Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar bunu yapmak için istekli.They're willing to do it.
Oraya tek başına gitmeye istekli olmayacağını bilmeliydim.I should've known that you wouldn't be willing to go there by yourself.
Bu istek için, lütfen bekleme listesinden 'kabul' ya da 'red'i seçin.For this request, please choose 'accept' or 'reject' from the waiting list.
Onlarla gitmeye çok istekli misin?Are you very keen about going with them?
Ben onunla tanışmak için istekli değilim.I'm not eager to meet him.
Ben istekli olarak elimden geleni yaptım.I willingly have done whate'er I could.
Tom isteksizce dişçiye gitti.Tom reluctantly went to the dentist.
Müşterilerimizin istek ve gereksinimlerini karşılamayı amaçlıyoruz.We aim to satisfy our customers' wants and needs.
Bu bir istek mi yoksa bir emir mi?Is that a request or an order?
O riski almaya istekli misin?Are you willing to take that chance?
Onlar gitmeye istekliler mi?Are they willing to leave?
Çocuklarıma Fransızca öğretmeye istekli olabilecek birini düşünebilir misin?Can you think of anybody who might be willing to teach my children French?
Neden bu kadar isteksiz oluyorsun?Why are you being so reluctant?
O, çocuklarının tüm isteklerini yapar.She does all her children's wishes.
Ne kadar ödemeye isteklisin?How much are you willing to pay?
Ne kadar kaybetmeye isteklisin?How much are you willing to lose?
İstek listendeki öğelerden biri satlıktır.One of the items on your wish list is on sale.
Bunu ücretsiz yapmaya gerçekten istekli misin?Are you really willing to do this for free?
Tom'un geç kalacağına bahse girmeye istekli olacağım.I'd be willing to bet Tom will be late.
İsteklerinize saygı duyacağız.We will respect your wishes.
Tom bana biraz para vermek için istekli olup olmayacağımı sordu.Tom asked me if I would be willing to contribute some money.
Tom bana yardım etmek için istekli olup olmayacağımı sordu.Tom asked me if I would be willing to help.
Tom yapmasını istediğimiz hiçbir şeyi yapmaya neredeyse hiç istekli değil.Tom is almost never willing to do anything we ask him to do.
Tom yardım etmek için daha istekli.Tom is more than willing to help.
Tom işbirliği yapmak için istekli.Tom is willing to cooperate.
Tom gitmek için istekli.Tom is willing to go.
Tom yardımcı olmak için istekli.Tom is willing to help.
Tom bize üç bin dolar vermek için istekli.Tom is willing to lend us three thousand dollars.
Tom görüşmek için istekli.Tom is willing to negotiate.
Tom pazar günü çalışmaya istekli.Tom is willing to work on Sunday.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi isteksizce yaptıTom reluctantly did what Mary asked him to do.
Tom istediği parayı Mary'ye isteksizce verdi.Tom reluctantly gave Mary the money she asked for.
Tom evrakları isteksizce imzaladı.Tom reluctantly signed the papers.
Tom isteksizce eve gitti.Tom reluctantly went home.
Tom gitmek için isteksiz görünüyor.Tom seems reluctant to go.
Tom gitmek için isteksizdi.Tom was reluctant to leave.
Yardım etmeye istekli olabilecek birini düşünebiliyor musun?Can you think of anyone who might be willing to help?
Tom riski almaya istekli olduğunu söylüyor.Tom says he's willing to take the risk.
Tom bana başka birinin bana söylemeye istekli olmadığı bir şeyi söyledi.Tom told me something nobody else was willing to tell me.
Bir piyano için çok para harcamaya istekliyim.I'm willing to spend a lot for a piano.
Tom Mary'nin yardım etmek için istekli olmadığını biliyordu.Tom knew that Mary wasn't willing to help.
Tom isteksizce arabasına tekrar bindi.Tom reluctantly got back into his car.
Tom isteksizce yatak odasına döndü.Tom reluctantly went back to his bedroom.
Oysa sonunda, Tom bize yardım etmeye istekliydi.As it turned out, Tom was willing to help us.
Tom işbirliği yapmaya istekli değildi.Tom wasn't willing to cooperate.
Denemek için bile isteksiz misin?Are you unwilling to even try?
Tom seninle konuşmak için isteklidir.Tom is eager to speak to you.
Yardım için istekli bir çalışandı.She was a zealous worker for charity.
Eğer bedeli ödemeye istekli iseniz ben bunu size satacağım.I'll sell this to you if you're willing to pay the price.
Sana sahip olduğum her şeyi vermeye istekliyim.I'm willing to give you everything I've got.
Tom, Mary'ye kötü haberi vermek için isteksiz görünüyordu.Tom seemed reluctant to give Mary the bad news.
Ben bunu denemeye istekli olurdum.I'd be willing to give it a try.
Tom Mary'ye yardım etmek için istekliydi.Tom was eager to help Mary.
Tom her zaman başkalarına yardım etmek için istekliydi.Tom was always willing to help others.
Tom bana yardım etmek için isteksiz görünüyor.Tom seems reluctant to help me.
Tom her zaman başkalarına yardımcı olmaya isteklidir.Tom is always willing to help others.
Tom daha önce hiç bize yardım etmeye istekli olmadı.Tom has never been willing to help us before.
Yardım etmeye istekli olacak herkesin bir listesini derlemeliyiz.We should compile a list of everybody who would be willing to help.
Tom istekliydi.Tom was eager.
Tom'un vermek için istekli olduğundan daha fazla yardıma ihtiyacım olabilir.I may need more help than Tom is willing to give.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod