Ana içeriğe geç
Sözlük

istemediler ile cümle

istemediler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Romalılar, imparatorluklarının çökmesini istemediler; ama yaptılar.Romans did not want their empire to decline; but it did.
Onlar münakaşaya karışmak istemediler.They did not wish to become embroiled in the dispute.
Köleliğin daha fazla yayılmasını istemediler.They wanted no further spread of slavery.
Bu konuda onu desteklemek istemediler.They did not want to support him on this issue.
Kavgaya karışmak istemediler.They did not want to get involved in the fighting.
Onun hakkında konuşarak çok zaman harcamak istemediler.They did not want to spend much time talking about it.
Polonyalı kızlar, Justin Bieber'ın Polonya'ya gelmesini istemediler.Polish girls didn't want Justin Bieber to come to Poland.
Onlar onu incelememi istemediler.They didn't want me to examine it.
Tom ve Mary birbirleriyle evli kalmak istemediler.Tom and Mary didn't wish to remain married to each other.
Tom ve Mary beklemek istemediler.Tom and Mary did not want to wait.
Onlar beni orada istemediler.They didn't want me there.
Söylemek zorunda olduğum şeyi dinlemek istemediler.They didn't want to listen to what I had to say.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.His parents never married.
Kalabalığa karşı gelmek istemediler ve kalabalık davranışına uydular.They didn't want to stand out for the crowd. And went along with crowd behavior.
Tamam. Bilirsin, oraya gitmek bile istemediler.They didn't even want to go there.
Ona dokunmak bile istemediler.They didn't even want to touch that one.
Ve Lionel kendi fırınını açtığında Fransızlar bunu aşağıladılar. Ekmeğini almak istemediler.And when Lionel started his bakery, the French pooh-pooh-ed it.
Onlar bunu yapmak istemediler. Birden oluverdi. Kontrolü kaybettiler.They did not want to do this, it just happened -- they lost control.
Sabit parçalı sisteme geçmeyi istemediler.They didn't want to go to a componentized system.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!Well, they didn't. They didn't want to send their books.
İnsanlar istemediler. Araştırmacılar buna neden olabilecek bir çok şeyi düşündüler.People did not want them, and they thought about all kinds of reasons for that.
Vietnam'ın Komünist olmasını istemediler.They did not want all of Vietnam to become Communist.
SETimes'ın temasa geçtiği bu tür kredileri veren banka yetkilileri, kayıt yapılmasını istemediler.When contacted by SETimes, bank officials issuing such loans refused to go on record.
Denekler, uykuya dalacaklarından korktukları için gazın kapanmasını istemediler.The subjects did not want the gas to turn off, for fear they would fall asleep.
Bu kez Japonlar, Korelileri açık suya kadar takip etmek istemediler ve karada kaldılar.This time the Japanese were unwilling to follow the Koreans into open water and stayed onshore.
Danimarka Batı Hint Adaları'ndaki köleler de özgürlüklerini beklemek istemediler.The slaves in the Danish West Indies did not want to wait for their freedom, either.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.Es war anfänglich nicht für den Renneinsatz gedacht.
Bazı liderler onlarla görüşmek istemediler, hatta onları engellediler.Il leur était interdit de converser avec eux, ni même de les saluer.
Norveçliler İsveç yönetimini istemediler.Nous, nous ne voulons pas gouverner l'Espagne.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Sus padres no llegaron nunca a casarse.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.Al principio ellos no querían decírselo, pero les obligó a que hablaran.
Üç gemiyle çıkıp gelen Phokaialının kendilerine eziyet etmesine katlanmak istemediler.La cosa che non sapevano è che tre Marines vi si erano trincerati.
Bu konuda onu desteklemek istemediler.Они не хотели поддерживать его в этом деле.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Родители в браке не состояли.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Seus pais nunca foram casados.
Norveçliler İsveç yönetimini istemediler.Nós não queríamos que os vietnamitas dominassem.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Haar ouders zijn nooit getrouwd geweest.
Tom ve Mary beklemek istemediler.Tom en Mary wilden niet wachten.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Jego rodzice nigdy się nie pobrali.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Її батьки не були одружені.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.А спочатку цього вони не говорили, щоб не піддатися загальному від усіх докору.
Belki de, çok önemli bir olaydan kaçıyorlardı ve geliş yerlerini ve kökenlerini deşifre etmek istemediler.Особливо вони намагалися уникати сварок, не проводили жодних святкувань і не укладали важливих угод.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Szülei sohasem házasodtak össze.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Hänen vanhempansa eivät koskaan menneet naimisiin.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.Alussa en ajatellut että äänet olisivat tarpeellisia.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Οι γονείς δεν παντρεύτηκαν ποτέ.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.Δεν ήθελα να τον υποδυθώ αρχικά ως κακόβουλο.
Bazı liderler onlarla görüşmek istemediler, hatta onları engellediler.Stormændene ville eller kunne ikke tøjle dem.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Foreldre ble aldri gift.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Cha mẹ cô không đi đến hôn nhân.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.Ban đầu cũng không có lòng muốn lấy thiên-hạ.
Bazı liderler onlarla görüşmek istemediler, hatta onları engellediler.그러나 근처의 양반들은 이들을 인정하지 않았고, 이들과 혼인관계나 교류를 하지 않았다.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.בתחילה, הספרדים לא רצו ליישב את האזור, בגלל אופיו המדברי.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.ספק אם הוריה אכן נישאו זה לזו מעולם.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Родители му не се женят.
Onun için başta konuşmak istemediler, sustular.Isprve ga se nije planiralo poribljavati.
Babalarının evlenmelerini hiç istemediler.Jeho rodičia neboli nikdy zosobášení.
Norveçliler İsveç yönetimini istemediler.Kakor koli pa Norvežani niso hoteli sprejeti švedske oblasti.
‹‹Ama atalarımız dinlemek istemediler; inatla sırtlarını çevirdiler, duymamak için kulaklarını tıkadılar.Ale nechtěli pozorovati, a nastavili ramene urputného, a uši své obtížili, aby neslyšeli.
‹‹Ama atalarımız dinlemek istemediler; inatla sırtlarını çevirdiler, duymamak için kulaklarını tıkadılar.Ale nie chcieli dbać; i obrócili się tyłem, a uszy swe zatulili, aby nie słuchali.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod