Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Разбитите ни сърца кървяха и се опитвахме да не чувстваме нищо.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.Разбитые чувства кровоточат печалью, а мы пытаемся опустошить себя, чтобы ничего не чувствовать.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.וכך, מיתרי לב קרועים דיממו בלוז, ואנו השתדלנו לרוקן את עצמנו כדי לא לחוש דבר.
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.قلوب مكسورة تنزف الأسى، نحاول افراغ أنفسنا حتى لا نحس بأي شيء (يشير إلى فراغ المشاعر).
Kalp kırıklıkları içimizi kanattı, sonra içimizi boşaltmak istedik ki bir şey hissetmeyelim.骨折よりも痛くないとか-
Kardeşim Chucks ve dostum Ike bir örgütün parçasıyız, bu yüzden gelmemi istediklerinde hayır diyemedim.제 오빠 추크스와 친구 이케는 TEDxEuston의 창립팀입니다. 그 둘이 이곳에 출연해달라고 해서 사실 어쩔 수 없이 왔습니다.
Kardeşim Chucks ve dostum Ike bir örgütün parçasıyız, bu yüzden gelmemi istediklerinde hayır diyemedim.أخي تشوك وأعز أصدقائي ايكيا من المنظمين لذلك لم أستطع أن أرفض حين طلبوا مني الحضور
Kardeşim Chucks ve dostum Ike bir örgütün parçasıyız, bu yüzden gelmemi istediklerinde hayır diyemedim.来て欲しいと言われた時 ノー と言えませんでした でもここに来られてとても幸せです
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Cuvintele de pe ilustrată descriu ce se va întâmpla înăuntru.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.De tekst op de kaart beschrijft wat er in het gebouw zal gebeuren.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Die Worte auf der Karte beschreiben, was darin passieren wird.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.연하장에 적힌 말은 그 안에서 벌어질 일을 설명합니다.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Las palabras en la tarjeta describen lo que pasa en su interior.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Le parole sulla cartolina descrivono ciò che avverrà al suo interno.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Les mots imprimés sur la carte décrivent ce qui s'y déroulera.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Słowa wewnątrz kartki opisują, co będzie się działo w środku.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Từ ngữ trên thấp thiệp mô tả những điều bên trong.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Οι λέξεις στην κάρτα περιγράφουν τι θα συμβεί εκεί μέσα.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Думите върху картичката описват какво ще се случи вътре.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Слова на картці описують, що відбуватиметься всередині.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.Слова на открытке описывают то, что будет происходить внутри.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.המלים שעל הגלויה מתארות מה יתרחש בתוכו.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.عبارة عن بطاقة وصف ما سيحدث في الداخل.
Kartın ön yüzündeki kelimeler, yapmak istediklerimizi anlatıyor.私たちは 学生や教職員の
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıChúng tôi đã kết hợp một trong số đó với hình tượng trong hệ thống này.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıEen deel daarvan wilden we daarom graag overbrengen op de pictogrammen in ons systeem.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıEn del av dem ville vi överföra till ikonerna i vårt system.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıÉs ezek közül némelyiket át szerettük volna vinni a rendszerünkbeli ikonokra.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıEt nous voulions transférer certaines d'entre elles aux icones dans notre système.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıE volevamo trasferirne alcune nel nostro sistema.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıKita ingin beberapa hal itu ditransfer ke dalam ikon di dalam sistem kita
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazıları저는 이런 종이의 특성을 컴퓨터 에서 구현해보고 싶었어요.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıMa dużo ciekawych własności, które chcieliśmy wykorzystać
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıNěkteré z nich jsme se snažili přenést do ikon v našem systému.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıQuisemos transferir algumas dessas coisas para os ícones no nosso sistema
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıȘi unele din ele le vrem transferate și la iconițele din sistemul nostru
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıUnd einige davon wollten wir irgendwie auf die Icons in unserem System übertragen.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıY queríamos transferir algunas de esas propiedades a nuestro sistema de íconos.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıΚαι θέλαμε να μεταφέρουμε κάποιες από αυτές στα εικονίδια στο σύστημά μας.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıИ некоторые из них нам хотелось как бы перенести на иконы в нашей системе.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıИскахме да ги прехвърлим някак върху иконите в нашата система.
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıוחלק מהן אנחנו רוצים להקנות לאייקונים במערכת שלנו
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıوبعضها نريد أن ننقلها الى الإيقونات في نظامنا
Kendi sistemimize aktarmak istediklerimizden bazılarıこれらのアイコンは、紙のようにくしゃくしゃにしたり、折ったりできます
Kısa sürede tek istediklerinin bunu yazamam olduğunu anladım이 과정을 쓰게끔 하기 위해서 나에게 든 시간은
Kısa sürede tek istediklerinin bunu yazamam olduğunu anladım -Y sólo me costó un poco mientras ellos sólo querían me para anote.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.Compramos coches extra-grandes, lo agrandamos todo, compramos remedios para el síndrome de piernas cansadas.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.모든 것을 더 크게 만들었으며, 하지불안 증후근(역주:수면장애)을 위한 치료제를 샀습니다.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.Kupowaliśmy ogromne samochody, przesadziliśmy we wszystkim, kupowaliśmy lekarstwa na zespół niespokojnych nóg.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.Αγοράσαμε μεγάλα αυτοκίνητα, υπερμεγεθύναμε τα πάντα, αγοράσαμε γιατροσόφια για το σύνδρομο αεικίνητων ποδιών.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.Покупать сверх-большие машины, все с приставкой "экстра", даже покупаем лекарства от синдрома уставших ног.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.הכל סופר-גדול. קנינו תרופות לתופעת הרגל העצבנית
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.وبتنا نضخم كل الأشياء حولنا,فصرنا نشتري علاجات لمتلازمة الساق المتعبه
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.むずむず脚症候群の薬が
Köylüler özgürlüklerini istediklerinde, köle sahipleri hepsinin evini yaktı.Als diese Dörfler ihre Freiheit forderten, brannten die Sklavenhalter alle ihre Häuser nieder.
Köylüler özgürlüklerini istediklerinde, köle sahipleri hepsinin evini yaktı.Când acești săteni și-au cerut libertatea, stăpânii lor le-au ars toate casele.
Köylüler özgürlüklerini istediklerinde, köle sahipleri hepsinin evini yaktı.Cuando estos aldeanos reclamaron su libertad, los esclavistas quemaron íntegramente sus casas.
Köylüler özgürlüklerini istediklerinde, köle sahipleri hepsinin evini yaktı.Da disse landsbyboere gjorde krav på deres frihed, brændte slaveejerne alle deres huse.
Köylüler özgürlüklerini istediklerinde, köle sahipleri hepsinin evini yaktı.Když tito vesničané požadovali svobodu, otrokáři spálili všechny jejich domy.
Köylüler özgürlüklerini istediklerinde, köle sahipleri hepsinin evini yaktı.Khi người dân làng này đòi tự do, những chủ nô đốt sạch nhà của họ.