Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Man will nicht das Fleisch in der Mitte sein.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Não queremos ser o presunto no meio.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Nechceli by ste byť tou šunkou v strede.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Nem jó érzés húspogácsának lenni középen.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Nie chcecie być kotletem pośrodku.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Non volete essere il prosciutto nel mezzo.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.No quisieras ser el jamón en el centro.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Nu vrei să fii şunca din mijloc.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Určitě nechcete být tím masem uprostřed.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Vous ne voulez pas être le jambon au milieu.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Κανείς δεν θα'θελε να είναι το ζαμπόν στη μέση.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Вам точно не захочеться бути яловичиною в середині.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.И вы не захотите оказаться ветчиной посередине.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.Няма да искате да сте шунката в средата.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.אתה לא רוצה להיות הבשר באמצע.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.لا تود أن تصبح مكان شريحة اللحم في المنتصف.
Ortasından ıssırmak istemezsiniz.僕はこのストーリーについてのリポートを
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.C'est trop douloureux; vous ne voulez pas y penser.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.É demasiado doloroso, não se quer prensar nisso sequer.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Es muy doloroso; uno no quiere ni pensarlo.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Este prea dureros; nu vrei să te gândești la așa ceva.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Es tut so weh; man möchte nicht darüber nachdenken.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.E' troppo doloroso; non vuoi pensarci.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Het is te pijnlijk, je wil er niet aan denken.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Je príliš bolestivý, nechcete na to myslieť.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.그것은 매우 고통스럽습니다. 여러분은 생각조차 하기 싫으실 것입니다.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Nechcete na to myslet, je to příliš bolestivé.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Nó quá đau đớn đến mức bạn còn không muốn nghĩ tới
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Terlalu menyakitkan; anda tidak mau berpikir tentang hal itu.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.To jest także przykre; nie chcesz myśleć o tym.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Túl fájdalmas; nem akarunk erre gondolni.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Είναι πολύ οδυνηρό, δε θες να το σκέφτεσαι.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Това е твърде болезнено, не искаш да мислиш за това.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Це занадно боляче; не хочеться навіть думати про це.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.Это слишком мучительно; не хочется даже думать об этом.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.זה מדי כואב; לא רוצים לחשוב על זה.
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.إنه مؤلم للغاية ، لا تتحمل حتى التفكير فيه .
Öyle acı verici ki, bilmek istemezsiniz.ですがこれ以上ない恐怖とは
Ritim gitarınız hakkında düşünmek istemezsiniz.No queréis estar pensando en vuestra guitarra rítmica.
Ritim gitarınız hakkında düşünmek istemezsiniz.Tu não queres ter de pensar quando tocas os ritmos.
Ritim gitarınız hakkında düşünmek istemezsiniz.Vous ne devrez plus penser à votre rythmique.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ale nie chcielibyście nas zarządzających miastami, budujących je.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Anda tidak ingin kami mengelola kota, keluar dan merancangnya.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.저희들이 도시를 운영하고 디자인하는 걸 원치는 않으시겠지요.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ma non è il caso che si lasci noi (docenti) a guidare le città, a progettarle.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Man ville ikke lade os drive byerne, og gå ud og designe dem.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.N-ați vrea să ne lăsați pe noi să dezvoltam oraşele, atunci, începeți și concepeți-le voi.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Nechcete přece, abychom my řídili ta města, šli do terénu a navrhli je.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ni skulle inte vilja att vi driver städerna, eller designar dem där ute.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.No querrían que nosotros gestionemos estas ciudades pero sí que las diseñemos.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ons de steden laten besturen of ontwerpen, zou te ver gaan.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Sie würden nicht wollen, das wir diese Städte führen, hinaus gehen und sie planen.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Vous ne voudriez pas qu'on dirige les villes, qu'on se mette à les concevoir.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Δε θα θέλατε να κυβερνούμε εμείς τις πόλεις, να βγούμε έξω και να τις σχεδιάσουμε.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ви не захочете дати нам будувати ці міста чи керувати ними.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Вы не захотите позволить нам управлять городами, выходить и создавать их.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Не бихте искали да ни оставите да управляваме градовете, да отидем да ги проектираме.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.לא הייתם מעונינים לאפשר לנו לתפעל את הערים, לצאת ולתכנן אותם.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.أنت لا تريد السماح لنا بادارة هذه المدن ، اذهب وصممها .
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.外に出て都市計画をさせることは 誰も望まないでしょう 研究者を荒野に放とうとは 誰も思わないわけです...(笑)