Ana içeriğe geç
Sözlük

isteyecekler ile cümle

isteyecekler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bunu hatırlamak isteyecekler.They'll want to remember this.
Ebeveynlerimin onu sana vermemi isteyeceklerinden emin değilim.I'm not sure my parents would want me to give you that.
Ne yapmamı isteyeceklerini biliyorum.I know what they'll want me to do.
1 ay sonra canımı almak isteyecekler! ama şimdi, hadi eğlenelim !They want to take my life one month later! For now, let's enjoy ourselves.
Chuck lakabını uyarladım. Biraz araştırma yapmak isteyecekler için ... söyleyeyim bu Dr.And so I, I adopted the nickname, Dr. Chuck.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.And so what happens in the scenario like this is people want to hoard hard assets.
Ancak 101. kilodan sonra fiyat bundan daha az bir bedel ödemek isteyecekler.So that's the willingness to pay, or the marginal benefit of that incremental pound
Ve farklı insanlar bu düğmeleri farklı değerlere ayarlamak isteyeceklerdir.And different people will have different places they want it set.
B Bankasına kullandırdıkları bu kredi için faiz isteyecekler, diyelim ki %5 faiz uyguluyor olsunlar.Maybe it'll be 5% interest.
Sadece verilen ifadeyi sadeleştirmenizi isteyecekler.They'll just say, simplify the expression.
Kolayı insanların yaşamayı isteyecekleri bir hayatla ilişkilendiriyorlar.It is associated that product with a kind of life that people want to live.
Bir ünlü ile TV seyircileri arasında bir fark olsun isteyeceklerdir.They want it to be a little difference between a celebrity and those who watch TV.
İkinci soru: makineler yönetimi ele geçirmek isteyecekler mi?And the second question is, will the machines want to take over?
"ve başkanlığın istifasını isteyecekler.""and demanding the president's resignation."
Herkes bildiğinde, bir şey yapmak isteyeceklerini düşünmüştü, ama aslında kimse bilmek istemiyordu.She thought, when everybody knows, they'll want to do something, but actually nobody wanted to know.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Even before they do that they will ask for foreign aid.
Onlara orada bir meyve vardır. İsteyecekleri her şey onlarındır.For them will be fruits and whatever they ask.
İçlerine kurularak orada birçok yemişle, bambaşka bir içki isteyeceklerdir.Where they will take their ease, calling for fruits in plenty, and for wine,
İsteyecekleri her şey onlarındır.They will have whatever they call for.
Kosova'da, gazetecilerin tehdit edildiklerinde yardım isteyecekleri bir mekanizma bulunmuyor.There is no mechanism in Kosovo where journalists can ask for help when they are threatened.
İlerlemek ve görüşmelere başlamak isteyeceklerini umuyorum."I hope they will want to move forward and start discussions."
Savcılar da kendi itirazlarını yapıp bütün grup için azami hapis cezası isteyeceklerini söylediler.Prosecutors say they plan appeals of their own, seeking maximum sentences for the whole group.
Sırp savcıları Taton'a saldıranlar için azami hapis cezası isteyeceklerini belirttiler.Serbian prosecutors have indicated that they would demand maximum sentences for Taton's attackers.
Süfyaniler geri dönmelerini isteyecekler ve geldiklerinde müttefikleri ile birlikte öldürülecekler.The Sufyani will ask for their return and when they arrive they and their allies will be killed.
Ama eğer Ruslar onlara ait birşeye sahip olduğumuzu düşünürlerse geri isteyeceklerdir.Pero si los rusos creen que tenemos algo que les pertenece, lo querrán de regreso.
Ama eğer Ruslar onlara ait birşeye sahip olduğumuzu düşünürlerse geri isteyeceklerdir.Αν οι Ρώσοι πιστεύουν πως έχουμε κάτι δικό τους, θα το θέλουν πίσω.
Ama eğer Ruslar onlara ait birşeye sahip olduğumuzu düşünürlerse geri isteyeceklerdir.そして我々は、何としてでもそれを渡すわけにはいかない、
Ancak 101. kilodan sonra fiyat bundan daha az bir bedel ödemek isteyecekler.Начинът да разберем потребителския излишък е да помислим колко са ползите над платената цена.
B Bankasına kullandırdıkları bu kredi için faiz isteyecekler, diyelim ki %5 faiz uyguluyor olsunlar.5 % の利子くらいでしょう。 1 日あたり5 % です。(通常これらの融資は 1 日あたりの利子がつきます。)
B Bankasına kullandırdıkları bu kredi için faiz isteyecekler, diyelim ki %5 faiz uyguluyor olsunlar.A budou účtovat úrokovou sazbu za půjčení hotovosti. Třeba to bude 5% úrok.
Biraz araştırma yapmak isteyecekler için ... söyleyeyim bu Dr.Chuck.
Biraz araştırma yapmak isteyecekler için ... söyleyeyim bu Dr.Chuck.
Biraz araştırma yapmak isteyecekler için ... söyleyeyim bu Dr.Emiatt vettem fel a Dr Chuck becenevet.
Biraz araştırma yapmak isteyecekler için ... söyleyeyim bu Dr.Phil sau, sau, Dr.
Biraz araştırma yapmak isteyecekler için ... söyleyeyim bu Dr.Τσακ.
Bir ünlü ile TV seyircileri arasında bir fark olsun isteyeceklerdir.Sie wollen einen kleinen Unterschied zwischen einem Star und denen, die Fern schauen.
Bir ünlü ile TV seyircileri arasında bir fark olsun isteyeceklerdir.Они хотят, чтобы была разница между знаменитостью и теми, кто смотрит ТВ.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.A co se stane podle tohoto scénáře je to, že lidé chtějí hromadit hmotný majetek.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.Čo ľudia urobia v prípade takéhoto scenára? Jednoducho začnú hromadiť nejaké aktíva.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.Ja niinpä tällaisessa tilanteessa ihmiset haluavat hamstrata kiinteää varallisuutta.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.W takim przypadku ludzie chcą gromadzić dobra materialne.
Böyle bir durumda insanlar elle tutulur şeyler biriktirmek isteyeceklerdir.І отже, що станеться в такій ситуації, коли люди вирішать збирати гроші.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Ar fi un forum pentru ideile oamenilor despre ce ar dori să vadă pe un ecran gigant de acest gen.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Er zou een forum kunnen zijn voor ideeën wat mensen allemaal op een gigantisch scherm willen zien.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Es könnte ein Forum für Ideen der Menschen sein, was sie auf einem solch gigantischem Schirm sehen möchten.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Il serait un forum pour les idées que les gens ont de ce qu'ils aimeraient voir sur un écran géant de ce type.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.그러면 사람들의 생각의 장이 될 수도 있을 것입니다. 사람들이 이런 식의 거대한 화면에서 보고 싶은 것에 대한 생각을 나누는 것이죠.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Nó sẽ là diễn đàn cho những ý tưởng của mọi người về những gì họ muốn để xem trên một màn hình khổng lồ.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Sarebbe un forum per le idee della gente su cosa vorrebbe vedere su uno schermo gigante di questo tipo.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Seria um fórum para as ideias das pessoas sobre o que elas quisessem ver num ecrã gigante deste tipo.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Sería un foro para las ideas de la gente sobre lo que les gustaría ver en una pantalla gigante de este tipo.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Takie forum z dyskusją o tym, co chcemy zobaczyć na tym wielkim ekranie.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.Ще бъде форум за идеи на хората за това какво биха искали да видят на гигантски екран от този тип.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.זה יהיה פורום של רעיונות של אנשים על מה הם ירצו לראות על מסך ענק מסוג כזה.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.ستكون منتدى لأفكار الناس حول ما يودون مشاهدته على شاشة عملاقة من هذا النوع.
Böyle bir tipteki çok büyük bir ekranda insanların ne görmek isteyecekleri konusunda bir forum olabilir.共用できることもできます ではこれで以上です
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Ancora prima di iniziare, chiederanno aiuti all'estero.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Aun antes de hacerlo, pedirán ayuda extranjera.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Chiar înainte de a face acest lucru, vor cere sprijin extern.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.그런 일들 보다 해외 원조를 우선 얻으려고 할 것입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod