Ana içeriğe geç
Sözlük

istedin ile cümle

istedin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hiç daha uzun süre genç kalmayı ve yaşlanmayı ... durdurmayı istediniz mi?Искало ли ви се е да останете млади и да живеете по-дълго и да отложите остаряването?
Hiç daha uzun süre genç kalmayı ve yaşlanmayı ... durdurmayı istediniz mi?Чи ви коли-небудь хотіли залишатись молодими трохи довше і відкласти старіння?
Hiç daha uzun süre genç kalmayı ve yaşlanmayı ... durdurmayı istediniz mi?האם אי פעם רציתם להשאר צעירים קצת יותר זמן ולדחות את הזיקנה?
Hiç daha uzun süre genç kalmayı ve yaşlanmayı ... durdurmayı istediniz mi?هل رغبتم يوماً في البقاء شباباً مُدة أطول وتأخير الشيخوخة
Hiç daha uzun süre genç kalmayı ve yaşlanmayı ... durdurmayı istediniz mi?老化を止めたいと思ったことありませんか それは長年の夢でした
İlyas, ‹‹Zor bir şey istedin›› dedi, ‹‹Eğer yanından alındığımı görürsen olur, yoksa olmaz.››Él dijo: --Has pedido algo difícil. Si me ves cuando sea arrebatado de tu lado, te será concedido; si no, no
İlyas, ‹‹Zor bir şey istedin›› dedi, ‹‹Eğer yanından alındığımı görürsen olur, yoksa olmaz.››가로되 네가 어려운 일을 구하는도다 그러나 나를 네게서 취하시는 것을 네가 보면 그 일이 네게 이루려니와 그렇지 않으면 이루지 아니하리라 하고
İlyas, ‹‹Zor bir şey istedin›› dedi, ‹‹Eğer yanından alındığımı görürsen olur, yoksa olmaz.››Odgovori: Težke reči si prosil; če me boš videl, kadar bom vzet od tebe, se ti zgodi; ako pa ne, ne bode tega.
İlyas, ‹‹Zor bir şey istedin›› dedi, ‹‹Eğer yanından alındığımı görürsen olur, yoksa olmaz.››ויאמר הקשית לשאול אם תראה אתי לקח מאתך יהי לך כן ואם אין לא יהיה׃
İlyas, ‹‹Zor bir şey istedin›› dedi, ‹‹Eğer yanından alındığımı görürsen olur, yoksa olmaz.››فقال صعّبت السؤال. فان رايتني أوخذ منك يكون لك كذلك والا فلا يكون.
İlyas, ‹‹Zor bir şey istedin›› dedi, ‹‹Eğer yanından alındığımı görürsen olur, yoksa olmaz.››以 利 亞 說 、 你 所 求 的 難 得 、 雖 然 如 此 、 我 被 接 去 離 開 你 的 時 候 、 你 若 看 見 我 、 就 必 得 著 . 不 然 、 必 得 不 著 了
İlyas, ‹‹Zor bir şey istedin›› dedi, ‹‹Eğer yanından alındığımı görürsen olur, yoksa olmaz.››以利 亞說 、 你 所求 的 難得 、 雖然 如此 、 我 被 接 去 離開 你 的 時候 、 你 若 看 見我 、 就 必 得 著 . 不然 、 必 得 不 著 了
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Anda ada di sana, Anda ingin menuju ke ujung lorong.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Chcecie dojść do końca korytarza?
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Daar ben je. Je wil naar het eind van de gang.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz. Devam edin.Están dentro, que desean ir al final del pasillo, sigan hacia adelante.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Drin sind Sie, Sie wollen bis ans Ende des Gangs.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Estão lá, querem ir até ao fundo do corredor.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Ești înăuntru, vrei să mergi la capătul sălii.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Jste tam. Teď třeba můžete na konec chodby.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.회랑의 끝으로 가기 원하면 이동하면 되죠.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Ni är där inne, och ni vill gå till slutet på korridioren.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Ott vagy, el akarsz menni a folyosó végére.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Rồi bạn muốn đi tới cuối hành lang.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Siete qui, volete andare all'altro capo del corridoio.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Ste tam a chcete ísť na koniec koridoru.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Tu ste in želite priti do konca hodnika.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Vous êtes ici, vous voulez aller au bout du couloir.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Είστε εδώ μέσα, θέλετε να πάτε στο τέλος του διαδρόμου.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Вие сте там, искате да отидете в края на коридора.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Ви тут, ви хочете пройти до кінця коридору,
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.Вы внутри, вам хочется дойти до конца коридора.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.אתם שם בפנים, אתם רוצים ללכת לקצה המסדרון.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.أنت هناك، وتريد الذهاب إلى آخر الرواق.
İşte oradasınız, koridorun sonuna gitmek istediniz.進むだけです
John? Joseph demek istedin.John? ?
Joseph demek istedin.Joseph.
Joseph demek istedin.Joseph
Joseph demek istedin.Joseph
Joseph demek istedin.Джонсън.
Kalk! - Hey, beni mi görmek istedin? - Evet, seni arıyordum.Querias falar comigo?
Kalk! - Hey, beni mi görmek istedin?Hei, m-ai căutat?
Kalk! - Hey, beni mi görmek istedin?- Masz do mnie sprawę?
Kalk! - Hey, beni mi görmek istedin?Op med dig!
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Ai vrut să vorbeşti pentru tine, dar nu ţi s-a permis, nu?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Anh muốn nói lên chính kiến nhưng không được phép, đúng không?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Bạn muốn nói về bản thân nhưng không được phép?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Beszélni akart az érdekében, de nem lehetett, igaz?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Chciałeś reprezentować siebie, ale Ci nie pozwolono?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Chtěli jste mluvit sami za sebe, ale nebylo Vám to umožněno, že?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Du ville föra din egen talan men fick inte det beviljat.
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Du ville föra din egen talan men fick inte det beviljat.
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Du ville tale for dig selv, men det fik du ikke lov til, er det rigtigt?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Du willst für dich selbst sprechen, es wird dir aber nicht erlaubt, richtig?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Halusit puhua puolestasi mutta sinun ei annettu, eikö totta?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Je wilde je mening uiting maar kreeg daar geen toestemming voor, toch?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Kau ingin bicara atas dirimu sendiri tapi kau tidak diperbolehkan, Iya kan..?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?당신은 본인에 대해 발언하고자 했지만 허가되지 않았었죠?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Querías hablar, pero no te dejaron, ¿cierto?
Kendi adınıza söz almak istediniz ancak izin verilmedi, doğru mu?Tu voulais assurer ta défense toi-même mais ce n'est pas autorisé, c'est ça ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod