O, kuşları beslemek için istekliydi.She was eager to feed the birds.
Babamın bize arabayı ödünç vermeye istekli olduğunu sanmıyorum.I don't think my father is willing to lend us the car.
İlk adımı atmak için istekli olmalıyız.We have to be willing to take the first step.
Bu gece dışarı çıkmaya istekli olamam.I can't be bothered to go out tonight.
O işi almak her şeyi yapmaya istekli olurdum.I'd be willing to do anything to get that job.
Yirmi kişi için akşam yemeği pişirmeye istekli değilim.I'm not willing to cook dinner for twenty people.
Beni istasyona götürmeye istekli misin?Are you willing to drive me to the station?
Dostlar her zaman birbirlerine yardım etmeye isteklidir.Friends are always willing to help each other.
O, dürüst, güçlü ve kararlar vermek için istekliydi.He was honest, strong, and willing to make decisions.
Fakir Japon göçmenler düşük ücretle çalışmaya istekliydiler.Poor Japanese immigrants were willing to work for low pay.
Başkan tasarıyı desteklemeye istekliydi.The president was willing to support the bill.
Birinin bana yardım etmek için istekli olacağının oldukça olası olmayacağını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone would be willing to help me.
Bazılarımız gitmek için istekli olabilir.Some of us might be willing to go.
Tom bize yardım etmeye istekli olduğunu söyledi.Tom said he was willing to help us out.
Tom onu sizin için yapmaya istekli.Tom is willing to do that for you.
Tom Boston'da yaşamaya istekli.Tom is eager to live in Boston.
Tom Boston'a gitmeye istekli.Tom is eager to go to Boston.
Tom Mary ile öğle yemeği yemek için istekli olduğunu söyledi.Tom said that he was eager to eat lunch with Mary.
Tom Mary'den yardım istemeye istekli değil.Tom isn't willing to ask Mary for help.
Tom Mary ile yeniden buluşmak için istekli.Tom is eager to meet Mary again.
Tom Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farzediyor.Tom assumes Mary will be willing to help with the bake sale.
Tom bu defa tekrar bize yardım etmeye istekli.Tom is willing to help us again this time.
Senin yediğin şeyi yemeği denemeye istekliyim.I'm willing to try eating anything you eat.
Eğer benim yapmamı istiyorsan, senin çocuklarına bakmaya istekliyim.I'm willing to take care of your children, if you want me to.
Senin gittiğin yere gitmeye istekliyim.I'm willing to go anywhere you go.
O, eve gitmeye istekli.She was eager to go home.
Onu nasıl yapacağımı bilmiyordum fakat denemek için istekliydim.I didn't know how to do it, but I was willing to give it a try.
Plaja gitmeye istekli misin?Are you willing to go to the beach?
Onu yapmak için istekli değilim.I'm not willing to do that.
Sürücüler başlangıç çizgisindeler ve gitmek için çok istekliler.The drivers are at the starting line and raring to go!
Tom devam etmeye istekli.Tom is eager to press on.
Tom bunu ücretsiz yapmaya istekli olduğunu söylüyor.Tom says that he's willing to do it for free.
Mary onu ücretsiz yapmaya istekli olduğunu söylüyor.Mary says that she's willing to do it for free.
Tom hem yetenekli hem de istekli.Tom is both able and willing.
Mary hem yetenekli hem de istekli.Mary is both able and willing.
Yüksek bir maaş almasam bile, bu şekilde para kazanmaktan vazgeçmeye istekli değilim.Even if I don't get a high salary, I'm not willing to quit this way of making a living.
Düzeltmek için isteklilik bir bilgelik işaretidir.Willingness to correct is a sign of wisdom.
Özür dilemeye istekliyim.I'm willing to apologize.
Tom onunla öğle yemeği yemek için istekli olduğunu söyledi.Tom said that he was eager to eat lunch with her.
O seninle konuşmak için isteklidir.He's eager to speak to you.
O seninle konuşmak için istekli.She's eager to speak to you.
Tom böyle yüksek bir fiyatı ödemek için istekli değildi.Tom wasn't willing to pay such a high price.
Bana senin bizim için birkaç şarkı çalmakta istekli olabileceğin söylendi.I was told that you might be willing to play a couple of songs for us.
Sana ödeme yapamam. Hala yardım etmekte istekli misin?I can't pay you. Are you still willing to help?
Tom benim bize yardım etmek için istekli olup olmadığınızı öğrenmemi istedi.Tom wanted me to find out if you'd be willing to help us.
Onlar sorun hakkında konuşmak için istekli.They are willing to talk about the problem.
Tom istekli.Tom is willing.
Çok istekli görünmek istemiyorum.I don't want to seem too eager.
Belkide gönüllü olmaya istekli olurdun.Perhaps you'd be willing to volunteer.
Tom, o yokken köpeğine bakmaya istekli olup olmayacağımı sordu.Tom asked if you'd be willing to take care of his dog while he was away.
Tom Mary'ye biraz para bağışlamak için istekli olup olmayacağını sordu.Tom asked Mary if she would be willing to donate some money.
Tom'u bulmamıza yardım etmeye istekli olduğunu söylediğini sanıyordum.I thought you said you were willing to help us find Tom.
Yapmamı istediğin şeyi yapmak için istekli değilim.I'm not willing to do what you're asking me to do.
Tom'un o kadar çok ödemeye istekli olmayacağından eminim.I'm sure Tom won't be willing to pay that much.
Tom'un geç saatlere kadar çalışmaya istekli olmayacağından eminim.I'm sure Tom won't be willing to work late.
Tom'un yardım etmeye istekli olacağından eminim.I'm certain Tom would be willing to help.
Tom'un bize yardım etmeye istekli olduğundan emin değilim.I'm not sure Tom is willing to help us.
Neredeyse her şeyi yapmaya istekliyim.I'm willing to do just about anything.
Tom'un yardım etmek için istekli olacağından eminim.I'm sure Tom would be willing to help.
Bunu Tom'a vermeye istekli değilim.I'm not willing to give this to Tom.