istemiyorsun ile cümle

istemiyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Çok kolay canım, niçin oynamak istemiyorsun?"Proč už nehraješ?
Çok kolay canım, niçin oynamak istemiyorsun?Bine, mă Mihai, de ce nu l-ai ajutat?
Çok kolay canım, niçin oynamak istemiyorsun?Hát miért ne legyünk urak, hát miért ne daloljunk?
Çok kolay canım, niçin oynamak istemiyorsun?바둑은 하나도 모르는데, 왜 공감이 되지?.
Çok kolay canım, niçin oynamak istemiyorsun?יש לנו אמצעי מניעה פשוטים, מדוע לא נשתמש בהם באופן חופשי?
Çok kolay canım, niçin oynamak istemiyorsun?Kodėl žaisti yra svarbu?
Ama bunu çok fena istemiyorsunuz, biraz istiyorsunuzAle nie pragniecie go NAPRAWDĘ, po prostu miło by wam było, jakbyście zaczęli go odnosić...
Ama pahalı bir otelde kalmak istemiyorsunuz.Airbnbで安い宿泊先をみつけましょう
Ama pahalı bir otelde kalmak istemiyorsunuz.비싼 호텔에 묵고 싶지 않을 경우
Ama pahalı bir otelde kalmak istemiyorsunuz.يقيم فيه، لكنك لا تريد الإقامة في فندق
Ama sen hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyorsun.De te visszautasítod, hogy bármiről is lemondj.
Ama sen hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyorsun.Pourtant, tu refuses d'abandonner quoi que ce soit.
Ama sen hiçbir şeyden vazgeçmek istemiyorsun.لكننك لا تريدين التخلي عن اي شيء
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Aber wir wollen nicht alle Insekten erwischen.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.De az összes rovart nem akarjuk eltüntetni.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.그렇다고 모든 곤충을 없애서는 안 될 일입니다.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Maar je wil niet dat de andere insecten eraan gaan.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Ma non si vogliono toccare tutti gli insetti.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Mas não os queremos matar todos, apenas este.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Men man vil ikke få ram på alle insekterne.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Nu vreţi să scăpaţi de toate insectele.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Nhưng bạn không muốn giết tất cả các loại côn trùng khác. bạn chỉ muốn thoát khỏi loài này mà thôi.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Nie chcemy pozbywać się wszystkich owadów, chcemy tylko dorwać tego.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Pero no desean deshacerse de todos los insectos, solo de éste.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Takže se nechceme zbavit všeho hmyzu, ale jenom tohoto.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Vous ne voulez pas vous débarrasser de tous les insectes.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Но не искаме да убием всички насекоми.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Поэтому мы не должны уничтожить всех насекомых.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Тому ми хочемо зберегти інші види комах.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.אבל אנו לא רוצים לפגוע בכל יתר החרקים.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.لكنك لا تريد أن تتخلص من جميع الحشرات.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.この蚊だけ駆除したいのです
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun.Je ne veux plus y croire et être dans ce rôle à présent."
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun."Nem akarok hinni ebben a szerepben, és nem akarok benne lenni többé."
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun.Non vuoi credere ed essere quel ruolo adesso.
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun.No quieres creer ni estar en ese papel ahora.
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Chyba nie chcecie żebym śpiewał?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."I vil ikke have mig til at synge, vil I?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Je wil toch niet dat ik zing?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Kamu tidak berharap aku bernyanyi, kan?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi.그가 들어와서는 이렇게 말했습니다. "내가 노래부르기를 바라는건 아니죠, 그죠?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Nechcete, aby som spieval, že?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Nechcete po mně, abych zpíval, ne?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Nem akarjátok, hogy énekeljek, ugye?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Ni vill väl inte att jag skall sjunga?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Non volete che canti, vero?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."¿No querrán que cante, verdad?".
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Nu vreţi ca eu să cânt, nu-i aşa?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Tôi sẽ không hát, đúng không?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Vocês não querem que eu cante, pois não?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi." Vous ne voulez pas que je chante, pas vrai ? "
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Πρέπει και να τραγουδήσω;"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Надеюсь, вы не ждёте от меня пения?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Няма да искате да пея, нали?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi.הוא נכנס ואמר, "אתם בטוחים שאתם רוצים שאני אשיר?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi.أتانا مشيا وقال، "أنت لا تريدني أن أغني، أليس كذلك؟"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi.「歌えって言うんじゃないよね?」 これは その当時 みんなが
Biliyorsunuz ki, orda durmak istemiyorsunuz.Där vill man inte stå.
Biliyorsunuz ki, orda durmak istemiyorsunuz.여러분은 저런 곳에 서있고 싶지 않을겁니다.
Biliyorsunuz ki, orda durmak istemiyorsunuz.Nie chcemy tam stać.
İlgili Sayfalar