Ana içeriğe geç
Sözlük

istikrarsız ile cümle

istikrarsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
43
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.أثر نقص الغذاء على تهديد الاستقرار معروف وواضح في تاريخ البشرية.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.社会を不安定にする要因です ですから文明社会の条件として
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkInstabilität des Westantarktischen Eisschildes13.
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkInstabilité de la calotte glaciaire de l'ouest de l'Antarctique13.
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkMuutokset Etelämantereen pohjan läheisen
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkNestabilita západoantarktického pevninského ľadovca y z
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkWijzigingen in vorming van Antarctisch bodemwater(?)
Bu da demek oluyor ki, sermaye arabellekleri istikrarsızlık para arzı yapmak daha da kötü.lo que significa que los colchones financieros empeoran aún más la inestabilidad de la oferta monetaria.
Bu da demek oluyor ki, sermaye arabellekleri istikrarsızlık para arzı yapmak daha da kötü.מה שאומר שבלמי ההון מביאים למצב בו חוסר היציבות של היצע הכסף אפילו גרוע יותר.
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Această situaţie este fără precedent, inegală, inechitabilă şi instabilă."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Deze situatie is ongekend, ongelijk, onrechtvaardig en onstabiel."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Diese Lage ist noch nie dagewesen, ungleich, ungerecht und unstabil."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Esta situación no tiene precedentes, es desigual, injusta e inestable"
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""지금 우리는 전례없는 위기속에 불평등하고 불공정하고 불안정한 세계에 살고 있다" 고 했습니다.
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""La situation est sans précèdent, inégale, injuste et n'est pas stable."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Ta sytuacja jest bezprecedensowa, nierówna, niesprawiedliwa i niestabilna."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Tato situace je bezprecedentní, nespravedlivá, nefér a neudržitelná."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Данная ситуация беспрецедентна, неравна, несправедлива и неустойчива".
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Тази ситуация е безпрецедентна, неравностойна, нечестна и нестабилна".
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""זהו מצב חסר תקדים, בלתי שוויוני, לא הוגן ולא יציב".
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur."هذا الوضع "لم يسبق لها مثيل وغير متكافئة وغير عادلة وغير مستقرة."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur."なので悲観的になる理由は沢山あります
Buna rağmen, Yemen istikrarsızlık ve şiddet dolu bir yıl yaşadı.Sin embargo, Yemen ha experimentado un año de inestabilidad y violencia.
Darbeden bir yıl sonra, Tayland hâlen politik istikrarsızlık içerisinde.Rok poté, co armáda provedla státní převrat, trpí Thajsko stále politickou nestabilitou.
Darbeden bir yıl sonra, Tayland hâlen politik istikrarsızlık içerisinde.Setahun setelah militer melancarkan kudeta, Thailand masih menderita ketidakstabilan politik.
En önemli gerçek şu ki; Kraliyet ailesi şu an istikrarsız.A legfontosabb, hogy az uralkodó család ingatag lábakon áll.
En önemli gerçek şu ki; Kraliyet ailesi şu an istikrarsız.Το σημαντικό γεγονός είναι ότι η Βασιλική Οικογένεια δεν έχει σταθερότητα αυτήν την στιγμή.
En önemli gerçek şu ki; Kraliyet ailesi şu an istikrarsız.الاكثر اهمية الان هو ان العائلة الملكية في خطر الان
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanA los micos les encanta hacer como si no pasara nada
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanApinoilta on öljy loppumassa, joka mahdollistaa niiden epävarman yhteiskunnan.
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanChúng làm cạn kiệt dầu, nguồn nhiên liệu cho nền văn minh của chúng
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanDe apen hebben bijna geen olie meer, die hun onzekere civilisatie gaande houdt
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanDen Affen geht das Öl aus das ihre zerbrechliche Zivilisation befeuert
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanLe scimmie stanno esaurendo il petrolio che è ciò che sostiene la loro precaria civilità
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanLes singes vont bientôt manquer d'essence qui est ce qui alimente leur civilisation précaire
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanMaimutele raman fara titei ceea ce le ofera combustibilitate civilizatiei lor precare
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanMałpy wydobywają ropę która napełnia ich drogocenna cywilizację
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanPomalu vyčerpávají zásoby ropy která pohání celou jejich nejistou civilizaci
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanTýmto opiciam dochádza ropa, čo je to, čo poháňa ich neistú civilizáciu
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanΟι μαιμουδες σιγα σιγα ξεμενουν απο πετρελαιο. αυτο δηλαδη που δινει κινηση στον πολιτισμο τους.
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanОбезьяны исчерпывают нефть которая заправляет топливом их сомнительную цивилизацию
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayanالقرود تنفد من النفط وهو ما يغذي على الحضارة محفوفه بالمخاطر
Maymunların petrolleri bitiyor istikrarsız medeniyetlerine yakıt sağlayan油を使い果たそうとしている。 猿たちは、彼らの惑星を汚染している。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod