Kutsal ve adil Olanı reddedip bir katilin salıverilmesini istediniz.你 們 棄 絕 了 那 聖 潔 公 義 者 、 反 求 著 釋 放 一 個 兇 手 給 你 們
Kutsal ve adil Olanı reddedip bir katilin salıverilmesini istediniz.你 們棄絕 了 那 聖潔 公義者 、 反 求 著釋 放 一 個兇 手給 你 們
Madem benimle ilgili değildi... ...o zaman neden gelmemi istediniz?Ha semmi közöm sincs hozzá, akkor miért hívtak a palotába?
Madem benimle ilgili değildi... ...o zaman neden gelmemi istediniz?Si ça n'a rien à voir avec moi, pourquoi m'a-t-on appelée dans ce palais ?
Madem benimle ilgili değildi... ...o zaman neden gelmemi istediniz?Εάν δεν έχει να κάνει με μένα, Γιατί μου ζητήσατε να έρθω;
Madem benimle ilgili değildi... ...o zaman neden gelmemi istediniz?اذا لم يكن لها علاقة بي لماذا طلبتم مني المجيء؟
Mesela... 3'ün, diyelim ki, 10'uncu kuvvetine kadar toplamını bulmak istediniz.10 乗まで。 だから、あなた 3 知っています。
Mesela... 3'ün, diyelim ki, 10'uncu kuvvetine kadar toplamını bulmak istediniz.3의 거듭제곱을 뭐 한 10제곱까지 합을 알려고 한다고 해볼까요.
Mesela... 3'ün, diyelim ki, 10'uncu kuvvetine kadar toplamını bulmak istediniz.le potenze di 3 fino a 3 alla, non lo so, 3 alla decima potenza.
Mesela... 3'ün, diyelim ki, 10'uncu kuvvetine kadar toplamını bulmak istediniz.القوى لـ 3 إلى 3 إلى ، لا أعلم ، 3 إلى القوة العاشرة.
Mesela: serbest atış oranınızla oynamak istediniz..Beispiel: Du möchtest das ganze für deine eigenen Freiwurfquote wissen.
Mesela: serbest atış oranınızla oynamak istediniz..그럼 여러분의 자유투 성공률을 가지고 생각해 본다고 해요.
Mesela: serbest atış oranınızla oynamak istediniz..Například bychom si mohli chtít pohrát s naší vlastní pravděpodobností, že se trefíte do koše.
Mesela: serbest atış oranınızla oynamak istediniz..Na przykład: możesz popróbować ze swoimi statystykami rzutów osobistych.
Mesela: serbest atış oranınızla oynamak istediniz..Por exemplo: você pode querer brincar com sua própria porcentagem de cesta em lances livres.
Mesela: serbest atış oranınızla oynamak istediniz..Наприклад: вам може знадобитися порахувати ваш власний відсотковий показник влучань при вільних жбурляннях.
Mesela: serbest atış oranınızla oynamak istediniz..Например: може да искате да си поиграем с вашия собствен свободен хвърлям проценти.
Mesela: serbest atış oranınızla oynamak istediniz..לדוגמה: ייתכן שתרצה לשחק עם אחוזי קליעת משלך.
Ne demek istediniz?Ce vreþi sã spuneþi?
Ne demek istediniz?- En ymmärrä. Mitä Henrik sanoi?
Ne demek istediniz?- Ich verstehe Sie nicht. Was haben Sie gesagt, Henrik?
Ne demek istediniz?- Ich verstehe Sie nicht. Was haben Sie gesagt, Henrik?
Ne demek istediniz?Je ne comprends pas.
Ne demek istediniz?¿Qué quiere decir?
Ne demek istediniz?-Vad sa Henrik?
Siz de bize şaka yapmak istediniz, ha Bay Postacı?"Ποιος από σας το έκανε αυτό;"
"Siz hiç deđiţmek, bambaţka biri olmak istediniz mi?"".Believe me, I wanted to "
Teğmen birşey geri istiyor. - Birşey mi istediniz Teğmen? - Evet.Al teniente le gustaría dejar algo. - ¿Hay algo, teniente?
Ve bunu bilimsel gösterimde yazmak istediniz.A chceme to zapsat ve vědecké notaci.
Ve bunu bilimsel gösterimde yazmak istediniz.과학적 표현법으로 나타내봅시다
Ve bunu bilimsel gösterimde yazmak istediniz.Vi vil skrive det med videnskabelig notation.
Ve bunu bilimsel gösterimde yazmak istediniz.Искате да напишете това с научно обяснение.
Ve bunu bilimsel gösterimde yazmak istediniz.そうです、小数点の後ろから
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Egli era una lampada che arde e risplende, e voi avete voluto solo per un momento rallegrarvi alla sua luce
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Ele era a lâmpada que ardia e alumiava; e vós quisestes alegrar-vos por um pouco de tempo com a sua luz.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Él era antorcha que ardía y alumbraba, y vosotros quisisteis regocijaros por un poco en su luz
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Er war ein brennend und scheinend Licht; ihr aber wolltet eine kleine Weile fröhlich sein in seinem Lichte.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Giăng là đuốc đã thắp và sáng , các ngươi bằng_lòng vui tạm nơi ánh_sáng của người .
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Giăng là đuốc đã thắp và sáng, các ngươi bằng lòng vui tạm nơi ánh sáng của người.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Hän oli palava ja loistava lamppu, mutta te tahdoitte ainoastaan hetken iloitella hänen valossansa.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var den brinnande, skinande lampan, och för en liten stund villen I fröjdas i dess ljus.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var det brændende og skinnende Lys, og I have til en Tid villet fryde eder ved hans Lys.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Han var det brennende og skinnende lys, men I vilde bare en tid fryde eder i hans lys.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Ioan era lumina, care este aprinsă şi luminează, şi voi aţi vrut să vă veseliţi cîtăva vreme la lumina lui.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Jean était la lampe qui brûle et qui luit, et vous avez voulu vous réjouir une heure à sa lumière.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Johannes was een helder schijnende lamp en u hebt een korte tijd van dat licht genoten.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.요한은 켜서 비취는 등불이라 너희가 일시 그 빛에 즐거이 있기를 원하였거니와
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Õ az égõ és fénylõ szövétnek vala, ti pedig csak egy ideig akartatok örvendezni az õ világosságában.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.On bol sviecou, horiacou a svietiacou, a vy ste sa chceli na chvíľu pokochať v jeho svetle.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Onci był świecą gorejącą i świecącą, a wyście się chcieli do czasu poradować w światłości jego.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Onť jest byl svíce hořící a svítící, vy pak chtěli jste na čas poradovati se v světle jeho.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Εκεινος ητο ο λυχνος ο καιομενος και φεγγων, και σεις ηθελησατε να αγαλλιασθητε προς ωραν εις το φως αυτου.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Он был светильник, горящий и светящий; а вы хотели малое время порадоваться при свете его.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.Той був сьвітильник горючий і сьвітючий; ви ж хотіли повеселитись на часину еьвітлом його.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.הוא היה הנר הדלק והמאיר ואתם רציתם לשוש כשעה לאורו׃
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.كان هو السراج الموقد المنير وانتم اردتم ان تبتهجوا بنوره ساعة.
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.約 翰 是 點 著 的 明 燈 . 你 們 情 願 暫 時 喜 歡 他 的 光
Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz.約翰 是 點著 的 明燈 . 你 們情願 暫時 喜 歡 他 的 光
Yani, "n"inci kuvvete kadar yapmış Mesela: serbest atış oranınızla oynamak istediniz..Om ditt gratis-throw procentsats, låt oss säga, 60 procent, vilket är samma sak som.6.
- Yatsın mı demek istediniz? - Evet, evet, yatsın.- Sí, descansar, descansar.