isteği ile cümle
isteği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
DCC GÖNDERME isteği reddedildiPožiadavka DCC konverzácie bola odmietnutá
DCC GÖNDERME isteği reddedildiSe ha rechazado una petición DCC CHAT
DCC GÖNDERME isteği reddedildiSe ha rechazado una petición DCC SEND
DCC GÖNDERME isteği reddedildiŻądanie DCC SEND zostało odrzucone
DCC GÖNDERME isteği reddedildiЗапит CHAT DCC було відкинуто
DCC GÖNDERME isteği reddedildiЗапит DCC SEND було відкинуто
DCC GÖNDERME isteği reddedildiבקשת שליחת DCC נדחתה
Demek isteğim, bu benzer kişileri gerçekten çok zor.사실 정말 똑같은 대역을 찾는것은 매우 어렵습니다.
Demek isteğim, bu benzer kişileri gerçekten çok zor.אני מתכוונת, זה ממש קשה למצוא את הכפילים הלאה,
Demek isteğim, bu benzer kişileri gerçekten çok zor.أنا أقصد, من الصعوبة أن تجد هذه التشابهات.
Demek isteğim, bu benzer kişileri gerçekten çok zor.だから私はいつも道で人々に近づいて
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Ainsi donc, cela ne dépend ni de celui qui veut, ni de celui qui court, mais de Dieu qui fait miséricorde.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Alltså beror det icke på någon människas vilja eller strävan, utan på Guds barmhärtighet.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Altså står det ikke til den, som vil, ej heller til den, som løber, men til Gud, som er barmhjertig.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Annakokáért tehát nem azé, a ki akarja, sem nem azé, a ki fut, hanem a könyörülõ Istené.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.A przetoż nie zależy na tym co chce, ani na tym, co bieży, ale na Bogu, który się zmiłowywa.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Aşa dar, nu atîrnă nici de cine vrea, nici de cine aleargă, ci de Dumnezeu care are milă.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Assim, pois, isto não depende do que quer, nem do que corre, mas de Deus que usa de misericórdia.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.A tak tedy neníť vyvolování na tom, jenž chce, ani na tom, jenž běží, ale na Bohu, jenž se smilovává.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.그런즉 원하는 자로 말미암음도 아니요 달음박질하는 자로 말미암음도 아니요 오직 긍휼히 여기시는 하나님으로 말미암음이니라
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Niin se ei siis ole sen vallassa, joka tahtoo, eikä sen, joka juoksee, vaan Jumalan, joka on armollinen.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Por lo tanto, no depende del que quiere ni del que corre, sino de Dios quien tiene misericordia
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Quindi non dipende dalla volontà né dagli sforzi dell'uomo, ma da Dio che usa misericordia
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Så står det da ikke til den som vil, heller ikke til den som løper, men til Gud, som gjør miskunnhet.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.So liegt es nun nicht an jemandes Wollen oder Laufen, sondern an Gottes Erbarmen.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Tak tedy nie je to vecou toho, kto chce, ani toho, kto beží, ale vecou Boha, ktorý sa zmilováva.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.To torej ni v moči tega, ki hoče, ne tega, ki se trudi [Dobesedno: ki teče.], ampak Boga, ki je milosten.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Vậy điều đó chẳng phải bởi người nào ao ước hay người nào bôn ba mà được, bèn là bởi Ðức Chúa Trời thương xót.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Αρα λοιπον δεν ειναι του θελοντος ουδε του τρεχοντος, αλλα του ελεουντος Θεου.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Итак помилование зависит не от желающего и не от подвизающегося, но от Бога милующего.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.Тим же воно нї від того, хто хоче, нї від того, хто біжить, а від милуючого Бога.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.ועל כן אין הדבר לא ביד הרצה ולא ביד הרץ כי אם ביד האלהים המרחם׃
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.فاذا ليس لمن يشاء ولا لمن يسعى بل للّه الذي يرحم.
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.據 此 看 來 、 這 不 在 乎 那 定 意 的 、 也 不 在 乎 那 奔 跑 的 、 只 在 乎 發 憐 憫 的 神
Demek ki bu, insanın isteğine ya da çabasına değil, Tanrının merhametine bağlıdır.據此 看來 、 這不在乎 那 定意 的 、 也 不 在乎 那 奔跑 的 、 只 在 乎發憐憫 的 神
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Also in anderen Worten definiere ich zuerst was ich will.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Cu alte cuvinte, definesc ceea ce voiam.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Donc, en d'autres termes, je définis ce que je voulais.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Dus met andere woorden, ik definieer wat ik wil.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.En otras palabras, yo defino lo que quiero.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.In altre parole, io decido cosa voglio.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Innymi słowy, definiuję czego szukam.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.다시 말해서. 제가 원하는 것을 정의 하는 거죠.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Más szóval azt határozom meg, hogy mit szeretnék elérni.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Nói cách khác, tôi xác định thứ tôi muốn.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Por outras palavras, eu defino o que quero.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Με άλλα λόγια, ορίζω αυτό που ήθελα.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.Другими словами, я определяю, что хочу.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.С други думи, определям какво искам.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.אז במילים אחרות, אני מגדיר את מה שרציתי.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.لذا بعبارة أخرى، أعرف ما أريده.
Diğer bir deyişle isteğimi tanımlarım.以前に試した 簡単なもので
Diğer bir Schengen Devleti, Finlandiya’dan izni iptal etme isteğinde bulunursaett annat Schengen-land begär att Finland återkallar ditt uppehållstillstånd.
Diğer bir Schengen Devleti, Finlandiya’dan izni iptal etme isteğinde bulunursaotro Estado del espacio Schengen solicita que Finlandia le retire el permiso de residencia concedido.
Diğer bir Schengen Devleti, Finlandiya’dan izni iptal etme isteğinde bulunursatoinen Schengen-valtio pyytää, että Suomi peruuttaa sinulle myönnetyn oleskeluluvan
Diğer bir Schengen Devleti, Finlandiya’dan izni iptal etme isteğinde bulunursaun autre État de l’espace Schengen demande d’annuler le permis de séjour qui vous a été délivré
Diğer bir Schengen Devleti, Finlandiya’dan izni iptal etme isteğinde bulunursaدولة أخرى من دول الشنقين (Schengen) تطلب بأن تقوم فنلندا بإلغاء ترخيص الإقامة الذي تم منحه لك.
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.Az igazaknak kivánsága csak jó, az istentelenek várakozása pedig harag.
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.De rettferdiges attrå er bare det som godt er; de ugudelige har vrede i vente.
Doğruların isteği hep iyilikle sonuçlanır, Kötülerin umutlarıysa gazapla.Der Gerechten Wunsch muß doch wohl geraten, und der Gottlosen Hoffen wird Unglück.
İlgili Sayfalar