Ana içeriğe geç
Sözlük

isterler ile cümle

isterler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.Він навіть хотів одружитися знову та обзавестися дітьми.
Özel güçleri olan vampirleri korurlar ve kendilerine katılmalarını isterler.Навіть її наближені вампіри бояться знаходиться поряд із нею.
Kızlar ondan yüzüğü isterler.На ньому сперечаються про Перстень.
Karşılığında Avatar'ın teslim olmasını isterler.Дей погодився здатися в обмін на його свободу.
Bir gün mahallesi eşkiyalar basar ve ondan 4 gelinini de kendilerine vermelerini isterler.Одного разу він зустрічає в лісі чотирьох лицарів і просить матір відпустити його з ними.
Böylece savaşın iç siyasetteki maliyetini en aza indirmek isterler.Таким чином, зводяться до мінімуму в міжнародному плані витрати на боротьбу із забрудненням.
Bu ikili, Özel Kuvvetler Komutanlığına başvurmak isterler.Це командування відповідає за підрозділи спеціальних збройних сил.
Kızdan çengiler, sazlı bir eğlence ortamı isterler.Любить дражнити Теппея та весела дівчина від природи.
Çocuklar her zaman yetişkin olmak isterler.Діти завжди хочуть стати дорослими.
Onlar İngilizce öğrenmek isterler.Вони хочуть вивчити англійську.
Kendilerine geçmişini anlatmasını isterler.Vybízí je, aby řekli svůj příběh.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.Měla bych jít a vzít si toho sirotka.
Kızlar ondan yüzüğü isterler.Ten jí daruje anděly.
Saygı ve otorite isterler.Závisela na autoritě a úctě.
Çocuklar ise Barones'in gitmesini, Maria'nın geri gelmesini isterler.Ovšem po vrácení holčičky Marie se všem stýská.
L.A.'de bir katliam yaratmak isterler.V Los Angeles vypuknou rasové nepokoje.
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.A na to si stěžují Bílá a Černá sudička až u krále.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.Jani se dalších výzkumů hodlá zúčastnit.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."Vy sami byste se měli té věci oběma rukama chytit."
Babalar ise avcılıkta yardımcı olması için oğlan çocuğunu isterler.Zamilovaným mladým lidem však pomůže jejich strýc lesník.
Daima cephede olmak isterler.Průběžně se udržoval na prvním místě.
Hastalar sürekli kaşınmak isterler ve bit olduğunu söyleyerek korkularını ifade ederler.Pacient je vyzván, aby si přál paradoxně právě to, čeho se bojí.
O nedenle istatistikçiler olabildiğince az yanılma ile test yapmak isterler.Snažíme se proto najít co nejmenší statisticky průkazný vzorek.
Dinleyiciler -eğer isterlerse- sevdikleri müzisyene bağış yapabilirler.Posluchačům se hudba líbí a odměňují muzikanty mincemi.
Bir binaya ulaşırlar ve telsiz ile yardım isterler.Rozhodnou se do něj vkročit a z telefonu zavolat pomoc.
Çağa ayak uyduracak şekilde İslamda reforma gidilmesini ve modernleştirilmesini isterler.Dar înseamnă aceasta că islamul trebuie să urmeze aceeași cale pentru a se moderniza?
Yabancılar arasında büyük tanınmak ve hürmet görmek isterler.El se bucura de un deosebit respect și considerație printre soldați.
L.A.'de bir katliam yaratmak isterler.A susținut mai apoi o audiție în Los Angeles.
Köpekler, doğdukları andan itibaren sürekli bakım isterler.Țestoasele nou născute trebuie să aibă grijă de ele din momentul nașterii.
İkisi Jack'in yanına gider ve bir bahane uydurarak ilk yardım seti isterler.Jack trebuie să ghicească, având voie să pună o singură întrebare.
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.Spre ele se îmbie În zori, plutind ușoară, lumină aburie.
Fakat diğer dördü hemen gitmek isterler.Cei trei sunt arestați imediat.
Özel güçleri olan vampirleri korurlar ve kendilerine katılmalarını isterler.Din garda lor personală fac parte vampiri cu talente speciale, care îi păzesc cu grijă.
İnsanlar ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, her zaman daha fazlasını isterler.Nu contează cât de bogați sunt unii oameni, ei doresc întotdeauna mai mult.
Erkekler erkeksi görünmek isterler.Bărbații vor să pară masculini.
Artık ne isterlerse yapsınlar.De acum încolo, ei să facă ceea ce doresc.
Eğer isterlerse kafeste ikisiyle birden başa çıkabilirim."Ha akarják, egy nap akár mindkettőjükkel megküzdök a ketrecben."
Düzgün bir şekilde plastik paketlerde süpermarket raflarında olsun isterler." olarak değerlendirdi.Azt akarják, hogy a szupermarketben ízlésesen műanyagba csomagolják.”
Kızlar ondan yüzüğü isterler.Biztosítékul egy gyűrűt ad neki.
Diğer siyah ve beyaz mahkûmlar onula uğraşmak isterler.A négerek és a fehérek is csodálták.
Sonradan onlar Yang'den diğer eşyaları isterler.A nemhez az alábbi fajok tartoznak.
Elektronik ekipmanlarda -55C ve +100C'ye varan çalışma ve depolama sıcaklığı isterleri bulunabilmektedir.A fegyvert -5 és +45 fokos tartományban lehetett irányozni.
Eğer isterlerse yapabilirler.Megtehetik, ha akarják.
Hurley ve Charlie, Jack'ten azalan suları hakkında ne yapılması gerektiğine karar vermesini isterler.Hurley ja Charlie haluavat Jackin päättävän, mitä tehdä vähissä olevalle vedelle.
Bunun üzerine de Zeus'tan aralarında en güzelin kim olduğunu seçmesini isterler.He tahtoivat, että Paris valitsisi heistä kauneimman.
L.A.'de bir katliam yaratmak isterler.Terroristit aikovat tehdä terrori-iskun Los Angelesiin.
Bazı türleri bireyleri eğer isterlerse düzenden ayrılma konusunda bile serbest bırakır.Kukin on halutessaan vapaa eroamaan jäsenyydestä.
Oradaki herkesi öldürmek isterler.Kaikki saadaan tapettua.
Yeniden evlenmek isterler ve hülleye başvururlar.He riitelevät ja menevät tapaamaan avioliittoneuvojaa.
Hıçkıdık ve Astrid korkarlar ve buradan ayrılmak isterler.Karvinen ja Arlene järkyttyvät ja Misu poistuu paikalta.
Bunun için Mary'e para vermek isterler.Tommy aikoo saada rahat kasaan.
Onlar evin temiz tutulmasını isterler.Talo täytyy koristella .
Onlar evin temiz tutulmasını isterler.Holde hjemmet ryddeligt.
İkisi de sınırsız yaşamı keşfetmek isterler.Begge har befriet sig fra den ligegyldige borgerlighed.
Bu arada Jace, Clary ve Magnus; Jocelyn'i uyandırmak için Ragnor Fell'e gidip yardım isterler.Jace, Clary og Magnus tager afsted, og de opsøger Ragnor Fell.
İstemciler gerek duydukları verinin pek çoğunu ya da tamamını uygulama sunucusundan isterlerler.Fodreren skal betale størstedelen eller hele gevinsten til vinderen.
Her nerede isterlerse açık havada gök gürletiyorlar, şimşek çaktırıyorlar.Og Solen skinner ind i alle Hjerter, den lyser ud af alle Øine i Seirsglæde.
Ülkeler birbirinden yaptığı ithalatlarda ithal ürünlerinin hangi ülke menşeli olduğunu bilmek isterler.Nu vil alle vide hvad et bruttonationalprodukt er.
Kendilerine silah erzak yardımı isterler.Help, som påkaller kompilert hjelpefil.
Hurley ve Charlie, Jack'ten azalan suları hakkında ne yapılması gerektiğine karar vermesini isterler.Hurley og Charlie vil at Jack skal bestemme hvordan de skal håndtere mangelen på vann.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod