Ana içeriğe geç
Sözlük

istediler ile cümle

istediler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ona mürle karışık şarap vermek istediler, ama içmedi.拿 沒 藥 調 和 的 酒 給 耶 穌 、 他 卻 不 受
Ona mürle karışık şarap vermek istediler, ama içmedi.拿沒 藥調 和 的 酒給耶穌 、 他 卻不受
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.A hoci nenašli nijakej príčiny smrti, prosili Piláta, žeby ho zabili.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.A nižádné viny hodné smrti na něm nenalezše, aby zamordován byl, Piláta prosili.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.A żadnej przyczyny śmierci w nim nie znalazłszy, prosili Piłata, aby był zabity.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.Dầu trong Ngài chẳng tìm thấy cớ gì đáng chết , họ cứ xin Phi-lát giết Ngài đi .
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.Dầu trong Ngài chẳng tìm thấy cớ gì đáng chết, họ cứ xin Phi-lát giết Ngài đi.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.e, pur non avendo trovato in lui nessun motivo di condanna a morte, chiesero a Pilato che fosse ucciso
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.És bár semmi halálra való okot nem találtak, kérék Pilátustól, hogy ölettessék meg.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.E, se bem que não achassem nele nenhuma causa de morte, pediram a Pilatos que ele fosse morto.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.in dasi niso našli nobene krivde za smrt, so vendar prosili Pilata, naj ga umori.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.죽일 죄를 하나도 찾지 못하였으나 빌라도에게 죽여 달라 하였으니
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.Măcarcă n'au găsit în El nicio vină de moarte, totuş ei au cerut lui Pilat să -L omoare.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.og enda de ikke fant nogen dødsskyld hos ham, bad de Pilatus at han måtte bli slått ihjel.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.Og om end de ingen Dødsskyld fandt hos ham, bade de dog Pilatus, at han måtte blive slået ihjel.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.Quoiqu`ils ne trouvassent en lui rien qui fût digne de mort, ils ont demandé à Pilate de le faire mourir.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.Sin hallar en él ninguna causa digna de muerte, pidieron a Pilato que le matase
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.Und wiewohl sie keine Ursache des Todes an ihm fanden, baten sie doch Pilatus, ihn zu töten.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.και μη ευροντες μηδεμιαν αιτιαν θανατου, εζητησαν παρα του Πιλατου να θανατωθη.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.Без да намерят в него нещо достойно за смърт, пак изискаха от Пилата да бъде убит.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.и, не найдя в Нем никакой вины, достойной смерти, просили Пилата убить Его.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.і, не знайшовши нїякої вини смерти, просили Пилата убити Його.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.ואף כי לא מצאו בו משפט מות שאלו מאת פילטוס להמיתו׃
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.‎ومع انهم لم يجدوا علة واحدة للموت طلبوا من بيلاطس ان يقتل‎.
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.雖 然 查 不 出 他 有 當 死 的 罪 來 、 還 是 求 彼 拉 多 殺 他
Onda ölüm cezasını gerektiren herhangi bir suç bulamadıkları halde, Pilatustan Onun idamını istediler.雖然 查 不 出 他 有 當死 的 罪來 、 還是 求彼拉多 殺他
Onlara bugünden bahsettim ve sizi onurlandırmak istediler.Als ich ihnen sagte, was heute für ein Tag sei, wollten sie dir was schenken.
Onlara bugünden bahsettim ve sizi onurlandırmak istediler.Als ich ihnen sagte, was heute für ein Tag sei, wollten sie dir was schenken.
Onlara bugünden bahsettim ve sizi onurlandırmak istediler.-De insisterade på att få hylla dig.
Onlara bugünden bahsettim ve sizi onurlandırmak istediler.J'ai parlé de ton jubilé et ils veulent te féliciter.
Onlara bugünden bahsettim ve sizi onurlandırmak istediler.Kerroin, mikä päivä tänään on, ja he halusivat onnitella sinua. Voi hyvänen aika.
Onlara bugünden bahsettim ve sizi onurlandırmak istediler.Le-am spus de ceremonie ºi au insistat sã te sãrbãtoreascã.
Onlara bugünden bahsettim ve sizi onurlandırmak istediler.Les conté lo de hoy, insistieron en honrarle.
Onları aradım önden, onlar da aynısını yapmak istediler.Felhívtam őket, és azt mondták, bár ők is megtették volna. Mármint Londonban.
Onları aradım önden, onlar da aynısını yapmak istediler.I-am sunat mai devreme şi au spus că-şi doresc s-o fi făcut şi ei.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.A chcąc go pojmać, bali się ludu, ponieważ go mieli za proroka.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.a hľadali ho jať, ale sa báli zástupov, lebo ho mali za proroka.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.E procuravam prendê-lo, mas temeram o povo, porquanto este o tinha por profeta.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.És mikor meg akarák õt fogni, megfélemlének a sokaságtól, mivelhogy úgy tartják vala õt mint prófétát.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.Họ bèn tìm cách để bắt Ngài ; song sợ thiên_hạ vì thiên_hạ tôn Ngài là đấng tiên_tri .
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.Họ bèn tìm cách để bắt Ngài; song sợ thiên hạ vì thiên hạ tôn Ngài là đấng tiên tri.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.I hledajíce ho jíti, báli se zástupů; neb ho měli za proroka.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.In radi bi ga bili ujeli, ali zboje se množic, ker so ga vsi imeli za proroka.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.Ja he olisivat tahtoneet ottaa hänet kiinni, mutta pelkäsivät kansaa, koska se piti häntä profeettana.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.잡고자 하나 무리를 무서워하니 이는 저희가 예수를 선지자로 앎이었더라
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.Och de hade gärna velat gripa honom, men de fruktade för folket, eftersom man höll honom för en profet.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.Og de søgte at gribe ham, men frygtede for Skarerne; thi de holdt ham for en Profet.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.Og de søkte å gripe ham, men fryktet for folket; for det holdt ham for en profet.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.Pero buscando cómo echarle mano, temieron al pueblo; porque le tenía por profeta
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.şi căutau să -L prindă; dar se temeau de noroade, pentrucă ele îl socoteau drept prooroc.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.και ζητουντες να πιασωσιν αυτον, εφοβηθησαν τους οχλους, επειδη ειχον αυτον ως προφητην.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.и старались схватить Его, но побоялись народа, потомучто Его почитали за Пророка.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.І, шукаючи вхопити Його, спасували ся народу; бо мав Його за пророка.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.но, когато поискаха да Го хванат, побояха се от народа понеже Го считаше за пророк.
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.ויבקשו לתפשו אך יראו מפני המון העם כי לנביא חשבהו׃
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.واذ كانوا يطلبون ان يمسكوه خافوا من الجموع لانه كان عندهم مثل نبي
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.他 們 想 要 捉 拿 他 、 只 是 怕 眾 人 、 因 為 眾 人 以 他 為 先 知
O'nu tutuklamak istedilerse de, halkın tepkisinden korktular. Çünkü halk, O'nu peygamber sayıyordu.他 們 想要 捉拿 他 、 只是 怕 眾人 、 因 為眾 人 以 他 為先知
Oradan çok daha karmaşık. Washington'dakiler buna katılmayabilir. Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Kini nikmatilah teh itu.
Oradan çok daha karmaşık. Washington'dakiler buna katılmayabilir. Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Njut nu av ditt té, okej.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod