Dışarıdaki adamlar anlaşmak istediklerini söylüyor.Ο τύπος έξω λέει ότι θέλουν διαπραγμάτευση.
Dışarıdaki adamlar anlaşmak istediklerini söylüyor.Они говорят, что хотят вести переговоры.
Doğru! Eğer istediklerini verirsem, o zaman tam bir aptalım.ذلك صحيح! إذا منحتهم كل ما يطالبون به، أكُن مغفلة
Doğrusu size 3 farklı seçenek vereceğim. Umarım anlatmak istediklerimi tam olarak yansıtırlar.Jsem ochoten vám dát, nevím, 110 dolarů za 2 roky.
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerBędą mogli edytować go razem z dowolnego miejsca.
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerChe potranno modificare insieme, ovunque si trovino
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerDat ze samen kunnen bewerken, vanaf elke plek
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerDe kan redigera tillammans, oavsett var de är
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerEgyütt szerkeszthetik a fájlokat - bárhonnan
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerHọ có thể chỉnh sửa cùng nhau, ở mọi nơi
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerIls peuvent ainsi le modifier ensemble, où qu'ils soient.
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinler어디에서나 함께 수정할 수 있습니다.
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerOg de kan redigere den sammen overalt
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerPe care îl pot edita împreună, de oriunde
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerTen môžete potom spoločne upravovať kdekoľvek sa nachádzate
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerYang dapat mereka edit bersama, dari mana saja
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerΤο οποίο μπορούν να επεξεργαστούν από οπουδήποτε
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerИ могат да го редактират заедно отвсякъде.
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerФайли можна редагувати разом із будь-якого місця
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinlerفهم يمكنهم تعديل الملف معًا ومن أي مكان
Dosyalara istedikleri her yerden erişip düzenleyebilsinler仕事やプライベートの全アイテムを 1か所で管理して
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.Am fotografiat nunți și membrii în vârstă ai familiei, lucruri pe voiau să le aibă ca amintire.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.Fotila jsem svatby a starší členy rodiny, události, na které chtěli mít vzpomínky.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.Ho scattato foto di matrimoni e dei membri più anziani della famiglia, cose di cui volevano tenere il ricordo.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.Ik nam foto's van bruiloften en oudere familieleden, dingen waar ze herinneringen aan wilden overhouden.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.저는 결혼식 사진을 찍었고 나이가 많은 가족 멤버들의 사진을 찍었어요. 그들이 기억하고 싶은 것 들을요.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.Robiłam zdjęcia na weselach, zdjęcia starszych członków rodziny, zdjęcia rzeczy, które chcieli uwiecznić.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.Saqué fotos de bodas y de los miembros mayores de la familias, de cosas que ellos querían recordar.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.Tôi chụp ảnh những đám cưới và những thành viên gia đình lớn tuổi, những điều họ muốn lưu giữ làm kỷ niệm.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.Направих снимки от сватби и от по-старите членове на семействата, неща които искаха да си спомнят.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.Я фотографировала свадьбы и пожилых членов семьи — всё то, о чем они хотели помнить.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.צילמתי חתונות וחברי משפחה מבוגרים, דברים שהם רצו זכרונות מהם.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.إلتقطت صوراً لحفلات زواج وأعضاء أسرتي الكبار، أشياء أرادوا تذكرها.
Düğünlerin ve yaşlı aile üyelerinin resimlerini çektim, hatıra kalmasını istedikleri şeyleri çektim.撮りはじめました 2年ほどして
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Am vrut să vedem dacă e valabil peste tot în lume sau doar prin ţările bogate.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Chcieliśmy sprawdzić, czy ten efekt wystąpi wszędzie, czy tylko w krajach zamożnych.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Chtěli jsme vědět, jestli to bude všude na světě stejné nebo jen v bohatých zemích.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Entonces, quisimos ver si esto era cierto en todas partes del mundo o solo en los países ricos.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Hoteli smo preveriti, ali to drži tudi povsod drugje po svetu ali le v bogatih državah.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Joten halusimme tietää toimiiko teoriamme kaikkialla maailmassa vai ainoastaan rikkaissa maissa.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.우리는 이 현상이 부유한 국가에서만 일어나는 현상인지, 아니면 다른 국가에서도 나타나는지 알아보고 싶어졌습니다.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Meg akartuk nézni, hogy ez máshol is így van-e a világon, vagy csak a gazdag országokban.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Nous avons voulu voir si cela est vrai partout dans le monde ou uniquement dans les pays riches.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Quisemos ver se isto se manteria em qualquer lugar do mundo ou apenas nos países ricos.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Vi ville se om dette også passer alle steder i verden eller kun blandt rige lande.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Volevamo vedere se questo fosse vero ovunque nel mondo o solo nei paesi ricchi.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.We wilden weten of dit overal ter wereld geldt of alleen in rijke landen.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Wir wollten herausfinden, ob sich das überall in der Welt bewahrheitet oder nur in wohlhabenden Ländern.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Θέλαμε να δούμε αν αυτό ισχύει παντού στον κόσμο ή μόνο σε εύπορες χώρες.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Искахме да видим, дали това важи навсякъде по света или просто между богатите държави.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.Ми хотіли дізнатися, чи спрацює це з іншими в іншому місці, чи тільки в багатих країнах.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.רצינו לראות האם המחקר תקף בכל מקום אחר בעולם או רק במסגרת מדינות אמידות.
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.أردنا أن نرى هل هذا ينطبق على كل بقاع العالم أم فقط في الدول الغنية
Dünyada her yerde mi geçerli, yoksa sadece zengin ülkelerde mi böyle diye görmek istedik.それとも世界中で当てはまるのか ウガンダで同じような実験を行ってみました
"Eğer insanlara ne istediklerini sorsaydım, bana daha hızlı atlar istediklerini söylerlerdi.""Als ik destijds had gevraagd wat mensen wilden, dan hadden ze gezegd: 'We willen snellere paarden'".
"Eğer insanlara ne istediklerini sorsaydım, bana daha hızlı atlar istediklerini söylerlerdi.""Dacă i-aş fi întrebat atunci pe oameni ce îşi doresc, mi-ar fi răspuns: <<Vrem cai mai rapizi.>>"
"Eğer insanlara ne istediklerini sorsaydım, bana daha hızlı atlar istediklerini söylerlerdi.""Gdybym zapytał wtedy ludzi, czego im potrzeba, odpowiedzieliby mi: Chcemy szybszych koni."
"Eğer insanlara ne istediklerini sorsaydım, bana daha hızlı atlar istediklerini söylerlerdi.""Ha akkor megkérdeztem volna az embereket, mit akarnak, azt válaszolták volna, "Gyorsabb lovakat akarunk."
"Eğer insanlara ne istediklerini sorsaydım, bana daha hızlı atlar istediklerini söylerlerdi.""만일 내가 그때 사람들에게 무엇을 원하느냐고 물었더라면 사람들은 '우리는 더 빠른 말들을 원해요' 라고 대답했을 것이다"
"Eğer insanlara ne istediklerini sorsaydım, bana daha hızlı atlar istediklerini söylerlerdi.""Se io avessi chiesto alla gente cosa voleva, mi avrebbe risposto "Vogliamo cavalli più veloci."