Insanlarin tonlarca kiyafet giymelerini istediler.みなさんも先月 服を
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:Esto lo sabemos muy bien. En el último informe del IPCC, los científicos preguntaron:
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:IPCC gần đây, giới khoa học muốn nói,
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:IPCC-mötet ville forskarna svara på frågan,
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:IPCC:n yhteenvedossa tiedemiehet halusivat sanoa:
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:IPCC-top wilden de wetenschappers zeggen:
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:IPCC, οι επιστήμονες θέλαν να πουν,
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:과학자들은 "얼마나 확신합니까?"라고 말하고 싶어했습니다.
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:Medzivládného panelu pre klimatické zmeny chceli vedci odpovedať na otázku:
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:No último sumário do IPCC, os cientistas queriam dizer:
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:Podczas ostatniego podsumowania przez MZZK - naukowcy chcieli powiedzieć:
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:לשינויי האקלים המדענים רצו לענות לשאלה,
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:صدر عن الهيئة الحكومية الدولية المعنية بتغير المناخ، أراد العلماء أن يقولوا
IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:「どれほど確信が持てるか」という質問に「99%です」と答えたかったのですが
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Agenţiile de informaţii au vrut să aresteze oameni.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.A hírszerző ügynökségek megpróbáltak letartóztatni embereket.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.As agências do regime queriam prender pessoas.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Badan-badan intelijen ini ingin menangkap orang.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Các cơ quan tình báo muốn ngăn chặn những người dân này.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.De inlichtingendiensten wilden die mensen arresteren.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Die Geheimdienste wollten Menschen verhaften.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.정보 기관들은 사람들을 체포하고자 하였습니다.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Le agenzie di spionaggio volevano arrestare i civili.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Les agences de renseignement voulaient arrêter les gens.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Los organismos de inteligencia quisieron arrestar a la gente.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Służby wywiadowcze chciały aresztować ludzi.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Tajné vládne organizácie chceli ľudí zatknúť.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Tajné vládní organizace chtěly zatýkat lidi.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Οι υπηρεσίες πληροφοριών ήθελαν να συλλάβουν ανθρώπους.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Разузнавателните агенции искаха да арестуват хора.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Секретные службы хотели арестовывать людей.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.Спецслужби запланували арешти.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.סוכנויות המודיעין ניסו לעצור אנשים.
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.وعمد أفراد أجھزة المخابرات إلى اعتقال الناس،
İstihbarat ajansları insanları tutuklamak istediler.書き込みがみつかると
Katedrale değil, yönetim merkezinin hemen önündeki meydana yerleştirmek istediler heykeli.Nechtěli, aby byla umístěna vysoko v katedrále.
Katedrale değil, yönetim merkezinin hemen önündeki meydana yerleştirmek istediler heykeli.Nie chciano, aby rzeźba została umieszczona na katedrze. Chciano być blisko niej, cieszyć się nią.
Katedrale değil, yönetim merkezinin hemen önündeki meydana yerleştirmek istediler heykeli.Вини хотіли бачити її поблизу.
Ken ve Alice'e de anlattım. Onları aradım önden, onlar da aynısını yapmak istediler.Ik sprak Ken en Alice en ze wilden dat zij het gedaan hadden.
Ken ve Alice'e de anlattım. Onları aradım önden, onlar da aynısını yapmak istediler.Los llamé temprano y... dijeron que desearían haberlo hecho.
Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler."킥스타터"에 가서 단 몇 개만 만들어 파는데 10만달러를 요구했는데
Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler.10万ドルをKickstarterで 募りました 10万ドルをKickstarterで 募りました そうしたら1千万ドル 集まったんです
Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler.הסופי, הם פנו לבסוף ביקשו 100 אלף דולר לייצר מספר מכשירים ולמכור אותם.
Kickstarter'da insanlardan onları yapıp satmak için 100.000 dolar istediler.ذهبوا فعليا الى "Kickstarter" طالبين 100,000 دولار لصنع عدد قليل منها لكي يبيعوه.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.All'udire queste cose essi si irritarono e volevano metterli a morte
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.A oni, keď to počuli, zúrili a chceli ich zabiť.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.A oni to słysząc, pukali się i radzili o tem, jakoby je zgładzić.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Azok pedig ezeket hallván, fogukat csikorgaták, és arról tanácskozának, hogy megölik õket.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Cînd au auzit ei aceste vorbe, îi tăia la inimă şi s-au sfătuit să -i omoare.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Da de hørte dette, skar det dem i hjertet, og de la råd op om å slå dem ihjel.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Da sie das hörten, ging's ihnen durchs Herz, und dachten, sie zu töten.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.De mannen van de Raad waren woedend en wilden hen doden.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Furieux de ces paroles, ils voulaient les faire mourir.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Họ nghe mấy lời thì nghiến ngầm , giận hoảng , bàn mưu giết các sứ đồ .
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Họ nghe mấy lời thì nghiến ngầm, giận hoảng, bàn mưu giết các sứ đồ.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.저희가 듣고 크게 노하여 사도들을 없이하고자 할새
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Ko so pa to slišali, so se silno srdili, in mislili so jih umoriti.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Kun he sen kuulivat, viilsi se heidän sydäntänsä, ja he tahtoivat tappaa heidät.
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Los que escuchaban se enfurecían y deseaban matarles
Kurul üyeleri bu sözleri işitince çok öfkelendiler ve elçileri yok etmek istediler.Men da de hørte dette, skar det dem i Hjertet, og de rådsloge om at slå dem ihjel.