İstendiğinde bu kayıt ortamından orijinal dalga yeniden elde edilir.Etter fløyelsrevolusjonen er det originale lydsporet kommet i bruk igjen.
Her konserde çalınması, hayranları tarafından istendi (kimlerin çaldığı önemli değildi).Maka semua undangan Adonia itu terkejut, lalu bangkit dan masing-masing pergi menurut jalannya.
Fakat yaratılıp kendilerinden Adem'e secde etmeleri istendiğinde secdeye kapanırlar.Jika sedang berhaji (pada masa pra-Islam), mereka berihram di sisinya, dan mereka menyembahnya.
2015'te dizinin projesi The CW'a taşındı ve pilot bölümü istendi.Pada tahun 2015, pengembangan proyek dipindahkan ke The CW, di mana seri ini diawali dengan pilot.
Bunun üzerine Sparta'dan destek istendi.Akibatnya dia pun dipanggil pulang ke Sparta.
Polsten tasarlanırken üretici lerden daha ucuz ve basit bir silah olması istendi.Proposal itu mengharuskan pistol yang dapat diproduksi lebih cepat dan lebih murah dari pistol sebelumnya.
Protestocular polisin sert tepkisiyle dağıtılmak istendi.Demonstrasi disikapi dengan represif oleh aparat.
Altısının cezası infaz edildi, altısı için süre istendi.Bời vì anh ta là người thứ 6 tỷ chết, nên anh được phép ước một điều.
1853'te Doré'den Lord Byron'ın eserlerini resimlemesi istendi.Năm 1853, Doré được yêu cầu vẽ minh họa cho các tác phẩm của Lord Byron.
Fakat yaratılıp kendilerinden Adem'e secde etmeleri istendiğinde secdeye kapanırlar.あたるらの協力もあり呪いが解かれるとまた引っ越して行ってしまった。
Bunların giderilmesi için halktan son bir kez özveride bulunması istendi.他の人を引っ張っていく(リードする)人であって欲しいという願いをこめて命名されていた。
Tek kullanımlık kod, giriş sırasında istendiğinde kullanıcıya gönderilir.シングルユーズコードはユーザーがログイン時に要請した場合送信される。
Haftada iki gün çalışması istendiği için kendi çalışmalarına ayıracak zamanı oluyordu.講義は週2日でよかったため自分の仕事に多くの時間を使うことができた。
Yunan Cuntasından kesin cevabını vermesi istendi.ギリシア勢に無常な定めを投げ与えたつもりになって。
Bu talep geri çevrildi fakat 26 Ocak'ta yeniden geri çekilmeye izin verilmesi istendi.これは拒絶されたが、シュルツは1月26日、再度、要請を繰り返し行った。
Kimsenin duymaması istendi.誰にも会うなと命ずる。
Yarışmacılardan dönmekte olan balığı gözünden vurmaları istendi.競技者は水の反射を見ながら回転する魚の眼に当てる事を要求された。
TRT, halktan kan bağışı istendi.マネスには血の生贄を提供した。
Gösterilerde kadına karşı şiddetle ilgili daha güçlü tedbirlerin alınması istendi.諸君がこれらの汚職に対して最も厳しい態度で対処することを期待する。
Bu hizmet başarısı üzerine ona Diyarbakır valiliği verilmek istendi.功績により章武太守に任じられた。
Zeyd, Medine'deki bütün Müslümanlardan Kur'an ayetlerinin derlenmesi konusunda yardım istendi.薩摩亞文的格言「薩摩亞,讓神成為優先」(Samoa Ia Muamua Le Atua)標示在下方。
Fakat yaratılıp kendilerinden Adem'e secde etmeleri istendiğinde secdeye kapanırlar.若成功將它們移植到風輪花的根莖,則可保存它們免至滅絕。
Fakat yaratılıp kendilerinden Adem'e secde etmeleri istendiğinde secdeye kapanırlar.기근이 들었을 때 진제도감(賑濟都監)을 설치하여 빈민을 구제하였다.
Buna karşı bir tedbir olarak Büyük Britanya ve Fransa'dan yardım istendi.이에 대해 영국과 프랑스가 강력히 항의하며 선전포고를 하였다.
Bu hizmet başarısı üzerine ona Diyarbakır valiliği verilmek istendi.이 공로로 그는 당상관에 준하는 명예직을 하사받았다.
Ayrıca, dört tematik jüri grubunun aynı yöntemle oy kullanması istendi.בנוסף, ארבע קבוצות שופטים התבקשו להצביע באותה שיטה.
İngiliz, Avusturya ve Fransız hükümetlerinden araya girilmesi ve zulümlerin durdurulması istendi.הם החליטו לבקש מהממשלות הבריטיות, האוסטריות והצרפתיות להתערב בעניין אצל הממשלה העות'ומנית ולהפסיק את הרדיפות.
Aynı dönem 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.За 400 журналисти е поискана обща присъда от 4000 години затвор.
Şans eseri birliğin gazetesinin redaktörünün dikkatini çekti ve kendisinden birkaç röportaj yapması istendi.Забелязва го главният редактор на дивизионния вестник, който му възлага няколко репортажа.
Davalara girmesi yasaklandı ve Reports adlı yapıtında yer alan "yanlışlıkları" düzeltmesi istendi.След това ги освобождават и се извиняват за „грешката“.
Yenilmeye başladıklarını anlayınca Makedonya Kralı II. Filip'ten yardım istendi.To je dovelo do toga da su ostali potužili na to i zatražili pomoć makedonskog kralja Filipa II.
Sezon bitimi sona eren sözleşmesi kulüp tarafından uzatılmak istendiyse de taraflar anlaşamadı.Na kraju sezone došlo je do problema s klubom oko neisplaćena dugovanja te je čak zatražio raskid ugovora.
Meydana gelen huzursuzluk eldeki silahların teslim edilmesi ile hal edilmek istendi.Time je riješen problem držanja usijanog oružja u rukama.
Buna karşı bir tedbir olarak Büyük Britanya ve Fransa'dan yardım istendi.Očakávala pomoc od Spojeného kráľovstva a Francúzska.
TRT, halktan kan bağışı istendi.Jan Janský bol propagátorom darcovstva krvi.
Bir iş, oluş veya hareketin yapılmasının, olmasının istendiğini belirten kiptir.Spôsob existencie je postup alebo ráz, ako sa niečo uskutočňuje, deje.
Buna karşı bir tedbir olarak Büyük Britanya ve Fransa'dan yardım istendi.Levica je za pomoč sprva prosila Veliko Britanijo in Francijo.
Konu hakkında Meclis araştırması istendi. ^ Ergüvenç, Yılmaz.Protestantom je zajamčeno varno gibanje. seja: Odlok o prekinitvi koncila.
Bir iş, oluş veya hareketin yapılmasının, olmasının istendiğini belirten kiptir.Rodo prašymą atlikti veiksmą arba norėjimą, kad veiksmas įvyktų.
Yunan Cuntasından kesin cevabını vermesi istendi.Rėmė Graikų apeigų bažnyčios atskirumą.
1934 yılında ise kendisinden Atatürk hakkında bir kaside yazılması istendi.1931. aastal eraldati talle Alatskivi mõisast Mõisavahe talu.
İstendiğinde bu kayıt ortamından orijinal dalga yeniden elde edilir.Uuesti lindi alguseni jõudes hakati esialgset registrogrammi üle kirjutama.
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.제가 14살이 되었을 때는, 제 진로에 대해 심각하게 생각해 보라는 말을 들었습니다.
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.A 14, mi fu chiesto di prendere seriamente in considerazione l'idea di fare carriera. Dissi:
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.À l'âge de quatorze ans, on m'a demandé d'envisager sérieusement une carrière professionnelle.
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Amikor 14 lettem, megkértek, hogy komolyan gondolkodjak el a továbbtanuláson. Azt feleltem:
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Cuando tenía 14 años, me pidieron que considerara seriamente una carrera.
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Da jeg var 14, blev jeg bedt om for alvor at vælge en karrierevej.
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Khi tôi 14, tôi được hỏi để nghiêm túc cân nhắc công việc tương lai
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Ko sem bil star 14, so mi dejali, naj resno razmislim o karieri. Rekel sem:
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Kun olin 14, minua kehoitettiin vakavasti harkitsemaan uravaihtoja. Sanoin:
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.La 14 ani, mi s-a spus să mă decid asupra carierei. Am spus:
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Mit 14 wurde ich gebeten, ernsthaft eine berufliche Laufbahn in Erwägung zu ziehen. Ich sagte:
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.När jag var 14 blev jag ombedd att allvarligt överväga en yrkeskarriär.
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Quando tinha 14, foi-me pedido que escolhesse uma profissão. Eu disse:
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Toen ik 14 was, vroegen ze me om goed na te denken over een carrièrepad. Ik zei:
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Ve 14 jsem měl zvážit volbu povolání.
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Waktu aku 14 tahun, aku disuruh mempertimbangkan jalur karir dengan serius.
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.W wieku lat 14 zapytano mnie, jak widzę swoją karierę. Odpowiedziałem:
14 yaşımdayken, ciddi bir kariyer hedefi belirlemem istendi.Όταν ήμουν 14, μου ζητήθηκε να σκεφτώ σοβαρά την σταδιοδρομία μου.