Ana içeriğe geç
Sözlük

ispatla ile cümle

ispatla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ama görüntü bizim uzun zamandır şüphelendiğimiz şeyleri ispatladı.אבל זה הוכיח את מה שחשדנו בו מזמן,
Ama görüntü bizim uzun zamandır şüphelendiğimiz şeyleri ispatladı.ولكن ثبت أن ما كنا قد يشتبهون منذ فترة طويلة،
Ama görüntü bizim uzun zamandır şüphelendiğimiz şeyleri ispatladı.というのも 州の首相は
Ama ispatlaması çok kolay değil. -a
Ama ispatlaması çok kolay değil. --
Ama ispatlaması çok kolay değil. --
Ama ispatlaması çok kolay değil. -Eu recebi varios pedidos para explicar ou ensinar o Teorema do Valor Medio. Entao vou fazer Isso neste video.
Ama ispatlaması çok kolay değil. -لقد تلقّيت العديد من الطلبات لأشرح نظريّة القيمة المتوسّطة فلنفعلها إذًا في هذا الفيديو
Ama şimdi bunu ispatlayalım.Ale udowodnijmy to sobie.
Ama şimdi bunu ispatlayalım.Así que vamos a empezar con nuestra primera parametrización, sólo como hicimos en el último video.
Ama şimdi bunu ispatlayalım.Então que tipo de dá também a mesma intuição que isso deve ser a mesma área exata.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.AIMS er nu en bevist model.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.AIMS est un modèle dont nous avons démontré qu'il marche.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.AIMS ist ein bewährtes Modell.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.AIMS jest sprawdzonym modelem.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.AIMS 는 이제 증명된 모델입니다.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.AIMS היא עכשיו מודל מוכח.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.Az AIMS modell már bizonyított.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.El AIMS es ahora un modelo probado.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.Het AIMS-model heeft zijn waarde bewezen.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.IAMS este acum un model dovedit.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.L'efficacia del modello AIMS è oramai dimostrata:
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.АИМН вече е доказан модел.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.АИМН на данный момент является проверенной моделью.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.آيمز الآن هي نموذج مثبَت
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.私たちはこれを増やす必要があります
Ancak, hala var olmadığını ispatlamış değiliz.Ma non abbiamo ancora dimostrato che non esiste.
Ancak, hala var olmadığını ispatlamış değiliz.Pero aún no hemos demostrado que no existe.
Ancak, hala var olmadığını ispatlamış değiliz.Въпреки това все още не сме демонстрирали, че не съществува.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Bez względu na pieniądze i spory, dowody są wszędzie.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.하지만 돈이나 논쟁을 떠나서 증명은 세상 어디에나 존재합니다.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Mais au-delà de l'argent et des argumentations, les démonstrations sont partout.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Ma oltre al denaro e ai ragionamenti le dimostrazioni sono ovunque.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Pero más allá del dinero y los debates, hay demostraciones por todos lados.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Но отвъд парите и аргументите, доказателствата са навсякъде.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.אבל מעבר לכסף ולוויכוחים, ההוכחות נמצאות בכל מקום.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.ولكن ما وراء المال والمجادلات البراهين في كل مكان
Arkadaşlarımın 20 yılını aldı. Onlardan üçünün eksik ispatları vardı.Meine Freunde benötigten 20 Jahre für diesem Beweis, wobei dieser bei drei von ihnen nicht vollständig war.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Az emberek csak azt teszik meg amiben hisznek is.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.De facto, as pessoas fazem coisas que provam aquilo em que acreditam.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.De fapt, oamenii vor face lucrurile care dovedesc ceea ce cred.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.De hecho, la gente hará las cosas que demuestren sus creencias.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Di fatto, la gente fa le cose che testimoniano ciò in cui credono.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.En fait, les gens vont agir pour prouver ce en quoi ils croient.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Faktanya, orang-orang akan selalu melakukan hal-hal untuk membuktikan apa yang mereka yakini.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Faktisk, vil mennesker gøre ting der beviser hvad de tror på.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Faktum är folk kommer göra sakerna som bevisar vad de tror på.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.사실상, 사람들은 그들의 신념을 증명하는 일을 할 것입니다.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Lidé dělají věci, které ukazují, v co věří.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Ludzie będą robić rzeczy, które odzwierciedlą to, w co wierzą.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Mensen doen die dingen die bewijzen wat ze geloven.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Pravzaprav bodo ljudje počeli stvari, ki potrjujejo, kar verjamejo.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Tatsächlich, werden Menschen die Dinge tun, die beweisen, was sie glauben.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Thực tế, người ta sẽ làm những thứ mà chúng minh được cái mà họ tin.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.V skutočnosti, ľudia budú robiť veci, ktoré dokazujú to, v čo veria.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Στην πραγματικότητα, οι άνθρωποι κάνουν πράγματα που αποδεικνύουν σε τι πιστεύουν.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Всъщност, хората ще направят нещата, които доказват онова, в което вярват.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Люди склонны к поступкам, которые созвучны с тем, во что они верят.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.По суті, люди схильні до вчинків, які сходяться із тим, в що вони вірять.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.למעשה אנשים יעשו דברים שמעידים על מה שהם מאמינים בו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod