İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:Wir glauben immer, dass erfinden eine Art Erschaffungsmoment ist.
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:אנו רוצים להאמין שהמצאה היא סוג של רגע של יצירה:
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:نحب أن نفكر بأن الإبتكار هو نوع من الإيجاد اللحظي
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:誰かが瞬間に思いつくもの と考えがちですが
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Așadar vrem lucruri rabatabile, adunate în stivă și în formă digitală.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Chceme tedy věci slučovat, chceme je štosovat, chceme je digitalizovat.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Hočemo stvari, ki se pospravijo, ki se naložijo ena na drugo in hočemo digitalne stvari.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Kita ingin semuanya terkumpul, tertumpuk, dan diubah menjadi bentuk digital.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.우리는 딱 맞는 물건들을 원합니다. 우리는 포개지는 물건들을 원하고 그것이 디지털화 된 것을 원합니다.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Nous voulons des choses qui s'emboîtent, nous voulons des choses empilables, nous voulons les numériser.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Potrzebujemy rzeczy składanych, wpasowanych albo w postaci cyfrowej.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Queremos coisas arrumáveis, que se possam empilhar, que se possam digitalizar.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Queremos cosas que se aniden, queremos cosas que se apilen, digitalizadas.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Så vi vill ha saker som ryms i varandra, vi vill ha saker som går att stapla, och vi vill ha digital teknik.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Szóval olyan dolgokat vegyünk, amik egymásba illeszkednek, vagy épp egymásra, és digitális formát akarunk.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Takže chceme veci, ktoré do seba zapadajú, chceme veci, ktoré sa skladajú, a chceme ich digitalizované.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Vậy nên chúng ta muốn mọi thứ lồng vào nhau, xếp lên nhau và chúng ta muốn nó được số hóa.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.We willen dingen die zich vastnestelen, die je kan stapelen, en we willen ze digitaal.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Wir wollen verschachtelte Dinge, die man stapeln kann und digitalisieren.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Θέλουμε πράγματα που φωλιάζουν, που στέκονται το ένα πάνω στο άλλο, και τα θέλουμε ψηφιοποιημένα.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Така че ние искаме неща, които гнездят, искаме неща, които се наслагват, и ги искаме дигитализирани.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Тож ми хочемо речей, що вмонтовуються, ми хочемо речей, що складаються, і ми хочемо їх оцифрованими.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.אז אנחנו רוצים דברים שמקננים, אנחנו רוצים דברים שניתן לערום, ואנחנו רוצים אותם דיגיטליים.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.نحتاج أشياء تتداخل وتتراص، وأن نؤتمت العمل
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.デジタル化されたものが理想的になります 書類も書籍も映画も
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.所以我哋要將物品大小順序擺埋一齊, 我地想物品容易堆放,同埋係數碼化嘅。
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.A legelején kapjuk el, rögtön az indulásnál. Látják:
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.Chcemy być pierwszy, dla geeków, którzy docenią, że uchwyciliśmy moment narodzin nowej technologii.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.첨단 기술을 좋아하는 매니아를 위해서 하는것이죠. 그래서 기술이 막 시작되는 시점에서 파악을 합니다.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.Vogliamo essere i primi per i geek che lo apprezzano, identifichiamo la tecnologia nella sua fase di lancio.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.Ради гиков, которые это оценят, мы стараемся держать руку на пульсе технологий.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.نريد أن نكون أول من يفعل ذلك، للمهووسين الذي يحبون ذلك، سننتهز التكنولوجيا عند بدايتها.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.あるテクノロジーが誕生したところでキャッチするわけです 1997年にはLinuxを表紙にしました
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.A primeira, queremos fazê-la primeiro.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.Az elsők akarunk lenni, akik írnak róla, azon rajongóknak, akik ezt értékelik.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.D'abord, nous voulons être les premiers.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.Een keer willen we de eersten zijn.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.Einmal wollen wir sie zuerst behandeln.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.Lần thứ nhất, chúng tôi muốn là người tiên phong.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.O dată, pentru că vrem s-o facem primii.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.Pierwszy raz - chcemy być pierwsi.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.Satu kita mau melakukannya dahulu.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.Vogliamo essere i primi a farlo.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.По-перше, ми хочемо бути першими.
İlkinde, önce biz benimsemek isteriz.Сначала мы хотим быть первыми.
İsteriz evladımız, iyalimiz, milletimiz insan sınıfına girsin.شعبنا ان يعبروا الى مرتبة البشر .
Kendimize güvenmek ve yaptığımız işte başarma duygusu yaşamak isteriz.Kita ingin merasa percaya diri dan berprestasi pada apa yang kita lakukan.
Kendimize güvenmek ve yaptığımız işte başarma duygusu yaşamak isteriz.Takže se rádi cítíme sebejistě a úspěšně v tom, co děláme.
Kendimize güvenmek ve yaptığımız işte başarma duygusu yaşamak isteriz.Нам подобається почуватись впевненими і досягати успіхів у тому, чим ми займаємось.
Kendini idame ettirmek için ortamdaki enerjiyi toplayan bir ön-hücre isteriz...저희가 원하는 것은 프로토셀이 생명체들이 하는 것처럼 그 에너지의 일부를 스스로를 유지하기 위해
Kendini idame ettirmek için ortamdaki enerjiyi toplayan bir ön-hücre isteriz...דרך מערכת, מה שאנו רוצים הוא פרוטו-תא שמסוגל לרתום חלק מהאנרגיה הזו כדי לשמר את עצמו,
Kendini idame ettirmek için ortamdaki enerjiyi toplayan bir ön-hücre isteriz...عبر نظامٍ ما، فما نريده هو خلية أولية يمكنها جمع بعض هذه الطاقة للحفاظ على نفسها،
Kendini idame ettirmek için ortamdaki enerjiyi toplayan bir ön-hücre isteriz...プロトセルが自らを 維持することができないことです 生体ならできることです
Kesinlikle üründeki hataları belirlemek isteriz.또한 제품 기능상의 오류를 알아내는 것은
Kesinlikle üründeki hataları belirlemek isteriz.アジャイル方法論に従っていれば
Korsanlık Karşıtı Büro zaten vardı- -şunu belirtmek isteriz ki biz bu çatışmada aktif rolü oynayanlarız.Biro anti pembajakan telah eksis... ...kami mau menegaskan bahwa kami adalah bagian aktif dalam konflik ini.
Korsanlık Karşıtı Büro zaten vardı- -şunu belirtmek isteriz ki biz bu çatışmada aktif rolü oynayanlarız.Het 'Anti-Piracy Bureau' bestond al... we wilden vermelden dat wij het actieve deel waren in dit conflict.
Korsanlık Karşıtı Büro zaten vardı- -şunu belirtmek isteriz ki biz bu çatışmada aktif rolü oynayanlarız.-så ville vi visa att vi är den aktiva parten i konflikten.
Korsanlık Karşıtı Büro zaten vardı- -şunu belirtmek isteriz ki biz bu çatışmada aktif rolü oynayanlarız.-så ville vi visa att vi är den aktiva parten i konflikten.
Korsanlık Karşıtı Büro zaten vardı- -şunu belirtmek isteriz ki biz bu çatışmada aktif rolü oynayanlarız.Антипиратското Бюро вече съществуваше... ...и искахме да стане ясно, че ние сме активната страна в конфликта.