Eğer kız seninle gelmek istemezse, içtiğin ant seni bağlamaz. Yalnız, oğlumu oraya götürme.››倘若 女子 不 肯 跟 你 來 、 我 使 你 起 的 誓就 與 你 無干了 、 只是 不可帶 我 的 兒子 回 那 裡去
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Dacă ea a avut o zi proastă, nu vrea să audă: "Fă o baie și ești bine." (Râsete)
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Gdy kobieta ma zły dzień, nie chce słyszeć: "Weź kąpiel, będzie dobrze".
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Nếu họ vừa có một ngày tồi tệ, họ sẽ không muốn nghe
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Se hanno avuto una giornata storta, non vogliono sentirsi dire: "Fai un bel bagno caldo che ti passa."
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Si ellas han tenido un día malo entonces no querrán escuchar. "Métete en la tina, estarás bien".
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Si elles ont eu une mauvaise journée, elles ne veulent pas entendre,
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."אחרי יום קשה הן לא רוצות לשמוע: "לכי להתקלח. הכל יהיה בסדר."
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Ale ak to tá osoba nechce robiť, čo potom?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?De ha ő nem akarja megvalósítani, akkor mihez kezdesz?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Het belangrijkste is passie.
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Hvis personen ikke vil gøre det, hvad gør man så?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Jednak jeśli ten ktoś go nie zechce, to co zrobisz?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Jos tuo ihminen ei halua toteuttaa sitä, minkä sille voi?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?그 사람이 그것을 하고 싶어하지 않는다면, 어떻게 해야 할까요?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Mais si cette personne ne veut pas la réaliser, qu'allez-vous faire ?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Někomu můžete dát nápad. Pokud to ta osoba nechce dělat, co budete dělat vy?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Nếu người đó không muốn làm, vậy thì bạn phải làm sao?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Om den personen inte vill göra det vad ska man göra då?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Se essa pessoa não o quiser fazer, o que é que nós vamos fazer?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Se quella persona non vuole farlo, cosa si fa?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Si esa persona no quiere hacer aquello, ¿qué va a hacer Ud.?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Strast, s katero ljudje hranimo lasten razvoj, je najpomembnejša.
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Wenn diese Person diese nicht mag, was soll man tun?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Αν κάποιος δεν θέλει να την εφαρμόσει τι κάνεις τότε;
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Если этот человек не хочет её осуществлять, что вы будете делать?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Можете да дадете на някого идея. Ако човекът не иска да я осъществи, какво ще правите?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?Якщо ж сама людина не хоче цього робити, що ж зможете вдіяти ви?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?אבל אם אותו אדם לא רוצה לעשות את זה, מה תעשה?
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?إن لم يرغب هذا الشخص بتنفيذها، ماذا عليك أن تفعل؟
Eğer o insan yapmak istemezse, siz daha ne yapacaksınız?どうしようもありません 成長への情熱が 女性にとって
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.1920年代によくない界隈からの
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Die wil je echt niet verlaten als je een carrière in de parfumerie wilt.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Für eine Karriere in der Parfümindustrie sollte man es nicht wirklich verlassen.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Karrierista parfümkészítők nem is nagyon merészkednek el innen.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.향수 제작가로 성공하려는 사람은 이 동네의 원소를 그냥 내버려 두면 안되죠.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Nếu muốn xin được việc trong xưởng điều chế nước hoa thì các bạn không bao giờ muốn rời nó.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Non avete voglia di abbandonarla se volete perseguire una carriera in profumeria.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Nu vrei să-l părăseşti dacă vrei să ai o carieră în parfumerie.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Realmente no quieres irte de allí si buscas una carrera en perfumería.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Trzeba się jej trzymać, chcąc zrobić karierę w perfumerii.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Vous ne voulez surtout pas le quitter si vous voulez une carrière dans la parfumerie.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Αυτό δεν θέλετε να το ξεχάσετε αν θέλετε να ακολουθήσετε καριέρα αρωματοποιού.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Вам не следует покидать его, если вы хотите сделать карьеру в парфюмерии.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.Човек наистина не иска да го напуска, ако иска да прави кариера в парфюмерията.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.לא כדאי לכם לעזוב אותה אם אתם רוצים קריירה ביצירת בושם.
Eğer parfümeride kariyer yapmak istiyorsanız, onu bırakmayı hiç istemezsiniz.الحقيقة انكم لا تودون تركها ان اردتم ان يكون لكم مسيرة في العطارة.
Eğer seçim yapabilseydim, bu tünelden hiç çıkmak istemezdim.Se avessi avuto la scelta non avrei mai voluto lasciare.
Eğer seçim yapabilseydim, bu tünelden hiç çıkmak istemezdim.Si hubiera tenido la opción nunca hubiera querido irme.
Eğer seçim yapabilseydim, bu tünelden hiç çıkmak istemezdim.Ако имах избор, никога нямаше да поискам да се върна.
Eğer seçim yapabilseydim, bu tünelden hiç çıkmak istemezdim.完璧で素晴らしい世界だった
Eğer sizi görmek istemezsem, gözlerimi kapatabilirim.만약 제가 여러분을 보기 싫다면 눈을 감으면 됩니다.
Eğer sizi görmek istemezsem, gözlerimi kapatabilirim.Se eu não vos quiser ver, posso fechar os olhos.
Eğer sizi görmek istemezsem, gözlerimi kapatabilirim.Se non voglio vedervi, posso chiudere gli occhi.
Eğer siz yapmak istemezseniz, ben şimdi yaparım. -Ale udělám to sám pro případ, že byste to nechtěli zkoušet sami.
Eğer siz yapmak istemezseniz, ben şimdi yaparım. -Ale zrobię to teraz, na wypadek, gdybyście nie chcieli zrobić tego sami.
Eğer siz yapmak istemezseniz, ben şimdi yaparım. -혹시 하기 싫으면 내가 지금 할게.
Eğer siz yapmak istemezseniz, ben şimdi yaparım. -Pero lo haré ahora, en caso de que usted no ¿desea hacerlo usted mismo.
Eğer siz yapmak istemezseniz, ben şimdi yaparım. -لكني سأفعله الآن، في حال لم تكن تريد فعل ذلك بنفسك
Eğer yapmak istemezseniz onları da izleyebilirsiniz, seçim sizin.아니면 그냥 이들이 하는 걸 보셔도 됩니다. 마음 가는대로 하세요.