istem ile cümle
istem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Açıkçası Tom gitmek istemiyordu?Evidently, Tom didn't want to go.
Nasıl olur da uyumak istemezsin?How come you don't want to sleep?
Tom'un sinirlenmesini istemedim.I didn't want Tom to get nervous.
Tom'un yaygara koparmasını istemiyorum.I don't want Tom to make a fuss.
Sinirlenmeni istemedim.I didn't want you to get nervous.
Senin yaygara koparmanı istemedim.I didn't want you to make a fuss.
Ben bile şimdi burada olmak istemiyorum.I don't even want to be here now.
Ben bile Tom'la konuşmak istemiyorum.I don't even want to talk to Tom.
Onun değişmesini hiç istemiyorum.I don't ever want that to change.
Gerçekten seni terk etmek istemiyorum.I don't really want to leave you.
Kimsenin canının yanmasını istemem.I don't want anybody to get hurt.
Bu konuda tartışmak istemiyorum.I don't want to argue about this.
Sana bir şey sormak istemiyorum.I don't want to ask you anything.
Başka bir yerde olmak istemiyorum.I don't want to be anywhere else.
İş için geç kalmak istemiyorum.I don't want to be late for work.
Başka bir şey yapmak istemiyorum.I don't want to do anything else.
Bunu seninle yapmak istemiyorum.I don't want to do this with you.
Kendimi utandırmak istemiyorum.I don't want to embarrass myself.
Hapishaneyi boylamak istemiyorum.I don't want to end up in prison.
Çok kişisel olmak istemiyorum.I don't want to get too personal.
Henüz eve dönmek istemiyorum.I don't want to go back home yet.
Oraya geri dönmek istemiyorum.I don't want to go back in there.
Hiçbir bahane duymak istemiyorum.I don't want to hear any excuses.
Tom'u bekletmek istemiyorum.I don't want to keep Tom waiting.
İsimlerini bilmek istemiyorum.I don't want to know their names.
Tom'un yaralandığını görmek istemiyorum.I don't want to see Tom get hurt.
Senin yaralandığını görmek istemiyorum.I don't want to see you get hurt.
Her şeyi berbat etmek istemiyorum.I don't want to spoil everything.
Seninle konuşmak istemiyorum, Tom.I don't want to talk to you, Tom.
Onu düşünmek istemiyorum.I don't want to think about that.
Haberleri açmak istemiyorum.I don't want to turn on the news.
Tom'un işini kaybetmesini istemiyorum.I don't want Tom to lose his job.
Tom'un otobüsü kaçırmasını istemiyorum.I don't want Tom to miss the bus.
Gelecek hafta seni orada istemiyorum.I don't want you there next week.
Karıştırılmanı istemiyorum.I don't want you to get involved.
Boston'a gitmeni istemiyorum.I don't want you to go to Boston.
Beni çıplak görmeni istemiyorum.I don't want you to see me naked.
Tom'un beni çıplak görmesini istemiyorum.I don't want Tom to see me naked.
Sadece bunu tekrar yapmak istemiyorum.I just don't want to do it again.
Ben sadece seninle gitmek istemiyorum.I just don't want to go with you.
Sadece Tom'la gitmek istemiyorum.I just don't want to go with Tom.
Sadece kimseyi incitmek istemiyorum.I just don't want to hurt anyone.
Sadece seninle konuşmak istemiyorum.I just don't want to talk to you.
Ben sadece bunu yapmanı istemiyorum.I just don't want you to have it.
Beni incitmek istemediğini biliyorum.I know you don't want to hurt me.
Gerçekten burada yaşamak istemiyorum.I really don't want to live here.
Gerçekten onu kaçırmak istemiyorum.I really don't want to miss that.
Ben herhangi birinin bizi görmesini istemezdim.I wouldn't want anyone to see us.
Tom ve Mary bir macera istemişti.Tom and Mary wanted an adventure.
Tom rahatsız edilmek istemiyor.Tom doesn't want to be disturbed.
Tom burada görülmek istemiyor.Tom doesn't want to be seen here.
Tom ona inanmak istemiyor.Tom doesn't want to believe that.
Tom kimseye zarar vermek istemiyor.Tom doesn't want to hurt anybody.
Tom şu anda Mary'yi görmek istemiyor.Tom doesn't want to see Mary now.
Tom seninle konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to speak to you.
Tom incinmeni istemiyor.Tom doesn't want you to get hurt.
Tom yalnız başına yolculuk etmek istemiyor.Tom doesn't want to travel alone.
Tom bir şey istemediğini söyledi.Tom said he didn't want anything.
Tom bir parti istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want a party.
Daha fazla kaza istemiyoruz.We don't want any more accidents.