Ana içeriğe geç
Sözlük

istemsiz ile cümle

istemsiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Solunum istemsiz bir bedensel süreçtir.Breathing is an involuntary bodily process.
Sen hiç istemsiz idrar yaşadın mı?Do you ever have involuntary urination?
Düz kaslar, isteğimiz dışında (istemsiz) çalışırlar.What they want, we avoid; what they fear, we seek.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.They had dopa-responsive dystonia.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.But we don't notice that bit; we just unconditionally love.
Enürezis (istemsiz idrara çıkma) Enkoprezis (istemsiz dışkılama)Enuresis (Involuntary urination) Encopresis (Involuntary defecation)
Bu prosedür elbette kasıtlı değildi; istemsiz bir olaydı.This procedure was not, of course, intentional; it was an involuntary occurrence.
Ichigo istemsizce Rukia’nın güçlerinin hepsini alır ve hollowu kolayca yener.Complètement battu, Ichigo persiste encore à dire qu'il gagnera quelle que soit la puissance d'Ulquiorra.
Düz kaslar, isteğimiz dışında (istemsiz) çalışırlar.Procedente del mismo mundo que Will (el mismo que el nuestro).
İstemsiz yapılan hareketlerin gerçekleşmesini sağlar.Previene Hechos No Deseados.
Mühürlenmek istemsizce olur, bir kişiyi hayatın boyunca sevmek, hayatının merkezinin o olması demektir.Он ни секунды не сомневается, это — любовь всей его жизни.
Ichigo istemsizce Rukia’nın güçlerinin hepsini alır ve hollowu kolayca yener.Ichigo blir med Rukias krafter en Shinigami och lyckas döda hollow.
İstemsiz çalışır.Kétségbeesetten próbálkoznak.
Ichigo istemsizce Rukia’nın güçlerinin hepsini alır ve hollowu kolayca yener.Ο Ichigo όμως εν αγνοία του απορροφά όλη τη δύναμη της Rukia, και νικάει το Hollow με ευκολία.
Laringospazm, gırtlakta kontrolsüz/istemsiz kas kasılmasıdır.^ 英語: runaway は、暴走、あるいは制御不能の意。
Yaş ayrımcılığı sistematik bir şekilde ya da istemsizce gerçekleşebilir.年龄歧视可以是偶然的,也可以是系统性的。
Düz kaslar, isteğimiz dışında (istemsiz) çalışırlar."우리의 인생(복제인간)이 우리를 원하던 사람(인간)들의 그것과 많이 달랐는가?"
Pfungst, atın bakıcısının vücut dilindeki istemsiz ipuçlarına tepki verdiğini gösterdi.Nimelt leidis Pfungst, et hobune reageeris inimese mittetahtlikele vihjetele inimtreeneri kehakeeles.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Aber das nehmen wir nicht wahr. Wie lieben einfach bedingungslos.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Ale tohle si neuvědomujeme; prostě jen bezpodmínečně milujeme.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Dar nu observăm acest lucru; doar iubim necondiționat.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.De ez a rész nem tűnik fel, csak feltétel nélkül szeretjük.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Jednak nie zauważamy tego, kochamy bezwarunkowo.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.하지만 우리는 조금도 눈치 채지 못하는데요. 우리는 단지 무조건 적으로 사랑하게 되는것이죠.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Maar dat merken we niet eens: we hebben gewoon onvoorwaardelijk lief.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Mais nous ne nous en rendons pas compte, nous l'aimons juste de manière inconditionnelle.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Ma non ci facciamo caso; è solo amore incondizionato.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Mas não nos apercebemos dessa parte, apenas amamos incondicionalmente.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Namun kita tidak menyadarinya; kita hanya mencintai tanpa syarat.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Nhưng chúng ta không ý thức điều đó; chúng ta chỉ yêu một cách không điều kiện.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Pero no nos damos cuenta; sólo amamos incondicionalmente.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Αλλά δεν το παρατηρούμε αυτό καθόλου, απλά αγαπάμε χωρίς προϋποθέσεις.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Але ми не думаємо про це, ми просто любимо їх.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Но мы нисколько не замечаем это; мы просто безоговорочно любим.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.Но не забелязваме тази част, просто безусловно обичаме.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.אבל אנחנו לא שמים לב למרכיב הזה; אנחנו פשוט מביעים אהבה ללא תנאים.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.لكننا لا نلاحظ ذلك الجزء؛ فقط نحب دون قيد أوشرط.
Ama şunu farketmiyoruz, istemsiz olarak seviyoruz.素晴らしいことです
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Aveau distonie dopa-receptivă.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Az ő betegségük dopamin-reaktív disztónia volt.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Cái mà chúng bị là Loạn Trương Lực phản ứng với levodopa - (dạng tổng hợp của dopamine - chất hóa học não).
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Ciò che avevano era distonia Dopa-sensibile.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Ils avaient une dystonie sensible à la L-Dopa.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.그 애들이 가진 건 도파반응 근육긴장이상이었습니다.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.L-Dopaという薬を処方され
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Lo que tenían era una distonía resistente a dopamina.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Měly druh distonie, která se projevuje se křečovitým stahem svalů.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Okazało się, że była to dystonia z dobrą odpowiedzią na L-dopę.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.O que eles tinham era distonia "dopa responsiva".
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Sie hatten Dopa-responsive Dystonie.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.To, čo mali, bola dopamín-responzívna dystónia.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Vad de egentligen hade var dopaminkänslig dystoni.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Wat ze wel hadden was dopa-responsieve dystonie.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Yang mereka derita adalah dystonia responsif-dopa.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Αυτο που είχαν ήταν δυστονία με ανταπόκριση στην ντοπαμίνη.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.Те всъщност имали допа-отзвичива дистония.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.У них була дофа-чутлива дистонія.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.У них была дофа-чувствительная дистония.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.מה שהיה להם זו דיסטוניה המגיבה לדופמין DRD.
Aslında ikizlerde 'Dopa Yanıtlı Distoni' (istemsiz hareket bozukluğu) vardı.ما كانا يعانيان منه هو اختلال دوبا-مستجيبة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod