Ana içeriğe geç
Sözlük

istemezler ile cümle

istemezler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ölmek istemezler.They don't want to die.
Anne babam her gece bira içmemi istemezler.My parents don't want me drinking beer every night.
Umarım bunu yeniden yazmamı istemezler.I hope they don't ask me to rewrite this.
Ağır öğrenenler sık sık okula gitmek istemezler.Slow learners often don't want to go to school.
Yavaş öğrenenler sık sık okula gitmek istemezler.Slow learners often don't want to go to school.
Yavaş öğrenenler çoğu kez okula gitmek istemezler.Slow learners often don't want to go to school.
İnsanlar sahip olduklarını istemezler.People don't wish for what they own.
Neredeyse tüm Plütonyalılar, artık evlerinin bir gezegen olduğuna inanmak istemezler.Nearly all Plutonians do not want to believe that their home is no longer a planet.
Onlar uluslarası görüşme ücreti ödemek istemezler, o yüzden şöyle konuşurlar, "Timmy!They don't want to pay the international fees, so they're like, "Timmy!
Kendileri de roket atmak istemezlerdi,They wouldn't want to have missiles fired at them, but they say,
Elektrik istemezler.They don't want electricity.
Çok yaşlı, çok genç, çok pasaklı, çok aptal birini istemezler.Too old, too young, too scruffy, too stupid, and they won't do it.
Akıllıca; kedi onları öldürsün istemezler.Pretty smart -- they don't want to get killed by a cat.
Kesinlikle elektronlarını vermek istemezler.They definitely don't want to give away their electrons.
İnsanlar zor anlar yaşarken ya da tatsız bir olay yaşarken sigorta istemezler mi?Don't people look to insurance when they're having a hard time or in a sticky situation?
Medyan veya mod u bulmanızı istemezler.They don't want you figure out the median or the mode.
Etrafta gezinip durmak istemezler. Sadece gitmek ve hedefe varmak isterler. Nedir bu?They don't want to look around, they just want to go, to get to that point.
İnsanlar bu konu hakkında konuşmak istemezler. Toplumda bununla ilgili ortak bir korku var.People are reluctant to talk about it -- there's a fear associated with it.
Normalde polis memurları hapishane görevi yapmak istemezler.Normally police officers don't want to do prison.
Ve o "Bilirsin onlar, kızgın, siyahi adamı istemezler." dedi.She said, "They don't want, like, the angry black man."
Genelde konuşmak istemezler, ben de çok anlamıyorum.People never want to say, I really don't understand.
‹‹Tanrısızlar öfkelerini içlerinde gizler, Kendilerini bağladığında Tanrıdan yardım istemezler."But those who are godless in heart lay up anger. They don't cry for help when he binds them.
Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler. Yaptığınız her hayrı Allah bilir.God is surely cognisant of good things that you spend.
Orada sürekli kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
(Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler.You can know them from their faces for they do not ask of men importunately.
Onda ebedi olarak kalıcıdırlar, ondan ayrılmak istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Onları yüzlerinden tanırsın, insanlardan yüzsüzlük ederek bir şey istemezler.You can know them from their faces for they do not ask of men importunately.
Orada temelli kalırlar, başka bir yere gitmek istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Orada ebedi olarak kalırlar ve oradan ayrılmak da istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ve yırtıklık ederek insanlardan bir şey istemezler.You can know them from their faces for they do not ask of men importunately.
Sen onları simalarından tanırsın. Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler.You can know them from their faces for they do not ask of men importunately.
Orada ebedi kalacaklardır. Oradan hiç ayrılmak istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Orada sürekli kalıcıdırlar, orayı hiç bir şeyle değişmek istemezler.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.And whatever good you expend, surely God has knowledge of it.
Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.And whatever good you expend, surely God has knowledge of it.
Kalpleriyle istemezlerken sizi ağızlarıyla hoşnut etmeye uğraşırlar; çokları fasıktırlar.They please you with their mouth, the while their hearts refuse; and most of them are Ungodly.
Oradan hiç ayrılmak istemezler.No desire will they have to be removed therefrom."
Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler.You may know them by their mark, they do not beg of people at all.
Yüzsüzlük ve yırtıklık ederek insanlardan bir şey istemezler.You may know them by their mark, they do not beg of people at all.
Ey Resulüm, sen onları simâlarından tanırsın! Onlar yüzsüzlük ederek halktan bir şey istemezler.You may know them by their mark, they do not beg of people at all.
Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler.They do not ask from people insistently.
Çünkü onlar yüzsüzlük ederek istemezler.They do not ask from people insistently.
Fakat elleriyle yaptıkları işler ortada iken, ölümü asla istemezler.But they will never wish for it, because of what their hands have forwarded.
Onlar yüzsüzlük ederek halktan bir şey istemezler.They do not ask from people insistently.
Onları simalarından (yüzlerinden) tanırsın. Yüzsüzlük edip insanlardan istemezler.You recognize them by their mark; they do not ask the people importunately.
O zamanlar çocuklar bana “çingene” der, yanıma oturmak istemezlerdi.That's when children dubbed me "gypsy", and they did not want to sit with me.
Hâlâ mı Allah'a tövbe etmezler ve ondan bağışlanma istemezler?So will they not repent to Allah and seek His forgiveness?
Hatta ana-babaları bile onları kabul etmek istemezler.Noch dazu können sich ihre Eltern überhaupt nicht leiden.
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Ils ne lavent pas leurs vêtements, ne les repassent pas, et ne portent pas d'habits propres.
Hükümdar, onları çağırıp tehdit eder, onlarsa inançlarından ayrılmak istemezler.Mais comment feront-ils appel à lui s’ils n’ont pas cru en lui ?
Anne babam her gece bira içmemi istemezler.Mis padres no quieren que tome cerveza todas las noches.
Pandalar biraz utangaç yaratıklardır, insanların bulunduğu bölgelere pek girmek istemezler.Gli Uomini Forbice sono una razza di esseri inesistenti che attaccano gli esseri esistenti.
Şef Fergus Henderson bu et yaklaşımını "İnsanlar genelde etin et olarak görünmesini istemezler.Шеф-повар Фергус Хендерсон объяснил отношение к мясу так: «Люди не хотят, чтобы мясо выглядело как мясо.
Tahliye günleri geldiğinde, yakınları ve yapacak işleri olmadığı için dışarı çıkmak istemezler.بعد أسبوع، طُلب منهما المغادرة لأنهما لم يكونا مهذبين.
Kadına bağlanmak istemezler, sadık değillerdir.En ik geloof niet dat zij zichzelf ontrouw zijn geworden.
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Wśród nich nie było sławnych ludzi, nie dzierżyli też oni żadnych urzędów.
Kadına bağlanmak istemezler, sadık değillerdir.Hon värdesätter friheten och vill inte binda sig vid någon.
Muhacirlerin buralara yerleşmesini istemezler.Герої не планують тут залишатися.
Hükümdar, onları çağırıp tehdit eder, onlarsa inançlarından ayrılmak istemezler.O svoje věřící se věrně staral a nezanedbával je.
Hatta ana-babaları bile onları kabul etmek istemezler.Deres forældre gør det heller ikke nemmere.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod