istem ile cümle
istem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sorunlarımı tartışmak istemiyorum.I don't want to discuss my problems.
Sorunlarımdan söz etmek istemiyorum.I don't want to discuss my problems.
Seninle yürüyüşe çıkmak istemiyorum.I don't want to go jogging with you.
Sensiz gitmek istemiyorum, TomI don't want to go without you, Tom.
Kimseyi incitmek zorunda olmak istemiyorum.I don't want to have to hurt anyone.
Mary'yi sevmek istemiyorum ama seviyorum.I don't want to love Mary, but I do.
Kimseyi mutsuz etmek istemiyorum.I don't want to make anyone unhappy.
Yüzünü tekrar görmek istemiyorum?I don't want to see your face again.
Şimdi bu konuda konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about this now.
Artık seninle konuşmak istemiyorum.I don't want to talk to you anymore.
Ben bir an daha yitirmek istemiyorum.I don't want to waste a moment more.
Çok sık ziyaret ederek kabak tadı vermek istemiyorum.I don't want to wear out my welcome.
Tom'un Mary'ye tavsiye vermesini istemiyorum.I don't want Tom giving Mary advice.
Tom'un hayal kırıklığına uğramasını istemiyorum.I don't want Tom to be disappointed.
Tom'un deli olduğumu düşünmesini istemiyorum.I don't want Tom to think I'm crazy.
Sadece seninle dövüşmek istemiyorum.I just don't want to fight with you.
Sana bunu yapmak istemediğimi söyledim.I told you I didn't want to do this.
Ben bir dayatma olmak istemiyorum.I wouldn't want to be an imposition.
Ben Tom'un acı çekmesini görmeyi istemezdim.I wouldn't want to see Tom get hurt.
Yaralandığını görmek istemiyorum.I wouldn't want to see you get hurt.
Gitmemi istemezsen gitmem.If you don't want me to go, I won't.
Bunu yapmak istemiyorsan, sorun değil.If you don't want to do it, it's OK.
Bunu yapmak istemiyorum gibi değil.It's not like I don't want to do it.
Belki Tom sizi rahatsız etmek istemedi.Maybe Tom didn't want to bother you.
Belki de Tom endişelenmeni istemiyor.Maybe Tom doesn't want you to worry.
Bunu kendileri yapmak istemiyor.They don't want to do it themselves.
Tom gerçekten tavsiyeni istemiyor.Tom doesn't really want your advice.
Tom Mary'nin cesaretini kırmak istemiyor.Tom doesn't want to discourage Mary.
Tom bunun hakkında konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk about this.
Tom kimseyle konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk to anybody.
Tom senin gitmeni istemiyor, değil mi?Tom doesn't want you to go, does he?
Biz sensiz başlamak istemedik.We didn't want to begin without you.
Neden Boston'a gitmek istemedin?Why didn't you want to go to Boston?
Tom'un ölmesini istemedin, değil mi?You didn't want Tom to die, did you?
Sen bu yoldan aşağıya doğru inmek istemiyorsun.You don't want to go down this road.
Bir şey istemediğinden emin misin?Are you sure you don't want anything?
Sürmek istemediğine emin misin?Are you sure you don't want to drive?
Tom'la gitmek istemediğine emin misin?Are you sure you want to go with Tom?
Ne istediğimi bana sormak istemiyor musun?Don't you want to ask me what I want?
Ne olduğunu bilmek istemiyor musun?Don't you want to know what happened?
Onu yapmak istemedim ama yapmak zorundaydım.I didn't want to do it, but I had to.
Resepsiyona gitmek istemedim.I didn't want to go to the reception.
Bunun hakkında Tom'a söylemeyi istemedim.I didn't want to tell Tom about this.
Ben neden olduğu hakkında düşünmek bile istemem.I don't even want to think about why.
Asla bu odadan ayrılmak istemiyorum.I don't ever want to leave this room.
Kimsenin burada olduğumu bilmesini istemiyorum.I don't want anyone to know I'm here.
Bu gece tekrar spagetti istemiyorum.I don't want spaghetti again tonight.
Gösteri için geç kalmak istemiyorum.I don't want to be late for the show.
Artık böyle olmak istemiyorum.I don't want to be like this anymore.
Yapmam gerekeni yapmak istemiyorum.I don't want to do what I need to do.
Onu yapman için seni zorlamak istemiyorum.I don't want to force you to do that.
Buna dahil olmak istemiyorum.I don't want to get involved in this.
Ben onun üstünden tekrar gitmek istemem.I don't want to go over it all again.
Öğle yemeği yemek için Tom'la gitmek istemiyorum.I don't want to go to lunch with Tom.
Hayatımı korkuyla yaşamak istemiyorum.I don't want to live my life in fear.
Ben hayal kırıklığına uğradığını görmek istemiyorum.I don't want to see you disappointed.
Hayallerim hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about my dreams.
Tom'un beni böyle görmesini istemem.I don't want Tom to see me like this.
Sadece onu yapmak istemiyorum artık.I just don't want to do that anymore.
Bunun olmasını istemediğini biliyorum.I know you don't want that to happen.