Buradayken ne görmek istersin?Що ти хочеш побачити, поки ти тут?
Babası; "Sen kız istemezsin, yiğit istersin," diye yanıtlar.Situace vyžaduje chlapské řešení, nechci být přítěží, řekl.
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Ba e chiar preferabil să le ții la distanță.
Tom'un ne yapmasını istersin?Ce vrei ca Tom să facă?
Saçınızın nasıl yapılmasını istersiniz?Cum vreți să vă fie făcut părul?
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.A tied pedig az, hogy elkotródj az utamból.
Luk.22: 9 O'na, "Nerede hazırlık yapmamızı istersin?" diye sordular.1x17 11:25 körül: „That's why we like you, Mulder.
İyi günler. Ne istersiniz?Hyvää päivää, mitä haluaisit?
İçmek için ne istersiniz?Τι θα θέλατε να πιείτε;
Senin için ne çeşit bir evrak çantası almamı istersin?Τι είδους του χαρτοφύλακα θέλεις να σου αγοράσω;
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.다만 삼가서 지키나가기를 바란다.
Nereye gitmek istersiniz?어디에 가고 싶으세요?
Valizlerini nereye yerleştirmek istersin?איפה אתה רוצה שאשים את המזוודה שלך?
Belki yardım etmek istersin.אולי אתה רוצה לעזור.
Belki yardım etmek istersin.אולי את רוצה לעזור.
Ne istersiniz?Što želite?
Tom, akşam yemeği için ne yemek istersin?Tomai, ką norėtum valgyti vakarienei?
Ne istersin?Ko nori?
Ne istersin?Ko norėtum?
Ve onlardan uzak durmak istersiniz.Nii et jäägu need nüüd kõrvale.
Akşam yemeği için ne yapmak istersin?Co chciałabyś na obiad?
Akşam yemeği için ne yapmak istersin?Cosa vuoi fare per cena?
Akşam yemeği için ne yapmak istersin?¿Qué quieres hacer para la cena?
Akşam yemeği için ne yapmak istersin?Qu'est ce que tu veux faire pour le dîner ?
Akşam yemeği için ne yapmak istersin?Was willst du zu Abend essen
Akşam yemeği için ne yapmak istersin?Τι θες να φάμε για βραδινό;
Akşam yemeği için ne yapmak istersin?Що ти хочеш зробити до обіду?
Akşam yemeği için ne yapmak istersin?ダメ 話しかけないで
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.그 사람이 당신에게 전화해주길, 함께 시간을 보내길 바랍니다.
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.אבל אתה רוצה שהיא תתקשר אליך, תזמין אותך לצאת וכן הלאה.
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.ولكنكم ترغبون فى أن يتصلن بكم عبر الهاتف و يدعونكم للخروج والخ........
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.但你希望佢會打電話畀你,約你去街,等等
Ama daha çok, onun sizi aramasını, sizi davet etmesini, vs... istersiniz.好きだと言ってもらいたいのです
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.2つの問題が指摘されました その1つは恐竜でした
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.Am întrebat - Departamentul de Stat al SUA a întrebat guvernul recent: Ce vreţi să faceţi?
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.Departament Stanu USA spytał rząd co chcą zrobić?
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.Ho chiesto -- di recente al Dipartimento di Stato Americano. Cosa volete fare?
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.Ich fragte - das US-Außenministerium fragte die Regierung vor kurzem : Was werden Sie tun?
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.Jeg spurgte -- det amerikanske udenrigsministeriet bad for nyligt regeringen, Hvad vil I gøre?
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.미국은 최근, 정부에 물었습니다. 여러분은 무엇을 원하십니까? 그리고, 미국은 그들에게 두가지의 과제를 주었습니다.
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.Le pregunté... el departamento de estado de USA le preguntó al gobierno recientemente, ¿Qué quieres hacer?
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.Попитах... Държавният департамент на САЩ наскоро попита правителството: Какво искате да правите?
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.Я спросил... Государственный Департамент США спросил недавно правительство, "Что вы хотите сделать?"
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.מה אתם רוצים לעשות? והם הציגו שתי בעיות. דינוזאורים היתה אחת מהם.
Amerika İçişleri'ne geçenlerde "bu konuda ne yapmak istersiniz?" diyer sordum.وزارة الداخلية الأمريكية سألت الحكومة مؤخرا، ماذا تريدون أن تفعلوا؟ وردوا عليهم بمشكلتين.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.Aber die richtigen Dinge zu finden ist kompliziert und so braucht man wirkliche Intelligenz.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.Dar găsirea răspunsului e dificilă așa că e nevoie de inteligență.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.그러나, 뭔가를 찾는 건 어렵고, 따라서 정말로 지능을 필요로 합니다.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.Mais trouver des choses est délicat, donc vous souhaitez de l'intelligence.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.Ma trovare le cose e' difficile, e quello che vuoi e' intelligenza.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.Namun menemukan sesuatu itu sulit, jadi Anda benar-benar ingin kecerdasan.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.Nhưng việc tìm kiếm cũng lắm gian truân và bạn cần trí thông minh.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.Pero encontrar cosas es complicado, así que en realidad hace falta inteligencia.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.Но искать сложно, поэтому надо быть умным.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.Но откриването на неща не е толкова лесно и наистина ти трябва интелект.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.אבל זה מאד קשה למצוא דברים, אז צריך אינטליגנציה.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.لكن إيجاد الأشياء، صعب، لذا فأنك تحتاج فعلاً للذكاء.
Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz.究極の検索エンジンは賢くなくてはいけません
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.A uno le gustaría tener un pequeño aviso de precaución anticipado.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.Chyba że nadciąga rozbłysk słoneczny, wtedy trzeba się usunąć. Dobrze by było wiedzieć z uprzedzeniem.