birleşildiğinde, geleceğine inanmıştı, planları ne olursa olsun.בוליבר האמין שחירות תושג רק כאשר האנשים יתאחדו נגד .כל הפולשים, לא משנה המסוה שלהם
Bolívar özgürlüğün sadece istilacılara karşı birleşildiğinde, geleceğine inanmıştı, planları ne olursa olsun.侵略者に対し 人々の団結によってのみ 実現すると信じていました 今日 南米の人々は 資本主義の極端な形態で
Bu değil. Bu sizi istila ediyor.Jednak te są najeźdźcami.
Bu değil. Bu sizi istila ediyor.하지만 이 모기는 다르죠. 우리를 침략한 것입니다.
Bu değil. Bu sizi istila ediyor.Tento druh komára však není, je to vetřelec.
Bu değil. Bu sizi istila ediyor.לא המין הזה. זהו מין פולש.
Bu değil. Bu sizi istila ediyor.هذه البعوضة ليست كذلك. لقد هاجمتك.
Bu değil. Bu sizi istila ediyor.とはいえ、すべての虫を駆除したい訳ではありません
Bu Hıristiyan istilası değil.Ce n'est pas une invasion chrétienne.
Bu Hıristiyan istilası değil.Det är inte en kristen invasion.
Bu Hıristiyan istilası değil.Đó không phải cuộc xâm lược người Cơ đốc giáo.
Bu Hıristiyan istilası değil.Es ist keine christliche Invasion.