istememiş ile cümle
istememiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.Vždy byla sportovně založená, ale ze začátku fotbal nehrála za žádný klub.
Bu arsanın sahibi, başlarda arsasının satılmasını istememiştir.A császár eleinte nem akarta engedélyezi a bemutatót.
Büyük günah işleyen kişinin durumu konusunda yorum yapmak istememişlerdir.Nem látja be vétkeinek rettenetes horderejét.
Öyle ki diğer takım üyeleri artık onunla ilgilenmek istememiştir.Ezzel együtt a csapattársai azonban már nem bíztak meg benne.
Fakat Karl, şehri terk etmek istememiştir.Αλλά η Ειρήνη δεν σκόπευε να την εγκαταλείψει.
Ama tahtı ona bırakmak istememişti.Όμως, ο διάβολος δεν την άφηνε σε ησυχία.
Çünkü onun kendisini yanlış anlamasını istememiştir.Ο ίδιος αρνούνταν να το αντιληφθεί.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...Det var et tidspunkt hvor jeg ikke ville tilbage i studiet...
Çünkü onun kendisini yanlış anlamasını istememiştir.Hun mener ikke selv, hun har gjort noget forkert.
Bu arsanın sahibi, başlarda arsasının satılmasını istememiştir.Ejeren var imidlertid ikke interesseret i at sælge.
Öyle ki diğer takım üyeleri artık onunla ilgilenmek istememiştir.Ordningen med egne perleinspektører svarte seg ikke lenger.
Bu arsanın sahibi, başlarda arsasının satılmasını istememiştir.Tapi Pak Syukur kekeuh gak mau menjualnya.
Murtaza ve onun gibi düşünenler ise ezan seslerine kavuştukları için şükretmiş mal mülk istememişlerdir.いずくとも知れぬ、かかる不遇の身の某(それがし)を、御部落の方々は、親身も及ばぬ看護をして下され感謝の言葉も御座らぬ。
Fakat Karl, şehri terk etmek istememiştir.クルアーンでは、妻は町を去ろうとしなかった。
Çünkü savaşta güçsüz kalmak istememiştir.非力なため戦闘には向いていない。
Ulusal güvenliği ilgilendiren bir konu olduğunu söyleyerek yorum yapmak istememişler.州政府はこれは軍警察の関与すべき問題であると発言し、介入しなかった。
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.父と兄の影響でサッカーを始め、幼い時にはサッカー以外のスポーツはしなかった。
Çünkü onun kendisini yanlış anlamasını istememiştir.本人は悪く思っていないらしい。
1960 Olimpiyatlarından sonra Jenkins, 1960 Dünya Artistik Patinaj Şampiyonasına katılmayı istememiştir.1960年奧林匹克運動會後,詹金斯拒絕參加1960年世界錦標賽,而轉為職業表演者。
Yapının mimarı Peter Zumthor kaplıcanın hiçbir yerine saat monte edilmesini istememişti.這個全壘打預告特別讓Charlie Root感到厭煩。
Çünkü onun kendisini yanlış anlamasını istememiştir.他沒想到自己竟然錄取了。
Öyle ki diğer takım üyeleri artık onunla ilgilenmek istememiştir.结果,不再有其他重要官员接见他。
Ancak, Uygurlar; Kırgızların boyunduruğu altına girmek istememiştir.그러나 허정숙은 분열을 원하는 것은 아니라며 이에 대해 해명하였다.
Bu arsanın sahibi, başlarda arsasının satılmasını istememiştir.뜨득황제는 처음에는 이 협약의 타당성을 받아들이지 못했다.
Çünkü onun kendisini yanlış anlamasını istememiştir.그러나 그녀는 자신을 위해서 운 적은 없다고 한다.
Hiçbir zaman Ölüm yiyen olmak istememiştir.상대가 누구든 절대로 먹여 남기는 것을 허락하지 않는다.
1960 Olimpiyatlarından sonra Jenkins, 1960 Dünya Artistik Patinaj Şampiyonasına katılmayı istememiştir.1960년 올림픽 이후, 젱킨스는 1960년 세계 피겨 스케이팅 선수권 대회 출전을 거부했다.
Bir süreliğine stüdyoya dönmek istememiştim...לזמן מה, אני לא רציתי לחזור לעבודה באולפן...
Öyle ki diğer takım üyeleri artık onunla ilgilenmek istememiştir.הממתקים כבר לא מדברים איתי עליו.
Kabrinin yerini bir iki talebesinden başka kimsenin bilmesini istememiştir.הוא רצה לוודא שלא יהיה יורש אחר מלבדו.
Çünkü onun kendisini yanlış anlamasını istememiştir.Той дори смятал себе си за непогрешим.
MTV kanalı Guns N' Roses klipleri yayınlamayı albümün orijinal kapağı yüzünden istememişlerdi.MTV je odbio puštati Guns N' Roses video spotove zbog originalnog omota albuma.
Ama tahtı ona bırakmak istememişti.Kralj ga nije htio pustiti.
Büyük günah işleyen kişinin durumu konusunda yorum yapmak istememişlerdir.S uspokojením komentujú skazu hriešnika.
Fakat Karl, şehri terk etmek istememiştir.Nik už nemohol z mesta uniknúť.
Babası futbol oynamasını da başlangıçta hiç istememiş hatta Futbola karşı bir insandı.Nors Nelsonas nuo pat vaikystės troško žaisti futbolą, tėvai jam neišgalėjo nupirkti kamuolio.
Fakat Karl, şehri terk etmek istememiştir.Kunigas nenorėjo palikti Tėvynės.
Laurence'ın Donanma'ya katılmasını istememiştir.Varrak ei soovitanud laevameestel saarele minna.
Çünkü savaşta güçsüz kalmak istememiştir.Halva tervise tõttu ta lahingutes ei osalenud.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Compreendi que aqueles miúdos não queriam ser rudes com o meu filho.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Comprendí que esos niños no pretendían ser maleducados con mi hijo.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Det föreföll mig att de där barnen inte hade menat att vara elaka mot min son.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Dotarło do mnie, że dzieci w szkole nie chciały być niegrzeczne w stosunku do syna.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era chiaro che quei ragazzi non volevano essere maleducati con mio figlio.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Era clar că acei copii nu aveau intenția să fie răi cu fiul meu.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Ik zag haarscherp dat die kinderen mijn zoon niet wilden kwetsen.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.J'ai compris que ces enfants n'avaient pas eu l'intention d'être méchants avec mon fils.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.그 아이들이 제 아들에게 무례하게 대하려고 한 것은 아닙니다.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Mir wurde bewusst, dass diese Jungs nicht absichtlich gemein zu meinem Sohn waren.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Rájöttem, hogy azok a gyerekek nem akartak gorombák lenni a fiammal.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Saya menyadari bahwa anak-anak itu tak bermaksud jahat pada anak saya.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Uvědomila jsem si, že tyto děti nechtěli být hrubé k mému synovi.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Uvedomila som si, že tie deti nechceli byť hrubé na môjho syna.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Xin lưu ý rằng mấy đứa trẻ không cố ý xúc phạm con trai tôi.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Τότε συνειδητοποίησα ότι αυτά τα παιδιά δεν φέρθηκαν με αγένεια στο γιο μου.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Стало ясно, что у тех мальчиков не было намерения нападать на моего сына.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.Тези деца всъщност не са искали да проявят грубост към сина ми.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.זה הגיע לנקודה שהילדים האלו לא התכוונו להתנהג בגסות אל בני.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.واتضح جليا أن هؤلاء الأطفال لم يقصدوا أن يكونو فظين مع ابني.
Açık bir şekilde, bu çocuklar oğluma kaba davranmak istememişlerdi.息子を殴った子どもたちには いじめの意図などなく 周りの大人たちの影響を受けたにすぎない
İlgili Sayfalar