Ana içeriğe geç
Sözlük

iste ile cümle

iste kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bob'un yardımını istedim.I asked for Bob's help.
Artık yemek istemiyorum.I don't want to eat any more.
Londra'ya gitmek isterim.I'd like to go to London.
Ben şarap istemiyorum.I don't care for wine.
Ben bir doktor olmak istedim.I wanted to become a doctor.
Tek bir şirkete bağlanmak istemiyorum.I don't want to be tied to one company.
Tek bir şirkete bağlı olmak istemiyorum.I don't want to be tied to one company.
İçecek bir şey istemiyorum.I don't want anything to drink.
Müzik kulağım olmadığı için, şarkı söylemek istemiyorum.I don't want to sing, because I'm tone-deaf.
Yiyecek bir şey istedim.I wanted something to eat.
Canım bir şey yemek istemiyor.I don't feel like eating anything.
Ne yapılacağını bilemeyince onun tavsiyesini istedim.Not knowing what to do, I asked him for advice.
Ofisten eve giderken biraz kek almam istendi.I was asked to buy some cakes on the way home from the office.
Ben dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out.
Ben onu söyledim, ama onu demek istemedim.I did say that, but I didn't mean it.
Onu söyledim, ama onu demek istemedim.I did say that, but I didn't mean it.
Öğrenmek istediğim için okula gidiyorum.I go to school because I want to learn.
Öğrencilerden herhangi birine kitaplarımı ödünç vermek istemiyorum.I don't lend my books to any of the students.
Oraya tek başına gitmeni istemiyorum.I don't like your going there by yourself.
Seni işe karıştırmak istemedim.I didn't want to bring you in.
Sağlıklı kalmak istediğim için egzersiz yapıyorum.I exercise because I want to stay healthy.
Sağlıklı kalabildiğim sürece uzun yaşamak isterim.I want to live as long as I can stay in good health.
Anahtarı istedim ve odama çıktım.I asked for the key and went upstairs to my room.
Gitmek istediğim için oraya gittim.I went there because I wanted to.
Ben gitmek istediğimi sanmıyorum.I don't think I want to go.
Şu anda canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out right now.
Şimdi öğle yemeği yemek istemiyorum.I don't want to eat lunch now.
İlk trene binmek istemiştim.I had wanted to catch the first train.
Ben defalarca köylülerin ölmeme izin vermesini istedim.I asked the villagers many times to let me die.
O tür bir şeyi gerçekten istemiyorum.I don't really care for that sort of thing.
Patronumdan bir ücret artışı istedim.I asked my boss for a pay increase.
Canım bir araba almak istemiyordu.I didn't feel like buying a car.
Ben kızların neşeli olmasını isterim.I like girls to be cheerful.
Canlı bir ıstakoz yemek istemiyorum.I don't want to eat a live lobster.
Ben kırmızı ayakkabıları istedim.I wanted red shoes.
Öğretmenin İngilizce olarak bir mektup yazmasını istedim.I wanted the teacher to write a letter in English.
Erken kalkmak istemedim.I didn't want to get up early.
Oğluma herne isterse verdim.I have given to my son whatever he wants.
Kimden tavsiye isteyeceğimi bilmiyorum.I don't know who to ask for advice.
Kuş değilim ama olmak isterim.I am not a bird, but I'd like to be.
Canım kaçmak istedi.I felt like running away.
Zalimce davranılan hayvanları görmek istemiyorum.I don't like to see animals cruelly treated.
Ben özellikle oraya gitmek istemiyorum.I don't want to go there in particular.
Ben özellikle bir yere gitmek istemiyorum.I don't want to go anywhere in particular.
Et istemiyorum.I don't care for meat.
Bronzlaşmak istemiyorum.I don't want to get a suntan.
Ben onun faturayı hemen ödemesini istedim.I demanded that he pay the bill immediately.
Onun ne demek istediğini anlayamadım.I couldn't make out what he wanted to say.
Oraya gitmenin zorluğunu ona söylemek istemiyorum.I wish to spare him the trouble of going there.
Onun, benim ne yapmamı istediğini anlayamıyorum.I can't understand what he wants me to do.
Onunla çalışmak istemedim ama elimden gelenin en iyisini yaptım.I didn't want to work with him, but I made the best of it.
Onunla beraber görünmek istemiyorumI don't want to be seen in his company.
Ben ondan bir iyilik istedim.I asked a favor of him.
Ondan sekizde gelmesini istedim ama o dokuzda geldi.I asked him to come at eight, but he turned up at nine.
Onun bana dokunmasını istemiyorum.I don't want him to touch me.
Onun oraya gitmesini istedim.I wanted him to go there.
Onun kapıyı açmasını istedim ama o öyle yapmadı.I asked him to open the door, but he would not do so.
Onu hiç görmek istemiyorum.I don't want to see him at all.
Umursamaz olmasını istemiyorum.I do not want him to be careless.
Onun isteği üzerine böyle yaptım.I did so at his request.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
iste ile cümle - Sayfa 14 - iste kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App