Ana içeriğe geç
Sözlük

isteyecek ile cümle

isteyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Nawet jeśli tak, to wcześniej poproszą o zagraniczną pomoc.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Noch bevor sie das tun, werden sie nach ausländischer Hilfe fragen.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.TEDフェローのみなさんに敬意を表します
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Voordat ze dat deden, zouden ze eerst buitenlandse steun vragen.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Αυτοί, πριν κάνουν οτιδήποτε, ζητούν ξένη βοήθεια.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Да даже для этого они попросят помощи из-за рубежа.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.Дори преди да направят това, ще помолят за чуждестранна помощ.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.עוד לפני שיעשו את זה הם יבקשו סיוע בינלאומי.
Bunu bile yapmadan önce, yabancı yardım isteyeceklerdir.حتى قبل ان تفعل ذلك ، فإنها ستطلب مساعدات خارجية.
Bunu duymak isteyeceksin.Das hier willst du hören.
Bunu duymak isteyeceksin.Sono sicuro che vuoi sentire questa.
Bunu duymak isteyeceksin.Θα θέλεις να το ακούσεις αυτό.
Bu tarz olaylar her seferinde yaşanırsa, herkes futbol maçlarına gitmek isteyecek.Todos querrán asistir a los partidos de fútbol si tales incidentes suceden ahí siempre.
Çunku ayni yukler birbirlerini iterler. Yani bu iki elektrondan uzakta dumak isteyecektir.Ponieważ ujemne ładunki odpychają się nawzajem, więc będzie chciał pozostać z dala od tych dwóch elektronów.
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Avrai voglia di uscire su di essa come alba un 'vivere su di esso tutto il giorno come Dickon fa ".
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Bạn sẽ muốn có được ra khỏi nó như là mặt trời mọc một 'sống trên đó cả ngày như Dickon. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Będziemy chcieli, aby wydostać się na to, jak wschód słońca "na żywo na cały dzień jak Dickon robi."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Boste želeli, da gremo ven na njem kot sončnega vzhoda "živeti na njej ves dan, kot Dickon ne."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Budete chcieť dostať na ako východ slnka "žiť na nej celý deň, ako Dickon robí."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Budete chtít dostat na jako východ slunce "žít na ní celý den, jako Dickon dělá."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "당신은 Dickon이처럼 일출이 '하루 종일 거기에 살 수로에 나가서해야 할 것입니다. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Du ønsker at komme ud på det som solopgang en 'lever ud på det hele dagen ligesom Dickon gør. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Du vill få ut på det som soluppgången en "leva ut på det hela dagen som Dickon gör."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Majd akarok menni vele, mint napfelkeltét egy "élő ki, hogy egész nap, mint Dickon nem."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Sie wollen raus auf sie wie der Sonnenaufgang ein "leben auf den ganzen Tag wie Dickon tut."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Sinun kannattaa jäädä kyydistä sitä auringonnousun "elää sitä koko päivä kuten Dickon ei."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Usted querrá salir en la salida del sol como un "vivir en ella todo el día como Dickon lo hace."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "U wilt om eruit te komen op als zonsopgang een 'out live op de hele dag als Dickon doet. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Vei dori sa iasa pe ea ca un răsărit "în direct pe ea toata ziua ca Dickon nu."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Você vai querer sair com ele como um nascer do sol 'viver nele todos os dias como Dickon faz. "
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Θα θελήσετε να βγούμε σε αυτό ως την ανατολή του ηλίου ένα "ζήσουν σε αυτό όλη την ημέρα σαν Dickon κάνει."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Вие ще искате да се измъкнем като изгрев едно "на живо върху него през целия ден, като Дикън."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Ви хочете, щоб вийти на неї, як схід сонця "жити на ній весь день, як Дікон робить."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "Вы хотите, чтобы выйти на нее, как восход солнца "жить на ней весь день, как Дикон делает."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "אתה רוצה לצאת על זה כמו זריחה "לחיות על זה כל היום כמו Dickon עושה."
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. "فأنت تريد أن تخرج على أنها شروق الشمس تكون 'وتعيش فيه كل يوم مثل Dickon لا".
Dickon yok gibi gündoğumu 'bütün gün üzerinde canlı bir şekilde çıkmak isteyeceksiniz. ""私はそこに着くまでか?"メアリーはで彼女の窓から見て、物思いに沈んで質問
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.데이비드: 병가. 네. 확실히 좀 쉬었으면 하실 겁니다.
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.Sim, definitivamente querem descansar.
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.חופשת מחלה. כן, אתם בודאי תרצו לקחת קצת חופש
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.دفيد ماك كادليس: الإجازة المرضية. نعم، أنت بالتأكيد تريد أن تأخذ بعض الوقت.
DM: Hastalık evet. Gerçekten biraz istirhaat etmek isteyeceksiniz.見てみましょう
Dolayısıyla da banka mümkün olduğunca fazla kaldıraç kullanmak isteyecektir, değil mi? .이상으로 돈이 만들어 지니까 은행은 가능한 한 큰 차입을 원할 겁니다.
Dolayısıyla da banka mümkün olduğunca fazla kaldıraç kullanmak isteyecektir, değil mi? .Ya con esta inversión inicial de 300, cada vez que añade
Dolayısıyla da banka mümkün olduğunca fazla kaldıraç kullanmak isteyecektir, değil mi? .元の300枚の投資から、
Eger bir sayfa uzerinde pek cok baglanti varsa, bunlarin hepsini bulabilmenin mumkun olmasini isteyeceksiniz.Jeśli będzie wiele linków na jednej stronie, chcemy znaleźć je wszystkie.
Eger bir sayfa uzerinde pek cok baglanti varsa, bunlarin hepsini bulabilmenin mumkun olmasini isteyeceksiniz.Jos yhdellä sivulla on monta linkkiä, haluat pystyä löytämään ne kaikki.
Eger bir sayfa uzerinde pek cok baglanti varsa, bunlarin hepsini bulabilmenin mumkun olmasini isteyeceksiniz.Se houver muitas ligações numa página, quererás ser capaz de encontrá-las todas.
Eger bir sayfa uzerinde pek cok baglanti varsa, bunlarin hepsini bulabilmenin mumkun olmasini isteyeceksiniz.S'il y a beaucoup de liens sur une page, tu veux être capable de tous les trouver.
Eger bir sayfa uzerinde pek cok baglanti varsa, bunlarin hepsini bulabilmenin mumkun olmasini isteyeceksiniz.Wenn es viele Links auf einer Seite gibt, möchte man sie alle finden können.
Eger bir sayfa uzerinde pek cok baglanti varsa, bunlarin hepsini bulabilmenin mumkun olmasini isteyeceksiniz.אם יש הרבה קישורים בדף אחד, נרצה למצוא את כולם.
Eger bir sayfa uzerinde pek cok baglanti varsa, bunlarin hepsini bulabilmenin mumkun olmasini isteyeceksiniz.これがユニット2でやることです
Eğer hücre zarı olmasaydı negatif yükler kaçmak isteyecektiالغشاء موجودا , سوف تميل الشحن السالبه الي
Eğer iki şirketi birbiri ile karşılaştırırsanız hangisinin daha değerli olduğunu bilmek isteyeceksiniz.Ak by ste hodnotili dve spoločnosti ich porovnávaním, chceli by ste vedieť, ktorá ma vyššie hodnotenie.
Eğer iki şirketi birbiri ile karşılaştırırsanız hangisinin daha değerli olduğunu bilmek isteyeceksiniz.Als je twee bedrijven ten opzichte van elkaar waardeert, wil je weten welk bedrijf meer waarde heeft.
Eğer iki şirketi birbiri ile karşılaştırırsanız hangisinin daha değerli olduğunu bilmek isteyeceksiniz.Dacă mergeţi să evaluaţi două firme, aţi dori să ştiţi care e mai valoroasă.
Eğer iki şirketi birbiri ile karşılaştırırsanız hangisinin daha değerli olduğunu bilmek isteyeceksiniz.만약 여러분이 두 회사를 서로 비교하여 가치를 판단한다면, 여러분은 어느 쪽이 더 가치가 큰지 알아내고 싶어하죠.
Eğer iki şirketi birbiri ile karşılaştırırsanız hangisinin daha değerli olduğunu bilmek isteyeceksiniz.Nếu bạn đi định giá 2 công ty chẳng hạn, bạn sẽ muốn biết cái nào có giá hơn.
Eğer iki şirketi birbiri ile karşılaştırırsanız hangisinin daha değerli olduğunu bilmek isteyeceksiniz.Oceniając dwie firmy, chcemy wiedzieć, która jest bardziej wartościowa.
Eğer iki şirketi birbiri ile karşılaştırırsanız hangisinin daha değerli olduğunu bilmek isteyeceksiniz.Se avaliarmos duas empresas em comparação uma com a outra, desejamos saber qual é a mais valiosa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod