Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.כי אנחנו מאוד גיבורים. אנחנו גיבורים מאוד. ואנחנו לא רוצים להודות שאנחנו סובלים מכאב נוראי בחזה.
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.لأننا شجعان للغاية. نحن في غاية الشجاعة ، ونحن لا نريد أن نعترف بأنني أعاني ألم في الصدر شديد
Öyle cesuruzdur ki fena bir göğüs ağrısı çektiğimizi kabul etmek istemeyiz.胸にひどい痛みがあっても それを認めたいと思いません 患者のうち25%近くは症状がまったくありません
Parmağını kesmeni istemeyiz.Gå inte här och skrota.
Parmağını kesmeni istemeyiz.Non vogliamo che ti tagli un dito.
Parmağını kesmeni istemeyiz.No queremos que te cortes un dedo.
Parmağını kesmeni istemeyiz.Wir wollen keine abgesägten Finger.
Parmağını kesmeni istemeyiz.Δε θέλουμε εργατικά τυχήματα.
Sen daha fazla burda kalma, git. Parmağını kesmeni istemeyiz. Yarın ayık bir şekilde gel, tamam mı?Teď běž a vrať se střízlivý zítra ráno.
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz."" chúng ta sắp đi vào một con thuyền Hải tặc Nhưng ta không muốn bọn Hải tặc tìm thấy cháu đâu."
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""Dobře, půjdeš na pirátskou loď, ale musíš být potichu, protože nechceme, aby tě piráti našli."
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""Dobre, teraz vstupuješ na pirátsku loď, niesmieš sa ani pohnúť, aby ťa piráti nenašli."
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""좋아, 이제 너는 해적의 배에 오르게 된거란다. 배에 오르게 되면 해적이 너를 찾지 못하게 가만히 있어야 한단다."
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz."'Oké, je gaat nu in het piratenschip, maar je moet heel stil zijn, want de piraten mogen je niet vinden.'
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""Ok, vais entrar dentro do navio pirata, "mas fica quieto porque não queremos que os piratas te encontrem."
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""Ok, vei intra in nava piratului, dar fii foarte liniștit, căci nu vrem ca pirații să te găsească."
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz."OK 你一陣入去嗰隻海盜船度 但係要好靜唔好郁 因為我地唔想海盜揾到你
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""Rendben, most bemész a kalózhajóba, de maradj mozdulatlan hogy meg ne találjanak a kalózok!"
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""Добре, ще се качиш на пиратски кораб, но ще мълчиш, защото не искаме пиратите да те намерят."
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""Отже, зараз ти залізеш в піратський корабель, але лежи дуже тихенько, щоб пірати тебе не знайшли".
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""Сейчас ты отправишься на пиратский корабль, но не шевелись, иначе пираты тебя найдут".
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""אוקיי, אתם עומדים להכנס לספינת הפיראטים, אבל תישארו ממש ללא תזוזה מפני שאנחנו לא רוצים שהפירטים ימצאו אתכם."
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz.""حسناً، ستركبون في مركبة القراصنة، لكن كونوا على حذر لأننا لا نريد أن يجدكم القراصنة."
"Tamam, şimdi bir korsan gemisine giriyorsun, ama sakın kıpırdama çünkü korsanların seni bulmasını istemeyiz."でも じっとしていて 海賊に見つからないように」 結果は劇的なものでした
Ve biliyorum ki hiçbirimiz... ...böyle bir yere sahip olmak istemeyiz.Ainsi, je fais appel à vous : rejoignez-nous dans cet espace protégé et commençons à à le faire advenir.
Ve biliyorum ki hiçbirimiz... ...böyle bir yere sahip olmak istemeyiz.저는 그것이 우리가 원하는 것이 아닌 것을 압니다. 우리는 그렇게 될 필요는 없습니다.
Ve biliyorum ki hiçbirimiz... ...böyle bir yere sahip olmak istemeyiz.Muito obrigado.
Ve biliyorum ki hiçbirimiz... ...böyle bir yere sahip olmak istemeyiz.Затова ви моля да се присъедините, за да започне това да се случва.
Ve biliyorum ki hiçbirimiz... ...böyle bir yere sahip olmak istemeyiz.עשו יד אחת, בואו למרחב הבטוח, והבה נתחיל להגשים זאת.
Ve biliyorum ki hiçbirimiz... ...böyle bir yere sahip olmak istemeyiz.وأنا أعلم أننا لانريد أن يحصل لنا ذلك ولسنا مضطرين أن يحصل لنا ذلك
Ve biliyorum ki hiçbirimiz... ...böyle bir yere sahip olmak istemeyiz.そうなる必要もありません。 だから私は皆さんに訴えます。
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Kita takut menyenggol orang di sebelah kita.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Não queremos bater na pessoa ao lado.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Nechceme narazit do člověka vedle nás.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Nechceme naraziť do osoby vedľa nás.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Nem akarunk beleütközni a mellettünk lévőbe.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Nočemo trčiti v osebo zraven nas.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Non vogliamo entrare in contatto con le persone attorno a noi.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.No queremos tropezar con los de al lado.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Nous ne voulons pas nous cogner contre la personne près de nous.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Nu vrem să dăm peste persoana de lângă noi.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Vi ønsker ikke at bumpe ind i personen ved siden af os.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Vi vill inte stöta ihop med personen bredvid oss.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.We willen niet tegen iemand aanlopen.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Wir wollen nicht mit der Person neben uns in Berührung kommen.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Δεν θέλουμε να πέσουμε πάνω στο άτομο που βρίσκεται δίπλα μας.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Ми не хочемо бути поміченими.
Yanımızdaki insana çarpmak istemeyiz.Не искаме да се сблъскаме с човека до нас.
Zamanımızı trafikte bekleyerek, gişelerde durarak, ya da park etme yeri arayarak israf etmek istemeyiz.우리는 교통때문에, 요금 징수소 때문에 차에 앉아 기다리거나, 주차 공간을 찾느라고 시간을 낭비하고 싶지는 않습니다.
Zamanımızı trafikte bekleyerek, gişelerde durarak, ya da park etme yeri arayarak israf etmek istemeyiz.Nie chcemy przecież marnować czasu stojąc w korkach, stojąc do bramek opłat czy szukając parkingu.
Zamanımızı trafikte bekleyerek, gişelerde durarak, ya da park etme yeri arayarak israf etmek istemeyiz.Non vogliamo passare il tempo bloccati nel traffico, ai caselli o alla ricerca di un parcheggio.
Zamanımızı trafikte bekleyerek, gişelerde durarak, ya da park etme yeri arayarak israf etmek istemeyiz.No queremos perder el tiempo en el tráfico, en las cabinas de peaje o en busca de estacionamiento.
Zamanımızı trafikte bekleyerek, gişelerde durarak, ya da park etme yeri arayarak israf etmek istemeyiz.Nu vrem să ne pierdem timpul stând în trafic, stând la ghişee sau căutând locuri de parcare.
Zamanımızı trafikte bekleyerek, gişelerde durarak, ya da park etme yeri arayarak israf etmek istemeyiz.אנחנו לא רוצים לבזבז את זמננו בישיבה בפקקים, ישיבה בכבישי אגרה או בחיפוש אחר מקומות חניה.
Zamanımızı trafikte bekleyerek, gişelerde durarak, ya da park etme yeri arayarak israf etmek istemeyiz.لا نريد اهدار وقتنا جالسين في الزحام، أو في مقصورات كبيرة او البحث عن مكان للوقوف
Zamanımızı trafikte bekleyerek, gişelerde durarak, ya da park etme yeri arayarak israf etmek istemeyiz.渋滞の中や料金所 駐車場を探すために使いたくありません 一人一人の移動をストレス無用にする