Isteyerek bu kadar büyük olmadım ki.En halunnut olla näin iso.
Isteyerek bu kadar büyük olmadım ki.Jag ville inte bli så här stor.
Isteyerek bu kadar büyük olmadım ki.Jeg ville ikke være så stor.
Isteyerek bu kadar büyük olmadım ki.Não fiquei tão grande por querer.
Isteyerek bu kadar büyük olmadım ki.Nie jestem taki duży, bo tego chciałem.
Isteyerek bu kadar büyük olmadım ki.Non ho chiesto io di diventare così grande.
Isteyerek bu kadar büyük olmadım ki.No tengo la culpa de ser tan grande.
Isteyerek bu kadar büyük olmadım ki.Δεν έγινα τόσο μεγάλος με τη θέλησή μου.
Isteyerek bu kadar büyük olmadım ki.Я стал таким большим не потому, что хотел этого.
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.A on chcąc samego siebie usprawiedliwić, rzekł do Jezusa: I któż jest mi bliźni?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.A on chcúc sám seba ospravedlniť povedal Ježišovi: A kto je mojím blížnym?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Az pedig igazolni akarván magát, monda Jézusnak: De ki az én felebarátom?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Dar el, care vroia să se îndreptăţească, a zis lui Isus: ,,Şi cine este aproapele meu?``
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Då ville han rättfärdiga sig och sade till Jesus: »Vilken är då min nästa?»
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.De man voelde zich aangesproken. Om zich te rechtvaardigen, vroeg hij: "Wie is eigenlijk mijn medemens?"
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Ele, porém, querendo justificar-se, perguntou a Jesus: E quem é o meu próximo?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Er aber wollte sich selbst rechtfertigen und sprach zu Jesus: "Wer ist denn mein Nächster?"
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.이 사람이 자기를 옳게 보이려고 예수께 여짜오되 그러면 내 이웃이 누구오니이까
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Mais lui, voulant se justifier, dit à Jésus: Et qui est mon prochain?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Ma quegli, volendo giustificarsi, disse a Gesù: «E chi è il mio prossimo?»
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Men da han vilde gjøre sig selv rettferdig, sa han til Jesus: Hvem er da min næste?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Men han vilde gøre sig selv retfærdig og sagde til Jesus: "Hvem er da min Næste?"
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Mutta hän tahtoi näyttää olevansa vanhurskas ja sanoi Jeesukselle: "Kuka sitten on minun lähimmäiseni?"
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.On pa, hoteč samega sebe opravičiti, reče Jezusu: In kdo je moj bližnji?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.On pak chtěje se sám ospravedlniti, dí Ježíšovi: A kdo jest můj bližní?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Pero él, queriendo justificarse, preguntó a Jesús: --¿Y quién es mi prójimo
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Song thầy ấy muốn xưng mình là công bình, nên thưa cùng Ðức Chúa Jêsus rằng: Ai là người lân cận tôi?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Song thầy ấy muốn xưng mình là công_bình , nên thưa cùng Ðức_Chúa_Jêsus rằng : Ai là người lân_cận tôi ?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Tetapi guru agama itu mau membenarkan diri. Ia bertanya, "Siapa sesama saya itu?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Αλλ' εκεινος, θελων να δικαιωση εαυτον, ειπε προς τον Ιησουν Και τις ειναι ο πλησιον μου;
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Він же, хотївши справдити себе, каже до Ісуса: Хто ж мій ближній?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Но он, желая оправдать себя, сказал Иисусу: а кто мой ближний?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.Но той, понеже искаше да оправдае себе си, рече на Исуса: А кой е моят ближен?
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.והוא חפץ להצטדק ויאמר אל ישוע ומי הוא רעי׃
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.واما هو فاذ اراد ان يبرر نفسه قال ليسوع ومن هو قريبي.
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.那 人 要 顯 明 自 己 有 理 、 就 對 耶 穌 說 、 誰 是 我 的 鄰 舍 呢
Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsaya, ‹‹Peki, komşum kim?›› dedi.那人 要 顯明 自己 有理 、 就 對耶穌說 、 誰是 我 的 鄰舍 呢
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunAnh nghĩ bạn tôi bị ngã vì muốn như thế àh?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunCrezi ca ea a facut-o intentionat?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunDenkst du etwa, sie wäre absichtlich hingefallen?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunLuuletko, että hän tahtoi kaatua?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunMisliš da je padla zanalašč?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunMyslíš si, že spadla, protože chtěla?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunMyślisz, że ona upadła ponieważ chciała?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunPensi che sia caduta perchè voleva?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunTror du hon ramlade för att hon ville?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunTu crois qu'elle est tombée parce qu'elle le voulait ?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunTy si myslíš, že spadla, lebo chcela?
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunΕσύ πιστεύεις οτι έπεσε επειδή το ήθελε ;
Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunРазве она нарочно упала?
Sen! Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunHey, denk je dat ze viel omdat ze dat wilde?
Sen! Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunKamu pikir dia terjatuh karena dia mau?
Sen! Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsun야 얜뭐 넘어지고 싶어 넘어졌어?
Sen! Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsun Özür dilemesi yeterli, değil miGondolod azért esett el, mert el akart? a bocsánatkérés elég, nem gondolod?
Sen! Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunאתה חושב שהיא נפלה בכוונה?
Sen! Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsunأنت! هل تظن بأنها وقعت بإرادتها؟
Sen! Sen onun isteyerek düştüğünü falan mı sanıyorsun謝れば、十分だと思わないの?
Tüketicileri beklemek yerine şirketlerden bunu isteyerek, üretimi daha hızlı dönüştürebiliriz.Dacă le cerem acest lucru, putem influența producția mult mai repede decât așteptând de la consumatori.
Tüketicileri beklemek yerine şirketlerden bunu isteyerek, üretimi daha hızlı dönüştürebiliriz.기업들이 이것을 요구할때, 소비자보다 훨씬 더 빠르게 생산에 영향을 끼칠 수 있습니다.
Tüketicileri beklemek yerine şirketlerden bunu isteyerek, üretimi daha hızlı dönüştürebiliriz.אם החברות ידרשו זאת, נוכל למנף את הייצור הרבה יותר מהר מאשר אם נחכה שהצרכן יעשה זאת.