Ana içeriğe geç
Sözlük

isteyen ile cümle

isteyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İhtilalcilere karşı çıkmak isteyen kral yanlıları oldu.Royalisté se stali kontra-revolucionáři,
İhtilalcilere karşı çıkmak isteyen kral yanlıları oldu.Були королівські особи, що хотіли стратити революціонерів.
İhtilalcilere karşı çıkmak isteyen kral yanlıları oldu.Има роялисти, които искат да контрират революционерите.
İhtilalcilere karşı çıkmak isteyen kral yanlıları oldu.هناك الملكيين الذين يحاربون الثوار
İhtilalcilere karşı çıkmak isteyen kral yanlıları oldu.国内にはいたからね。 それに、人々は飢えていた。
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.2주 이내로 150명의 사람들이 저희를 돕겠다고 연락해 왔습니다.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.2週間経つと 150人が参加を表明しました 日本国内では7月になると隣町の
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Al cabo de dos semanas tenía 150 personas deseosas de unirse.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Během dvou týdnů jsem měla 150 lidí, kteří se chtěli zapojit.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Do dvoch týždňov som mala 150 ľudí, ktorí sa chceli zapojiť.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.După două săptămâni, aveam 150 de oameni care doreau să ni se alăture.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Em duas semanas, tinha 150 pessoas que queriam juntar-se a nós.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.En deux semaines, j'ai eu 150 personnes qui voulaient participer.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.In due settimane, avevo 150 collaboratori che desideravano partecipare.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Innerhalb von zwei Wochen hatte ich 150 Leute, die mitmachen wollten.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Inom två veckor hade jag 150 människor som ville deltaga.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Két héten belül 150-en voltak, akik csatlakozni akartak.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Po 2 tygodniach miałam już 150 chętnych. Po 2 tygodniach miałam już 150 chętnych.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Trong vòng hai tuần, tôi đã có 150 người mong muốn tham gia.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Μέσα σε δύο εβδομάδες, είχα 150 άτομα που ήθελαν να συμμετάσχουν.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.За 2 недели уже 150 человек желали присоединиться к нам.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.За две седмици 150 души искаха да се присъединят.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.Через два тижні уже 150 осіб хотіли приєднатися до нас.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.בתוך שבועיים, 150 איש כבר ביקשו להצטרף אלינו.
İki hafta içinde, katılmak isteyen kişi sayısı 150 olmuştu.خلال أسبوعين، كان لدي 150 شخصا راغبا في الانضمام لي.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Estou aqui enquanto homem que quer comunicar.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Estoy aquí para comunicar.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Ich bin hier als ein Mensch, der kommunizieren möchte.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Ik ben een man die wil communiceren.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Je suis ici en tant qu'homme qui veut communiquer.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Jsem zde jako člověk, který chce komunikovat.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım.저는 소통을 원하는 사람으로서 이 자리에 섰습니다
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Olyan emberként vagyok itt, aki kommunikálni akar.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Saya di sini sebagai seseorang yang ingin menyampaikannya.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Sono solo un uomo che vuole comunicare.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Stoję przed wami jako człowiek, który pragnie się komunikować.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Sunt aici ca un om care vrea să comunice.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Tôi đến đây như một người muốn được giao tiếp.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Είμαι εδώ ως κάποιος που θέλει να επικοινωνήσει.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Тук съм, защото искам да общувам.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım."Я здесь как человек, который хочет общаться.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım.אני פה כאדם שרוצה לתקשר.
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım.انا رجل اريد ان اتواصل
"İletişim kurmak isteyen bir adam olarak buradayım.すべて私の生涯中に起こったことです
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzBeziehungen -- wie verhandelt man? Wie verhandelst du mit deinem Freund, der dein Spielzeug will?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzEn couple -- comment négocier? Comme négocier avec un ami qui veut votre jouet?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzHablando de relaciones, ¿cómo se negocia? ¿Cómo negociar con tu amigo que quiere tu juguete?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzÎn relaţii - cum negociezi? Cum negociezi cu prietenul care vrea jucăria ta?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzKapcsolatok -- hogyan egyezzünk meg? Hogyan egyezzünk meg a barátunkkal, akinek a mi játékunk kéne?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuz인간관계, 어떻게 협상할 생각이니? 네 장난감을 갖고 싶어하는 친구와 어떻게 협상할 거니?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzRelações — como é que negoceiam? Como é que negoceiam com um amigo que quer o vosso brinquedo?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzRelaties -- hoe onderhandel je? Hoe onderhandel je met je vriend die jouw speelgoed wilt?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzRelazioni — come negoziare? Come negoziare con il vostro amico che vuole il vostro giocattolo?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzZwiązki... Jak negocjować? Jak negocjować z kolegą, który chce twoją zabawkę?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzΣτις σχέσεις -- πώς διαπραγματευόμαστε; Πώς διαπραγματεύεστε με το φίλο σας που θέλει το παιχνίδι σας;
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzВзаимоотношения - как надо торговаться? Как выясняете отношения с вашим другом, который хочет вашу игрушку?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzВръзките... как да преговаряте? Как да преговаряте с приятеля си, който иска вашата играчка?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzמערכות יחסים - איך נושאים ונותנים? כיצד אתה עושה משא ומתן עם חברך שרוצה את המשחק שלך?
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzالعلاقات -- كيف تفاوض؟ كيف تتفاوض مع صديقك الذي يريد لعبتك؟
İlişkiler--nasıl üstesinden geliyorsunuz oyuncağınızı isteyen arkadaşınızla nasıl anlaşma yapıyorsunuzおもちゃを借りたい友達と如何に交渉するべきか? 如何に初めての恋愛関係を準備するべきか?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod