istemişler ile cümle
istemişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İnsanlar işlerini bırakmak zorunda kalmışlar ya da daha az çalışmayı istemişler. .Люди були звільнені або вони були готові працювати за менші гроші.
İnsanlar işlerini bırakmak zorunda kalmışlar ya da daha az çalışmayı istemişler. .思っていました。 所得が減りました。
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.Copiii lui Israel au făcut ce spusese Moise, şi au cerut Egiptenilor vase de argint, vase de aur şi haine.
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.Gli Israeliti eseguirono l'ordine di Mosè e si fecero dare dagli Egiziani oggetti d'argento e d'oro e vesti
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.이스라엘 자손이 모세의 말대로 하여 애굽 사람에게 은금 패물과 의복을 구하매
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.Men Israeliterne havde gjort, som Moses havde sagt, og bedt Ægypterne om Sølv og Guldsmykker og om Klæder;
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.Og Israels barn gjorde som Moses hadde sagt, og bad egypterne om smykker av sølv og gull og om klær.
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.Zij gehoorzaamden het bevel van Mozes en vroegen de Egyptenaren om goud, zilver en kleren.
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.И сделали сыны Израилевы по слову Моисея и просили у Египтян вещей серебряных и вещей золотых и одежд.
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.ובני ישראל עשו כדבר משה וישאלו ממצרים כלי כסף וכלי זהב ושמלת׃
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.وفعل بنو اسرائيل بحسب قول موسى. طلبوا من المصريين امتعة فضة وامتعة ذهب وثيابا.
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.以 色 列 人 照 著 摩 西 的 話 行 、 向 埃 及 人 要 金 器 銀 器 、 和 衣 裳
İsrailliler Musanın dediğini yapmış, Mısırlılardan altın, gümüş eşya ve giysi istemişlerdi.以色列人 照著 摩西 的 話行 、 向 埃及人 要 金器 銀器 、 和 衣裳
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Ahora, midieron otra variable. Querían capturar una variable más, que era el sentido de eficacia del paciente.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Chcieli uchwycić inna zmienną, która było poczucie celu.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Egy változót akartak megfigyelni, ami a páciensek hatékonyság érzése.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Họ muốn nắm bắt được một biến số khác, đó là cảm nhận của bệnh nhân về mức độ hiệu quả.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.그들이 알고 싶었던 또 다른 변수는, 치료효과에 대해 환자들이 느끼는 감정이었습니다.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Pak začali měřit další proměnnou. Chtěli zachytit další parametr, což byl pacientův efekt ovlivnění.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Volevano documentarne una che consisteva nel senso di determinazione del paziente.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Ze wilden het gevoel van de patiënten voor hun eigen kunnen testen.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Ήθελαν να πιάσουν μία ακόμη παράμετρο, που ήταν η αίσθηση αποτελεσματικότητας των ασθενών.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Они хотели зафиксировать еще одно значение, которое было оценено пациентами.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.הם רצו לבחון משתנה נוסף, והוא תחושת החולים לגבי יכולתם.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.ارادوا الاستناد الى مُعطى آخر وكان حس الفرد - المريض - بالفاعلية
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.もう1つの手段として使う事を試みました。 患者が歯磨きとフロスができると確信する
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.佢哋想要研究嘅變量就係 病人自認為嘅能動性。
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Arra kérték őket, hogy fejlesszenek, és álljanak elő a következő nagy termékkel a cég számára.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Dan mereka diminta untuk berinovasi dan menciptakan produk besar berikutnya untuk perusahaan ini.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.De bad dem att vara innovativa och skapa nästa stora produkt för företaget.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.E pediram-lhes para inovar e criar o próximo grande produto para esta empresa.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Et on leur a demandé d'innover et de créer le prochain produit phare.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Gli è stato chiesto di innovare e creare il prossimo grande prodotto di questa azienda.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.그 회사는 그들에게 회사를 위한 큰 제품을 혁신하고 만들어달라고 했습니다.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Les pidieron que innovaran y crearan el próximo gran producto de la empresa.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Li s-a cerut să inoveze, să creeze următorul produs major al companiei.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Mieli oni za zadanie stworzyć i zrewolucjonizować następny duży produkt dla tej firmy.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Og de bad dem om at innovere og skabe det næste store produkt for dette firma.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Und die sollte das nächste große Produkt für diese Firma entwickeln und kreieren.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Và công ty yêu cầu nhóm này cải tiến và tạo ra sản phẩm lớn tiếp theo cho công ty.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Ze moesten het volgende grote nieuwe product voor hun bedrijf ontwikkelen.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Τους ζήτησαν να καινοτομήσουν και να φτιάξουν το επόμενο μεγάλο προϊόν της εταιρείας.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.И ги помолиха да използват иновации и да създадат следващия мащабен продукт за тази фирма.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Их попросили разработать новый продукт для их компании.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.Їх попросили зробити новий інноваційний продукт для компанії.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.והם התבקשו להמציא וליצור את המוצר הגדול הבא עבור חברה זו.
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.و طلبوا منهم ابتكار واختراع المنتج الضخم التالي لهذه الشركة .
Onlardan bir yenilik, şirketin yeni büyük ürününü geliştirmelerini istemişlerdi.私が行く一週間前-
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.Avrebbero voluto che il Congresso proibisse la copia, punto e basta.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.Chceli, aby Kongres zakázal akékoľvek kopírovanie.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.Chcieli by Kongres całkowicie zakazał kopiowania.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.De ville att kongressen skulle förbjuda kopiering helt och hållet.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.De ville have Kongressen til at forbyde kopiering fuldstændigt.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.Elas queriam que o Congresso proibisse a cópia, ponto final.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.Ils voulaient que le Congrès interdisent complètement la copie.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.미디어 기업들은 의회가 복제 행위 자체를 금지하기를 바랐습니다.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.Mereka ingin Kongres untuk melarang penyalinan secara penuh.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.Ők azt akarták, hogy a Kongresszus nyilvánítsa törvényellenesnek a másolást, és kész.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.Querían que el Congreso prohibiera las copias y punto.
Onlar Meclis'ten kopyalamayı tamamen yasaklamalarını istemişlerdi.Sie hatten vom Kongress verlangt, das Kopieren gesetzlich komplett zu verbieten.