Prenses kararlı... ...ve saraydaki çalışanlar da istikrarlı.La princesse est stable et le personnel du palais est stable.
Prenses kararlı... ...ve saraydaki çalışanlar da istikrarlı.Το πρόγραμμα της Πριγκίπισσας είναι σε τάξη. Τα πράγματα έχουν τακτοποιηθεί.
Prenses kararlı... ...ve saraydaki çalışanlar da istikrarlı.استعمال الزمان للاميرة مليء الامور هدأت
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Alegerile nu au adus pace şi stabilitate şi securitate în Libia.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.As eleições não trouxeram paz, estabilidade e segurança à Líbia.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Car les élections n'ont pas amené la paix, la stabilité et la sécurité en Libye.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Denn die Wahlen brachten weder Frieden noch Stabilität oder Sicherheit in Lybien.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.hلإنتخابات لم تجلب السلام والإستقرار والأمن في ليبيا.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.선거는 리비아에 평화와, 안정성과, 안보를 가져다 주지 못했습니다
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Le elezioni non hanno portato pace, stabilità e sicurezza in Libia.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Mert a választások nem hoztak békét, stabilitást vagy biztonságot Líbiába.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Porque las elecciones no trajeron la paz, la estabilidad y la seguridad a Libia.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Pretože voľby nepriniesli Líbyi mier, stabilitu a bezpečnosť.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Vì những cuộc bầu cử không đem lại hoà bình, sự ổn định hay an ninh cho Libya.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Volbami jsme Libyi nepřinesli mír, stabilitu a bezpečnost.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Want de verkiezingen brachten geen vrede, stabiliteit en veiligheid in Libië.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Wybory nie przyniosły spokoju, stabilizacji i bezpieczeństwa.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Διότι, οι εκλογές δεν έφεραν την ειρήνη και τη σταθερότητα στη Λιβύη.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.Понеже изборите не доведоха до мир, стабилност и сигурност в Либия.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.כי הבחירות לא הביאו שלום, יציבות וביטחון ללוב.
Seçimler Libya'ya güvenlik, barış ve istikrar kazandırmadı.男女交互の選挙候補者リスト 「ジッパーリスト」によって
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Avem nevoie să menţinem stabilitatea socială.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Cần nó để giữ ổn định xã hội.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Kell, hogy megtartsuk a társadalmi stabilitást.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"우리는 사회적인 안정성을 지속시킬 필요가 있습니다.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Nous en avons besoin pour maintenir la stabilité sociale.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Per mantenere la stabilità sociale.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım""Precisamos dele para manter a estabilidade social."
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Tarvitsemme sitä sosiaalisen tasapainon ylläpitoon.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Wir brauchen es zur Wahrung sozialer Stabilität.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Τη χρειαζόμαστε για να κρατήσουμε κοινωνική σταθερότητα.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Нам нужно сохранить социальную стабильность.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"Трябва ни за да запазим социалната стабилност.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"אנו זקוקים לה כדי לשמור על יציבות חברתית.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"نحتاجه للحفاظ على الأمن الإجتماعي.
"Sosyal istikrarı korumak için lazım"この主張によれば 我々の必要に応じて
Su kullanımı Kuzey Avrupa’da istikrarlıdır Batı Avrupa’daysa azalmaktadır.Celkový ročný odber vody ako percento z dostupných dlhodobých sladkovodných zdrojov.
Su kullanımı Kuzey Avrupa’da istikrarlıdır Batı Avrupa’daysa azalmaktadır.Het waterverbruik blijft stabiel in Zuid-Europa en neemt af in West-Europa.
Su kullanımı Kuzey Avrupa’da istikrarlıdır Batı Avrupa’daysa azalmaktadır.Poraba vode se v južni Evropi ne spreminja, v zahodni Evropi pa se zmanjšuje.
Su kullanımı Kuzey Avrupa’da istikrarlıdır Batı Avrupa’daysa azalmaktadır.Utilizarea apei este stabilă în sudul Europei şi în scădere în vestul Europei.
Su kullanımı Kuzey Avrupa’da istikrarlıdır Batı Avrupa’daysa azalmaktadır.Vattenanvändningen är stabil i södra Europa och minskar i Västeuropa.
Su kullanımı Kuzey Avrupa’da istikrarlıdır Batı Avrupa’daysa azalmaktadır.Veden käyttö on vakaata Etelä-Euroopassa ja vähenee Länsi-Euroopassa.
Su kullanımı Kuzey Avrupa’da istikrarlıdır Batı Avrupa’daysa azalmaktadır.Wykorzystanie wody jest stabilne w południowej Europie oraz zmniejsza się w Europie zachodniej.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım" "Sosyal istikrarı korumak için lazım"Kita memerlukannya untuk mengembangkan teknologi, untuk menjaga stabilitas sosial.
"Teknolojiyi geliştirmek için lazım" "Sosyal istikrarı korumak için lazım"Tenemos que desarrollar la tecnología. hay que mantener la estabilidad social.
Ve Avrupa'nın politik olarak istikrarlı olduğu dönemlerde güvenli hac yolları olurdu.V době, kdy byla Evropa politicky stabilní se tedy konaly cesty poutníků, které byly relativně bezpečné.
Ve bu çok istikrarlı.A fost foarte consistent.
Ve bu çok istikrarlı.Bylo to velmi konzistentní.
Ve bu çok istikrarlı.C'était très consistent.
Ve bu çok istikrarlı.Dan sangat konsisten.
Ve bu çok istikrarlı.Dit kwam herhaaldelijk voor.
Ve bu çok istikrarlı.Ed era molto regolare.
Ve bu çok istikrarlı.E isto foi muito consistente.
Ve bu çok istikrarlı.이것은 한결같았습니다.
Ve bu çok istikrarlı.Nagyon egyenletes jelenség volt.
Ve bu çok istikrarlı.Og dette var meget konsistent.
Ve bu çok istikrarlı.Świeciło bardzo wytrwale.
Ve bu çok istikrarlı.Toto je veľmi konzistentné.
Ve bu çok istikrarlı.Und das war sehr gleich bleibend.
Ve bu çok istikrarlı.Và nó đã rất kiên cố.