Yaşamlarının her alanında, gelişmek istediler, aynen bizim yaptığımız gibi.Túžili po pokroku v každom aspekte svojho života, tak ako my.
Yaşamlarının her alanında, gelişmek istediler, aynen bizim yaptığımız gibi.Ve všech ohledech svého života si přáli pokrok, tak jako my.
Yaşamlarının her alanında, gelişmek istediler, aynen bizim yaptığımız gibi.W każdej dziedzinie ich życia pragnęli postępu, równie mocno jak my.
Yaşamlarının her alanında, gelişmek istediler, aynen bizim yaptığımız gibi.Σε κάθε έκφανση της ζωής τους, ευελπιστούσαν για πρόοδο, όπως κι εμείς.
Yaşamlarının her alanında, gelişmek istediler, aynen bizim yaptığımız gibi.Във всеки аспект от живота си те желаели прогрес, точно като нас.
Yaşamlarının her alanında, gelişmek istediler, aynen bizim yaptığımız gibi.Они мечтали об улучшении каждой стороны своих жизней, так же как и мы.
Yaşamlarının her alanında, gelişmek istediler, aynen bizim yaptığımız gibi.בכל תחום של חייהם, הם שאפו לקידמה, בדיוק כמונו.
Yaşamlarının her alanında, gelişmek istediler, aynen bizim yaptığımız gibi.في كل ناحية من نواحي حياتهم يتمنون التطور مثلنا تماماً.
Yaşamlarının her alanında, gelişmek istediler, aynen bizim yaptığımız gibi.進歩しようとしました、今日の私達のように。 しかし、どれにおいてもほとんど完全に失敗しました。
Yemek için öldürmek istediler.Dann wollten sie sie töten, denn man konnte sie gut essen.
Yemek için öldürmek istediler.Die wilden ze doodmaken omdat ze eetbaar was.
Yemek için öldürmek istediler.Entonces querían matarla porque era un buen alimento.
Yemek için öldürmek istediler.Et puis ils ont voulu la tuer parce qu'elle était bonne à manger.
Yemek için öldürmek istediler.먹었지요. 거북이 고기가 맛있으니까요.
Yemek için öldürmek istediler.La volevano uccidere perché era buona da mangiare.
Yemek için öldürmek istediler.Mereka ingin membunuhnya karena enak untuk dimakan.
Yemek için öldürmek istediler.Później chciano go zabić, bo nadawał się do jedzenia.
Yemek için öldürmek istediler.Și au vrut s-o omoare fiindcă era bună de mâncat.
Yemek için öldürmek istediler.Thế là họ muốn giết nó vì thịt nó ăn rất ngon
Yemek için öldürmek istediler.И искаха да я убият, защото беше добра за ядене.
Yemek için öldürmek istediler.Они хотели её убить, потому что она была пригодна в пищу.
Yemek için öldürmek istediler.ואז הם רצו להרוג אותו כי הוא טוב למאכל.
Yemek için öldürmek istediler.ثم أرادوا قتلها لأنها لم تكن جيدة للأكل.
Yemek için öldürmek istediler.このぐちゃぐちゃの海底から 引き上げられたものは
Yeni dünyadaki tüm zenginliđi almak istediler.유럽인의 도래로 벌어진 가장 큰 사건은 바로 전염병이었습니다.
Yeni dünyadaki tüm zenginliđi almak istediler.laggiù che ha depopulato circa metà nazione, i Taino, e gli Arawaks.
Yeni dünyadaki tüm zenginliđi almak istediler.Una de las cosas que sucedió fue la introdución de
Yeni dünyadaki tüm zenginliđi almak istediler.Un des facteurs déterminants a été l'introduction de maladies, ce qui était en fait une guerre biologique.
Yönetim Kurulu Hedef ayarla başka bir % 11 satış büyüme istediler.Το Διοικητικό Συμβούλιο καθορισμό των στόχων, που ήθελαν ένα άλλο 11% αύξηση των πωλήσεων.