Ana içeriğe geç
Sözlük

istemeyecek ile cümle

istemeyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Yine de Allah'a tevbe edip bağışlanma istemeyecekler mi?Why do they not turn to God and ask His forgiveness?
Hala mı tövbe etmeyecekler Allah'a ve hala mı yarlıgamasını istemeyecekler?Why do they not turn to God and ask His forgiveness?
Sürekli kalacaklardır orada. Çıkmak istemeyeceklerdir oradan.Where they will abide for ever, never wanting a change.
Eğer iman eder korunursanız, Allah, ödüllerinizi verecek ve sizden mallarınızı istemeyecektir.If you believe and fear God, he will give you your reward, and will not ask for your possessions.
Çıkmak istemeyeceklerdir oradan.No desire will they have to be removed therefrom."
İçlerinde ebedî olarak kalacaklar, oradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir."Wherein they shall dwell (forever).
Ellerinin önden gönderdiği şeyler yüzünden ölümü hiçbir zaman istemeyeceklerdir.But they will never wish for it, because of what their hands have forwarded.
Ancak kendisi görev süresinin uzatılmasını istemeyecek.However, he himself will not seek an extension of his mandate.
Bundan vazgeçmek istemeyeceklerdir." dedi.They would not like to give it up," he said.
Bu durumda pek zarif bir şekilde sarkacak ve destek istemeyecektir.Мы с грустью наблюдали за ним, но ничем не могли помочь».
Bu durumda pek zarif bir şekilde sarkacak ve destek istemeyecektir.너는 그것들을 경배하거나, 그것들을 섬기지 못한다.
Benden kapıyı açmamı istemeyeceksin, değil mi?Hé, tu ne t'attends pas à ce que je t'ouvre la porte quand même ?!
Benden kapıyı açmamı istemeyeceksin, değil mi?Hé. Ugye nem arra vár, hogy kinyissam magának az ajtót?
Benden kapıyı açmamı istemeyeceksin, değil mi?Δεν θα μου ζητήσεις να σου ανοίξω και τη πόρτα τώρα...;
Benden kapıyı açmamı istemeyeceksin, değil mi?انت لن تطلبي مني ان افتح باب السيارة لك اليس كذلك؟
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.Ez sokak véleményét sérti, és valószínűleg ezért néhányan azt fogják mondani inkább ne is jöjjek vissza.
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.Isto ofende muita gente e é, provavelmente, uma das coisas a que muitas pessoas dirão que devo voltar, também.
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.많은 사람의 심기를 불편하게 하는 부분인데, 아마도 사람들이 "쟤 왜 또 왔냐"라고 할 이유 중 하나일겁니다.
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.Nó làm mất lòng rất nhiều người, và đó có thể là một trong những thứ người ta bảo tôi không nên nhắc lại.
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.To uráží mnoho lidí a to je jeden z důvodů, proč mě už nechtějí vůbec vidět.
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.Това засяга много хора, и вероятно е едно от нещата, за които хората ще кажат също, че не трябва да се връщам.
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.Це дратує багатьох людей, і, можливо, тому мені скажуть не повертатись до цього.
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.המיקום הזה פוגע בהרבה אנשים, וזה כנראה אחד מהמקומות שאנשים אומרים לי שאני צריך ללכת ולא לחזור.
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.وهذا قد يسيء للعديد من الاشخاص وهو أحد الامور التي تدفع الناس لعدم الوثوق بالرجوع مرة أخري , أيضا .
Bu birçok insanı kızdırıyor, bir de muhtemelen bu, insanların, benim de dönmemi istemeyecekleri bir konu.私にこの話はしないほうがよいと多くの人が言います でも私はこの話がしたい おかしいと思いませんか
Bundan sonra eminim ki burada yetişen balığı yemek istemeyeceksiniz çünkü bu gastronomik bir Rus ruleti olur.Di certo nessuno vorrà mangiare il pesce che vi proviene, perché sarebbe come una roulette russa gastronomica.
Bundan sonra eminim ki burada yetişen balığı yemek istemeyeceksiniz çünkü bu gastronomik bir Rus ruleti olur.Na pewno nie będziecie wtedy jeść morskich ryb, bo byłoby to jak gastronomiczna rosyjska ruletka.
Bundan sonra eminim ki burada yetişen balığı yemek istemeyeceksiniz çünkü bu gastronomik bir Rus ruleti olur.Y seguro no querrán comer peces criados allí, porque sería como la ruleta rusa gastronómica.
Bundan sonra eminim ki burada yetişen balığı yemek istemeyeceksiniz çünkü bu gastronomik bir Rus ruleti olur.Вы уж точно не захотите есть рыбу выращенную там, так как это будет разновидностью Пищевой Русской Рулетки.
Bundan sonra eminim ki burada yetişen balığı yemek istemeyeceksiniz çünkü bu gastronomik bir Rus ruleti olur.ואז ודאי לא תרצו לאכול דגים שגדלו שם, כי זה יהיה כמו רולטה רוסית גסטרונומית.
Bundan sonra eminim ki burada yetişen balığı yemek istemeyeceksiniz çünkü bu gastronomik bir Rus ruleti olur.その魚を食べるということは 食事のロシアンルーレットのようなものです あるときはアオコが当り
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Dat gaan ze nooit willen doen."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."De går aldrig med til det."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."De kommer aldrig att vilja göra det här."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."De tänker aldrig vill göra detta."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Eles nunca vão querer fazer isso."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."He eivät kyllä ikinä halua tehdä sitä."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Họ sẽ chẳng bao giờ muốn làm điều này đâu."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."그들은 결코 이것을 하기 원하지 않을거예요."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Mereka takkan pernah mau melakukan ini."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Nigdy się na to nie zgodzą".
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Nikdy nebudou chtít něco takového udělat."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Nikto to nebudú chcieť urobiť."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Nunca irão querer fazer isto."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Nunca van a querer hacer esto."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Nu vor dori niciodată să facă asta."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Sie werden das niemals machen wollen."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Soha nem fognak belemenni."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Δεν πρόκειται ποτέ να θελήσουν να το κάνουν αυτό."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk."Никога няма да го направят."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk.ואני וכל הקבוצה חשבנו
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk." لن يفعلوا ذلك مطلقا."
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk.وقال "انهم لا تريد الذهاب الى القيام بذلك".
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk.次の日に「2週間後から始めていただけますか」 と言われたんです
" Bunu asla yapmak istemeyecekler. " diyorduk.次の日に「2週間後から始めていただけますか」と言われたんです
Çoğu cebir dersinde, bunu bu kadar ayrıntılı yapmanızı istemeyecekler.대부분의 대수에 있어서는 이와 같습니다
Çoğu cebir dersinde, bunu bu kadar ayrıntılı yapmanızı istemeyecekler.Učitelé matematiky po vás většinou nechtějí, abyste byli až takto přesní.
Çoğu cebir dersinde, bunu bu kadar ayrıntılı yapmanızı istemeyecekler.معظم دروس الجبر، لا تجعلك دقيقاً بهذا الشأن
Cunku kimse dava edilme riskine girmek istemeyecektir.Bo nikt nie będzie chciał ryzykować sprawy sądowej.
Cunku kimse dava edilme riskine girmek istemeyecektir.Denn niemand würde mehr riskieren wollen, verklagt zu werden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod