Ana içeriğe geç
Sözlük

istemez ile cümle

istemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü,bir düşünün,... gerçekten klima ya da... daha serin bir oda istemez misiniz?Protože, přemýšlejte nad tím, opravdu chcete klimatizaci, nebo jen chladnější místnost?
Çünkü,bir düşünün,... gerçekten klima ya da... daha serin bir oda istemez misiniz?Want, bedenk eens, is air-conditioning wat je wilt, of wil je een koelere kamer?
Çünkü,bir düşünün,... gerçekten klima ya da... daha serin bir oda istemez misiniz?Γιατί, αν το σκεφτείτε, χρειάζεστε κλιματισμό ή χρειάζεστε ένα πιο δροσερό δωμάτιο;
Çünkü,bir düşünün,... gerçekten klima ya da... daha serin bir oda istemez misiniz?Защото, ако се замислим, дали наистина искаме климатици, или по-хладно помещение?
Çünkü,bir düşünün,... gerçekten klima ya da... daha serin bir oda istemez misiniz?Потому что, - задумайтесь на минуту! что вам нужно: кондиционер или прохладный воздух в квартире?
Çünkü,bir düşünün,... gerçekten klima ya da... daha serin bir oda istemez misiniz?ועוזר לצנן את ערינו. כי אם תחשבו על זה, האם אתם רוצים דווקא מיזוג אוויר,
Çünkü,bir düşünün,... gerçekten klima ya da... daha serin bir oda istemez misiniz?لأنه, حين تفكر في الأمر، هل تريد تكييف الهواء حقا، أم أنها برودة الغرفة هو ما تريد؟
Çünkü,bir düşünün,... gerçekten klima ya da... daha serin bir oda istemez misiniz?欲しいのはエアコンですか それとも涼しい部屋ですか? 手段は違っても結果は同じことです
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Bởi bạn không muốn rơi vào tình huống không may, khi mình đang nói về thứ này mà đáng ra phải nói về thứ khác.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.För du vill inte hamna i ett olycklig sammanhang där du pratar om det ena istället för det andra.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.자칫하면 자리를 잘못 잡아서 원하는 것과는 정반대의 메시지를 전하게 되버리거든요.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Mert nem szeretnél egy szerencsétlen összevetést, amikor te egy dologról beszélsz, valami más helyett.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Nie chcemy skończyć z niefortunnym skojarzeniem, kiedy mówimy nie o tym, o czym chcieliśmy powiedzieć.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Non vorrete ottenere una sfortunata sovrapposizione, in cui parlate di una cosa invece di un'altra.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Pentru că nu vreţi să aveţi o alăturare nefericită. când vorbiţi despre un lucru în loc de celălalt.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Protože nechcete dostat nešťastné situace, v níž mluvíte o jedné věci, místo abyste mluvili o té druhé.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Sie wollen keine unvorteilhaften Überschneidungen, wenn Sie über das eine, anstatt über das andere sprechen.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Veď nechcete aby sam vám dostalo nešťastného porovnania, pri ktorom už hovoríte o niečom inom.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Адже ви не хочете потрапити у таку скруту, коли ви розповідаєте про одне, замість іншого.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Защото не искате да сте в тази нещастна позиция, при която говорите за едно нещо вместо за друго.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Потому что вам ведь не нужны нежелательные сопоставления Где вы говорите об одном, подразумевая другое.
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.(צחוק בקהל)
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.لأنك لا تريد أن تحصل على مجاورة مؤسفة وانت تتكلم عن شي وتجد شي عكسي له مجاور له
Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.並べてしまったりする (笑)
Çünkü, bir yerde tıkanıp kalmak istemezsiniz."Perché non vuoi restare bloccato."
Çünkü halıyı kesip atmak istemezsin, her nasılsa halı oraya yapışmıştır.Det er lettere at skære overskydende tæppe væk end at lime mere på.
Çünkü halıyı kesip atmak istemezsin, her nasılsa halı oraya yapışmıştır.항상 올림을 해야지, 카펫을 자르는 것이 쉽다고 해서 카펫을 풀로 붙일 수는 없다고" 말입니다
Çünkü halıyı kesip atmak istemezsin, her nasılsa halı oraya yapışmıştır.Neříkáte: "Toto může mít jen 2 platné číslice." Můžete říct:
Çünkü halıyı kesip atmak istemezsin, her nasılsa halı oraya yapışmıştır.Sólo porque no querés cortar la alfombra, podés de alguna forma pegar la alfombra ahí.
Çünkü halıyı kesip atmak istemezsin, her nasılsa halı oraya yapışmıştır.短かったからとカーペットをつなぐのは簡単じゃない.」 しかしそれはカーペットの場合です.私は単に有効数字で精度がどうなるかを
Çünkü kimse olan ürünlerden daha pahalısını almak istemez.Nikt przecież nie zapłaci więcej za podobny produkt".
Çünkü kimse olan ürünlerden daha pahalısını almak istemez.¿Por qué?
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Bởi vì SETI không muốn nghe về điều này
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Brûle!" Parce que la SETI (la recherche d'une intelligence extraterrestre) ne veut pas entendre ça.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Ci z SETI nie chcą o tym słyszeć.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Denn SETI will das nicht hören.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Il SETI non vuole sentirne parlare.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Koska SETI ei halua kuulla tätä.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Pentru că SETI nu vrea să audă asta.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.왜냐면 SETI*는 이걸 듣고 싶지 않으니까요. (*외계 생명체 탐사 프로젝트, 역자주)
Çünkü SETI bunu duymak istemez.SETI vil ikke høre om det her.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.SETI wil dit namelijk helemaal niet horen.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.SETIは宇宙に様々なものが 存在すると思っています
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Επειδή το SETI δεν θέλει να τα ακούει αυτά.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Защото SETI (Търсене на извънземен разум) не иска да чува това.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.Потому что SETI не хочет это слышать.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.בגלל ש-SETI לא רוצים לשמוע מזה.
Çünkü SETI bunu duymak istemez.لأنّ "البحث عن ذكاء خارج الكرة الأرضية" أو "سيتي" لا تريد أن تسمع هذا.
Değil mi? O zaman hiç oynamak istemezdiniz.Bạn sẽ không bao giờ muốn chơi với nó.
Değil mi? O zaman hiç oynamak istemezdiniz. (Gülüşmeler)혹은 1달러를 잃는 것과 같을 것입니다. 그런데, 저라면 안 하겠습니다 (웃음)
Değil mi? O zaman hiç oynamak istemezdiniz. (Gülüşmeler)أو دولار واحد. أليس كذلك؟ كنت لن ترغب في اللعب.
Değil mi? O zaman hiç oynamak istemezdiniz. (Gülüşmeler)ここまで注意散漫は
Değil mi? O zaman hiç oynamak istemezdiniz.או דולר אחד. נכון? לעולם לא הייתם רוצים לשחק.
Delilikte takılı kalmak istemezsiniz. Takılı kalmak istemezsiniz, hep hareket halinde olmak istersiniz.Non vuoi impazzire, non vuoi rimanere fermo, vuoi continuare a muoverti.
Diğer metaller kadar elektron vermek istemez. -A do tego nie lubi oddawać swojego elektronu tak chętnie jak to robią metale.
Diğer metaller kadar elektron vermek istemez. -A nechce odevzdávat elektrony tak moc jako ostatní kovy.
Diğer metaller kadar elektron vermek istemez. -Dan tidak ingin memberikan elektron sebanyak logam lain.
Diğer metaller kadar elektron vermek istemez. -De plus, il a moins envie de céder ses électrons que les autres métaux.
Diğer metaller kadar elektron vermek istemez. -E ele não quer doar os seus elétrons tanto quanto outros metais querem.
Diğer metaller kadar elektron vermek istemez. -Infatti non rilascia facilmente elettroni come fanno gli altri metalli.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod