istemiyorlar ile cümle

istemiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü Avrupa çapında yeni bir savaş istemiyorlardı.Semmilyen körülmények közt nem akartam háborús panorámát alkotni.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.Apja a kezdetekben nem ismerte el sajátjának.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Heistä ei ollut apua.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Κανείς δεν την βοηθάει.
İdam mahkumları duygusal nedenlerle ölmek istemiyorlar bu da insan haklarını ihlal ediyor.Επιβάλει ποινές σε όσους παραβαίνουν τις αρχές του φιλάθλου πνεύματος.
Vatandaş olmak istemiyorlarsa, bunu söylesinler ve biz de onları buralardan sürelim.Om de ikke ønsker å bli borgere burde de si det, og deretter burde vi landsforvise dem.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.De nektet å høre på deres fars bønn om roe seg ned.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Mereka tidak berminat untuk membantu kami.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Ông không được ai giúp đỡ cả.
Onlar karşıda duvar gibi duruyordu. Sivil halkın önünde silahlarını teslim etmek istemiyorlardı.Lính bảo vệ Phủ đã hạ vũ khí mà không có bất kỳ hành động kháng cự nào trước sức mạnh của nhân dân Hà thành.
Bize yardım etmek istemiyorlar.だれもあなたを助ける気などない。
Ayrıca sivil halka karşı savaşmak istemiyorlardı.更に衆を動かすことを民衆は望んでおりません。
Halkın bir arada bulunmasını istemiyorlardı.大衆におもねる必要は全くなかった。
Vatandaş olmak istemiyorlarsa, bunu söylesinler ve biz de onları buralardan sürelim.好吧!如果他们不想成为公民,他们应该说出来,然后我们可以消灭他们。
Bize yardım etmek istemiyorlar.我们不应援救。
Çünkü Avrupa çapında yeni bir savaş istemiyorlardı.Аз не искам нови спорове с ЕС.
Babalarının hikayesini ilk başta dinlemek istemiyorlardı.Отначало не чува нищо за родителите си.
Bize yardım etmek istemiyorlar.Вашата помощ не ни е нужна.
"Üst düzey bir konsept ya da diziyi kendisi gibi olmaktan çıkaracak bir şey" istemiyorlardı.Nisu željeli ubaciti "nešto velikog koncepta ili izvući seriju iz same serije".
Bize yardım etmek istemiyorlar.Nad ei vaja poegimisel abi.
Laboratuvarda çok fazla yetenekli insan bulunmaktaydı fakat ödeneği azdı ve boşa harcamak istemiyorlardı.Haiglas oleks rahast rohkem kasu ja keegi ei tea minu lubadusest.
Ayrıca çok kârlı olan Kanal Şirketi hisselerini Mısır'a devretmek istemiyorlardı.Siis ei häbenenud enam ka põrandaalused miljonärid oma rikkust näidata.
Akıllı insanların mutfak masasına oturup sistemin ağızlarına s**tığını konuşan akıllı insanlar istemiyorlar.いかに自分達を脅かしているかを食卓で考えるような賢明さは 全くもって望ましくない!では、彼らの望む市民とは?
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.1년이나 10년을 기다릴 의사는 없었습니다. 아무도 나이든 연예인은 좋아하지 않습니다.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Ahora, no estaban dispuestos a esperar un año o 10; nadie quiere a una celebridad envejecida.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Certo, non volevano aspettare un anno o dieci anni; nessuno vuole una celebrità invecchiata.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.De nem lennének hajlandóak várni egy évet vagy 10 évet; senki nem akar egy öregedő hírességet.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Ils n'étaient pas prêts à attendre un ou 10 ans ; personne ne veut d'une célébrité vieillissante.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Mas não estavam dispostos a esperar um ano nem 10. Ninguém quer uma celebridade envelhecida.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nebyli ale ochotni čekat rok nebo 10 let, o stárnoucí celebritu nikdo nestojí.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nhưng lại không sẵn sàng trả cho một năm hay 10 năm; không ai muốn một người nổi tiếng đã già
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nie chcieli czekać rok czy 10 lat. Nikt nie chce starzejącej się gwiazdy.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Niet dat ze tien jaar wilden wachten; niemand wil een beroemdheid op leeftijd.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.No neboli ochotní platiť za ročné či 10-ročné čakanie; nikto nemá záujem o starnúcu celebritu.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nu erau dispuși să aştepte 1 an sau 10; nimeni nu îşi doreşte o celebritate îmbătrânită.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nu var de ikke villige til at vente et år eller 10 år; ingen vil have en aldrende kendis.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nu var de inte beredda att vänta i ett år eller i 10 år; ingen vill ha en åldrad kändis.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Sie wollten allerdings nicht ein Jahr oder zehn warten, niemand möchte einen alternden Star küssen.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Δεν ήταν βέβαια διατεθειμένοι να περιμένουν ένα χρόνο ή δέκα, κανείς δε θέλει έναν γερασμένο διάσημο.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Они не готовы были ждать год или десять лет. Постаревшая звезда никому не интересна.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Та вони не хотіли чекати рік, чи 10; ніхто не хоче старіючої знаменитості.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Те не бяха склонни да чакат година или 10 години; никой не иска остаряла знаменитост.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.הם לא היו מוכנים להמתין שנה או 10 שנים; אף אחד לא מעוניין במפורסם מזדקן.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.حسناً، لم يكونوا مستعدين للانتظار لسنة أو لعشر سنوات. لا أحد يرغب في مشهورٍ في شيخوخته.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.だって年老いた有名人はいやでしょうから しかし3日間というのは最適な待ち時間のようでした
Ancak iflas ettiklerini ilan etmek istemiyorlar.Ale nechtějí to udělat.
Ancak iflas ettiklerini ilan etmek istemiyorlar.Maar dat willen ze niet.
Ancak iflas ettiklerini ilan etmek istemiyorlar.لكنهم لا يريدون القيام بذلك.
Ancak iflas ettiklerini ilan etmek istemiyorlar.彼らは、会社を駄目にする為の実行を伴う、
Aslında, istemedikleri bu dolarlara konmayı istemiyorlar.Bueno, no quieren sólo sentarse en esos dólares que no quieren.
Aslında, istemedikleri bu dolarlara konmayı istemiyorlar.Dĩ nhiên chính phủ Trung Quốc không muốn chỉ ngồi lên đống đô la này
Aslında, istemedikleri bu dolarlara konmayı istemiyorlar.Eh bien, ils n'ont pas intérêt à les laisser dormir, vraiment pas.
Aslında, istemedikleri bu dolarlara konmayı istemiyorlar.Nechtějí ty dolary jen tak syslit.
Aslında yaptıkları şeyi yapmak istemiyorlar.De vil faktisk ikke lave det, de laver.
Aslında yaptıkları şeyi yapmak istemiyorlar.En fait ils ne veulent pas vraiment faire ce qu'ils font.
Aslında yaptıkları şeyi yapmak istemiyorlar.Họ là những doanh nhân. Họ thực sự không muốn làm cái họ đang làm.
Aslında yaptıkları şeyi yapmak istemiyorlar.In realtà non vorrebbero fare quello che stanno facendo.
Aslında yaptıkları şeyi yapmak istemiyorlar.기업가였죠. 그들은 스스로 하는 일들을 스스로 원했던 건 아니었습니다.
Aslında yaptıkları şeyi yapmak istemiyorlar.No quieren realmente hacer lo que están haciendo.
Aslında yaptıkları şeyi yapmak istemiyorlar.Są przedsiębiorcami. Oni nie chcą robić tego, co teraz.
İlgili Sayfalar