Ana içeriğe geç
Sözlük

istikrarsızlık ile cümle

istikrarsızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Cezayir'de istikrarsızlık istemiyoruz.We don't want instability in Algeria.
Ama siyasi istikrarsızlık tüzüğün İspanya hükümeti tarafından tasdik edilmesini geciktirmiştir.However, political instability postponed the ratification of the Statute by the Spanish government.
Bu dahili istikrarsızlık dönemi uzun yıllar boyunca sürmüştür.This turned into a stay of many years.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.Eight years after the U.S. invaded Afghanistan there is still a tremendous amount of instability.
Buna rağmen, Yemen istikrarsızlık ve şiddet dolu bir yıl yaşadı.Nevertheless, Yemen witnessed a year of instability and violence.
Darbeden bir yıl sonra, Tayland hâlen politik istikrarsızlık içerisinde.A year after the army launched a coup, Thailand is still suffering from political instability.
İstikrarsızlık tehlikesi söz konusu mu?Is there a danger of instability?
Her iki uluslar topluluğunun da bölgede istikrarsızlık istediğini sanmıyorum.I don't think either group of nations wants an unstable area.
Dünyanın bu bölgesinin Avrupa'da istikrarsızlık kaynağı haline gelmesini görmek istemiyoruz," dedi.We do not want to see this part of the world become a source of instability for Europe."
Başlıca istikrarsızlık kaynağı ülkenin kuzeyinden doğuyor.The main source of instability stems from the country's north.
Kriz, mali istikrarsızlıkla karşı karşıya bulunan ülkelerde insanları tasarrufa yöneltiyor.A crisis makes people save in countries facing financial instability.
Türkiye yirmi yıldır ekonomik ve siyasi istikrarsızlık yaşıyor.For two decades, Turkey has been suffering from economic and political instability.
Balkan liderleri bölgenin bir istikrarsızlık bölgesi olmadığını göstermeye çalışıyorlar.Balkan leaders want to show that the region is not a zone of instability.
IMF, önümüzdeki dönemde ekonomik istikrarsızlık konusunda uyardıIMF warns of economic instability ahead
Sizce bu durum Kosova'da istikrarsızlık yaratıyor mu?Do you think this creates lack of stability in Kosovo?
Ülkedeki istikrarsızlık ortamına rağmen, Alpaslan da Eker de Bişkek de kalmayı planlıyor.Despite the unstable nature, both Alpaslan and Eker plan to stay in Bishkek.
Balkanlar'daki mevcut durumun bugünkü tercümesi istikrarsızlık.The current status quo means lack of integration in the Balkans.
Sırbistan'da siyasi istikrarsızlık dış yatırımı tehdit ediyorPolitical instability in Serbia threatens foreign investment
Diğer bir önemli konu da kuzey Irak'taki istikrarsızlıktan duyulan ortak endişeydi.One other main topic was the common anxiety over instability in northern Iraq.
İçte siyasi istikrarsızlık yüksek seyrini sürdürüyor ve iktidar koalisyonu bile birleşmekten uzak.Internally, political instability remains high, and even the ruling coalition is far from united.
Aşırılık yanlıları yıllarca Irak'taki istikrarsızlıktan faydalandılar.For years, the extremists have taken advantage of the instability in Iraq.
Yani, siyasi istikrarsızlık devlet giderlerinde 1,5 milyar avroluk bir artışa yol açmaktadır." dedi.Thus, the political instability leads to a 1.5 billion-euro hike in state costs," said Croitoru.
İstikrarsızlık uyarısıWarning of instability
Siyasi istikrarsızlık hızlı ve sürdürülebilir bir büyümenin en büyük düşmanıdır," şeklinde konuştu.Political instability is the biggest enemy of rapid and sustained growth," Dervis said.
En önemlisi de, Balkanlar yine istikrarsızlıkla karşı karşıya kalacak.Most importantly, the Balkans will again face instability.
Yazar, "Doğal kaynakların sömürülmesi gelişmekte olan tüm ülkelerde ekonomik istikrarsızlık yaratır."Exploiting natural resources creates economic instability in all the developing countries.
Ülkenin bağımsızlığının ilk yıllarına siyasi istikrarsızlık damgasını vurdu.The early years of independence were marked by political instability.
Ulusal hükümet yeniden kuruldu, ancak bu sefer yurt dışından gelen istikrarsızlıkla yüz yüze geldi.The national government was restored, but again to face instability, this time coming from abroad.
Bağımsızlığın ilk yıllarına siyasi istikrarsızlık damgasını vurdu.The early years of independence were marked by political instability.
Ulusal hükümet restore edildi, ancak bu kez yurtdışından gelen istikrarsızlıkla karşı karşıya kaldı.The national government was restored, but again to face instability, this time from abroad.
İstifasını takiben, birkaç yıl süren istikrarsızlık ve Fransız askeri yönetimi izledi.Following his resignation, several years of instability and French military rule followed.
Askerî istikrarsızlıkMilitary instability
1961'deki darbenin ardından gelen istikrarsızlık 8 Mart 1963'teki Baas Darbesi'yle doruğa ulaştı.The ensuing instability following the 1961 coup culminated in the 8 March 1963 Ba'athist coup.
Bağımsızlık sonrası dönem ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklarla geçti.Mit der Unabhängigkeit kamen noch Korruption und politische Instabilität hinzu.
Monetaristlere göre, ekonomideki istikrarsızlıkların birçoğu parasal kökenlidir.Pour beaucoup de ces migrants, les raisons du départ sont économiques.
Böylece istikrarsızlık ve şiddet dönemi bitmiş oldu.Se inició un período de violencia e inestabilidad.
Bağımsızlığın ardından istikrarsızlık baş gösterdi.In seguito l'inflazione si stabilizzò.
Bu dahili istikrarsızlık dönemi uzun yıllar boyunca sürmüştür.Всё это делало породу нерентабельной долгие годы.
Ama siyasi istikrarsızlık tüzüğün İspanya hükümeti tarafından tasdik edilmesini geciktirmiştir.Brak środków finansowych sparaliżował rząd hiszpański.
İstikrarsızlık sürekli yeni ittifaklar ve ihanetler yaratıyordu.Plemiona celtyckie często wywoływały bunty i powstania.
Yunanistan, büyük bir siyasi istikrarsızlık dönemine girdi ve yeni seçimler yapıldı (Yunan seçimleri, 1936).Resultatet blev en ny ekonomisk framgång, Abbasso la ricchezza! (1946).
Bu dahili istikrarsızlık dönemi uzun yıllar boyunca sürmüştür.Instabilitet plågade därför regionen under långa tider.
Böylece istikrarsızlık ve şiddet dönemi bitmiş oldu.Тероризм і насильство повинні припинитися.
Bağımsızlığın ardından istikrarsızlık baş gösterdi.Přesto ale krátce po vyhlášení nezávislosti došlo k nepokojům.
Bağımsızlık sonrası dönem ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklarla geçti.Ez az időszak politikai és gazdasági békétlenség időszaka volt.
Fakat bu bölgedeki istikrarsızlık ve savaşlar yüzünden şehir eski önemini kaybetti.Sisällissodan aiheuttaman heikentymisen seurauksena kaupunki menetti kuitenkin entisen asemansa.
İstikrarsızlık sürekli yeni ittifaklar ve ihanetler yaratıyordu.Vähitellen kehitys johti nykyaikaisten uunien ja takkojen syntymiseen.
Bu dahili istikrarsızlık dönemi uzun yıllar boyunca sürmüştür.Στάσιμη παρέμεινε η κατάσταση για όλα αυτά τα χρόνια .
Bağımsızlık sonrası dönem ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklarla geçti.Tiden umiddelbart efter uafhængigheden var præget af økonomisk ulighed og politisk uro.
Bu dahili istikrarsızlık dönemi uzun yıllar boyunca sürmüştür.Trolig gjorde utbruddet området ubeboelig i flere år etterpå.
Böylece istikrarsızlık ve şiddet dönemi bitmiş oldu.Periode kekacauan dan kekerasan dimulai.
Bağımsızlığın ardından istikrarsızlık baş gösterdi.独立後のフィンランド情勢は不安定であった。
Bağımsızlık sonrası dönem ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklarla geçti.独立后的墨西哥经历了一段动荡期,经济和政治均不稳定。
Bu dahili istikrarsızlık dönemi uzun yıllar boyunca sürmüştür.持续数十年的动荡在这段时期加剧。
Bir ekonomik istikrarsızlık durumunda denk bütçe uygulaması, bu istikrarsızlığın daha da artmasına neden olur.להערכת כולם, הרחבת התקציב רק תחמיר את המשבר עוד יותר.
İran'da istikrarsızlık oluştu.אי הסדר באיראן נמשך.
Bu dahili istikrarsızlık dönemi uzun yıllar boyunca sürmüştür.To pa je agonijo podaljšalo za celo desetletje.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.8 ans après l'invasion de l'Afghanistan par l'USA une très forte instabilité règne toujours.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.8 évvel Afganisztán amerikai megszállása után még mindig rettenetesen instabil a helyzet.
ABD Afganistan'ı işgal ettikten sekiz yıl sonra halen inanılmaz düzeyde istikrarsızlık var.미국 침공 8년이 지난 지금도 아프가니스탄은 매우 불안정한 상태입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod