istikrar ile cümle

istikrar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.A arma pode ser um dos instrumentos mais importantes de paz e de estabilidade que temos neste mundo.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.A fegyver talán a béke és stabilitás egyik legfontosabb eszköze amivel rendelkezünk ebben a világban.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Armele sunt instrumente vitale pentru menținerea păcii și stabilității.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Być może jest to najważniejsze narzędzie pokoju i stabilizacji, jakie posiadamy.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Forse uno degli strumenti più importanti di pace e stabilità di cui disponiamo al mondo.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.총은 아마도 우리가 가지고 있는 것들 중 평화와 안정을 위한 가장 중요한 도구일지도 모릅니다.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Las armas quizá sean los instrumentos más importantes para la paz y la estabilidad que existen en el mundo.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Misschien wel een van de belangrijkste instrumenten voor vrede en stabiliteit in deze wereld.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Súng có thể là một trong những công cụ quan trọng nhất để bảo vệ hòa bình và ổn định thế giới.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Zbraň je možná jedním z nejdůležitějších nástrojů míru a stability, jaký na světě máme.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Για την ακρίβεια, το όπλο ίσως και να είναι το πιο σημαντικό εργαλείο ειρήνης και σταθερότητας στον κόσμο.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Зброя, можливо, є одним з найважливіших інструментів миру і стабільності з тих, що ми маємо у цьому світі.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Оружие может быть самый важный инструмент мира и стабильности, имеющийся в нашем распоряжении.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.Оръжието е може би един от най-важните инструменти на мира и стабилността, които имаме на този свят.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.הרובה עשוי להיות אחד המכשירים החשובים שיש לנו בעולם למען שלום ויציבות.
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.إن السلاح هو أهم اداة تُستخدم لأجل السلام والاستقرار نملكها في هذا العالم
Barış ve istikrarın sağlanmasında sahip olduğumuz en önemli aletlerden biri de silahtır.平和と安定のための 道具かもしれません 矛盾に聞こえることでしょう
Basra Körfezi çevresindeki ulusların güvenliğini ve küresel ekonominin istikrarını tehdit eder.Amenazaría con la eliminación de Israel,
Basra Körfezi çevresindeki ulusların güvenliğini ve küresel ekonominin istikrarını tehdit eder.أمن دول الخليج، واستقرار الاقتصاد العالمي.
Basra Körfezi çevresindeki ulusların güvenliğini ve küresel ekonominin istikrarını tehdit eder.この地域の核武装競争を引き起こし 核拡散防止条約を白紙に戻す危険があります
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkInstabilität des Westantarktischen Eisschildes13.
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkInstabilité de la calotte glaciaire de l'ouest de l'Antarctique13.
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkMuutokset Etelämantereen pohjan läheisen
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkNestabilita západoantarktického pevninského ľadovca y z
Batı Antarktika buz tabakasında istikrarsızlıkWijzigingen in vorming van Antarctisch bodemwater(?)
Beşincisi, Güney Asya'da barışı ve istikrarı desteklemek için küresel bir fikir birliği oluşturuyoruz.Fünf, wir bauen einen globalen Konsens des Frieden und der Stabilität in Südostasien auf.
Beşincisi, Güney Asya'da barışı ve istikrarı desteklemek için küresel bir fikir birliği oluşturuyoruz.다섯째로, 우리는 남 아시아의 평화와 안정을 지지하는 세계적인 합의를 도출하고 있습니다.
Beşincisi, Güney Asya'da barışı ve istikrarı desteklemek için küresel bir fikir birliği oluşturuyoruz.Quinto, estamos construyendo un consenso global para apoyar la paz y la estabilidad en Asia del Sur.
Beşincisi, Güney Asya'da barışı ve istikrarı desteklemek için küresel bir fikir birliği oluşturuyoruz.シカゴサミットでは、国際社会はこの計画とアフガニスタンの未来について、指示を表明してくれるでしょう。
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.Det ligner et mønster.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.Det var ju en trevlig egenskap hos cirklar
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.Dobrze, zgrabnie ująłem właściwości koła.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.이건 꽤나 깔끔한 원의 성질이군요
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.Oké, dit is een mooie eigenschap van cirkels.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.Ok, esta es una pura propiedad de los circulos.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.Ok, é uma propriedade legal dos círculos.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.Ok, questa e' una proprieta' carina del cerchio.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.To je celkem pěkná vlastnost.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.To je celkom pekná vlastnosť.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.Що ж, це акуратна властивість кола.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.אוקיי, זו תכונה מעניינת של עיגולים.
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.حسناً، ان خاصية الدائرة هذه تعتبر متقنة
Bu çemberin istikrarlı bir özelliğidir.多分直径への円周の比率は
Bu da demek oluyor ki, sermaye arabellekleri istikrarsızlık para arzı yapmak daha da kötü.lo que significa que los colchones financieros empeoran aún más la inestabilidad de la oferta monetaria.
Bu da demek oluyor ki, sermaye arabellekleri istikrarsızlık para arzı yapmak daha da kötü.מה שאומר שבלמי ההון מביאים למצב בו חוסר היציבות של היצע הכסף אפילו גרוע יותר.
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Această situaţie este fără precedent, inegală, inechitabilă şi instabilă."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Deze situatie is ongekend, ongelijk, onrechtvaardig en onstabiel."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Diese Lage ist noch nie dagewesen, ungleich, ungerecht und unstabil."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Esta situación no tiene precedentes, es desigual, injusta e inestable"
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""지금 우리는 전례없는 위기속에 불평등하고 불공정하고 불안정한 세계에 살고 있다" 고 했습니다.
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""La situation est sans précèdent, inégale, injuste et n'est pas stable."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Ta sytuacja jest bezprecedensowa, nierówna, niesprawiedliwa i niestabilna."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Tato situace je bezprecedentní, nespravedlivá, nefér a neudržitelná."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Данная ситуация беспрецедентна, неравна, несправедлива и неустойчива".
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""Тази ситуация е безпрецедентна, неравностойна, нечестна и нестабилна".
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur.""זהו מצב חסר תקדים, בלתי שוויוני, לא הוגן ולא יציב".
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur."هذا الوضع "لم يسبق لها مثيل وغير متكافئة وغير عادلة وغير مستقرة."
"Bu durum eşi benzeri görülmemiş, eşitlikten uzak, adaletsiz ve istikrarsız bir durumdur."なので悲観的になる理由は沢山あります
Bugün burada silahın barış ve istikrar sağlamak için nasıl kullanılabileceğini anlatacağım.Am venit aici să vă spun cum putem folosi armele ca instrumente ale păcii și stabilității.
Bugün burada silahın barış ve istikrar sağlamak için nasıl kullanılabileceğini anlatacağım.Azért állok ma itt, hogy beszéljek a fegyverről, mint a béke és stabilitás eszközéről.

İlgili Sayfalar