istikrar ile cümle

istikrar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu yüzden daha istikrarlı bir devlet olacak.Takže by to byl stabilnější stav.
Bu yüzden daha istikrarlı bir devlet olacak.Więc to będzie najbardziej stabilny stan.
Bu yüzden daha istikrarlı bir devlet olacak.Отже, отримаємо більш стійкий стан.
Cevap yine açık: Afganistan'a istikrarı sağlamaları için fırsat vermeliyiz.그에 대한 대답 역시 분명합니다: 우리는 아프가니스탄의 안정화를 위한 기회를 주어야 합니다.
Cevap yine açık: Afganistan'a istikrarı sağlamaları için fırsat vermeliyiz.La répnse, là aussi, est claire: nous devons donner à l'Afghanistan la possibilité de se stabiliser.
Cevap yine açık: Afganistan'a istikrarı sağlamaları için fırsat vermeliyiz.La respuesta también es clara: debemos darle a Afganistán la oportunidad de estabilizarse.
Cevap yine açık: Afganistan'a istikrarı sağlamaları için fırsat vermeliyiz.そうしなければ、私たちが獲得したものは失われ、アルカイダは勢力を回復してしまうかもしれません。
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.In molti sperarono che questo avrebbe marcato l'inizio di una nuova era di stabilità e pace.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Les Etats Unis étaient maintenant une indiscutable super puissance, sans aucun rival.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Många hoppades att detta skulle inleda en ny era med fred och stabilitet.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Mnozí lidé doufali, že to bude začátek nové éry míru a stability.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Monet toivoivat, että tämä merkitsisi uuden rauhan ja tasapainon aikakauden alkua.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Muchos esperaban que esto marcaría el inicio de una nueva era de paz y estabilidad.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Muitos tiveram a esperança que isto fosse o começo de uma nova era de paz e estabilidade.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Multi sperau că aceasta ar marca începutul unei ere noi de pace şi stabilitate.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Sokan azt remélték, hogy ez majd egy békés és stabil új kor kezdetét jelenti majd.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Velen hoopten dan ook dat dit het begin was van een nieuwe periode vol vrede en stabiliteit
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Viele hofften, dass dies eine neue Ära von Frieden und Stabilität einläuten würde.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.Πολλοί ήλπιζαν ότι αυτό θα σήμαινε το ξεκίνημα μια νέας εποχής για την ειρήνη και την σταθερότητα.
Çoğu kimse bunun yeni bir barış ve istikrar yüzyılının başlangıcı olmasını ümit etti.تمنى الكثيرون أن هذا سيمثل بداية حقبة جديدة من السلام والاستقرار.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.Am fi putut sa plantam mult mai multi, dar nu am vrut pentru ca am vrut sa pastram numarul de joburi constant.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.더 많이 심을 수야 있었지만 그렇지 않았습니다 그래야 일자리수를 유지할 수 있었기 때문입니다
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.Nie sadziliśmy więcej, aby utrzymać stałą liczbę miejsc pracy.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.Sokkal többet is lehetett volna, de stabilizálni akartuk a munkahelyek számát.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.יכולנו לשתול הרבה, הרבה יותר, אבל לא רצינו,
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.كان يمكننا أن نزرع المزيد، والمزيد أكثر ، ولكننا لم نرغب لأننا كنا بحاجة للحفاظ على عدد من الوظائف مستقرة.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.長期の安定した労働を保持したかったからです。 ここで働くことになる住民を
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Ako to je možné? Dôvodom je, že ľudia necestujú stále rovnako.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Bởi vì những thành phần tham gia giao thông không ổn đinh như bạn tưởng.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.De ce asta? Pentru că obiceiurile de șofat sunt mult mai puțin stabile decât s-ar putea crede.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Dlaczego? Ponieważ wzorce podróży są znacznie mniej stałe, niż wam się wydaje.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.E perché? Perché quei tragitti sono molto meno stabili di quello che potreste pensare.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.E por quê?
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.És miért van ez? Azért, mert a közlekedési szokások sokkal kevésbé stabilak, mint ahogyan azt gondolnánk.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Hoe komt dat? Reispatronen zijn veel minder stabiel dan je denkt.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.왜일까요? 그것은 교통 패턴이 생각보다 훨씬 덜 안정적이기 때문입니다.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Mengapa? Karena pola perjalanan jauh tidak semutlak yang Anda kira.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Og hvordan kan det være? Det er fordi rejsemønstrene er meget mindre stabile end du tror.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Parce que les habitudes de déplacement sont bien moins stables qu'on ne pense.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Proč tomu tak je? Je to proto, že cestovní návyky jsou méně stabilní, než byste si mysleli.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Und woher kommt das? Es ist so, weil die Verkehrsmuster viel weniger stabil sind, als man denken mag.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Varför är det så? Det är för att resmönster är mycket mindre stabila än man kan tro.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.¿Y por qué es eso? Se debe a que los patrones de viaje son mucho menos estables de lo que parece.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Γιατί συμβαίνει αυτό; Επειδή οι τρόποι μεταφοράς είναι πολύ πιο ασταθείς απ' ότι ίσως πιστεύετε.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Але як так? Справа в тому, що їхні плани щодо щоденних подорожей стали нестабільними.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Защо? Защото тези модели на пътуване са много по-нестабилни, отколкото си мислите.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.Почему? Потому что модели дорожного движения гораздо менее стабильны, чем можно ожидать.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.ומדוע זה? זה קורה בגלל שהרגלי הנסיעה הם הרבה פחות יציבים ממה שנהוג לחשוב.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.ولم هذا؟ لأن أنماط السفر ذات طابع أقل استقرارا مما يمكنك أن تتخيل.
Çünkü yolculuk şablonları/kalıpları düşündüğünüzden daha az istikrarlıdır.皆さんが思っている以上 決まってないからです 人々は日々違った決断をし 考え方も変わります
Darbeden bir yıl sonra, Tayland hâlen politik istikrarsızlık içerisinde.Rok poté, co armáda provedla státní převrat, trpí Thajsko stále politickou nestabilitou.
Darbeden bir yıl sonra, Tayland hâlen politik istikrarsızlık içerisinde.Setahun setelah militer melancarkan kudeta, Thailand masih menderita ketidakstabilan politik.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Mások a béke és biztonság miatt aggódnak, vagy a világ stabilitásáért.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Nědo má obavy o mír a bezpečnost, stabilitu ve světě.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Những người khác thì lo ngại về hòa bình và sự an toàn, ổn định của thế giới.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Otros se preocupan por la paz, por la seguridad o por la estabilidad del mundo.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Outros preocupam-se com paz e segurança, com a estabilidade no mundo.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Alţii se îngrijorează despre pace şi securitate, stabilitate în lume.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Altri si preoccupano della pace e della sicurezza, della stabilità nel mondo.
Diğerleri huzur ve güven konusunda endişelidir, dünyadaki istikrar konusunda.Andere machen sich Gedanken über Frieden und Sicherheit, die Stabilität in der Welt.

İlgili Sayfalar