Ana içeriğe geç
Sözlük

ispat ile cümle

ispat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Steve Jobs bunu ispatlamıştır.スティーブがマッキントッシュ 128Kに フロッピーを挿入しています
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým."Lo que deseo hacer con mi vida es posible."
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým.Oui, ce que je veux faire de ma vie est possible.
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým.Quel che voglio fare nella vita è possibile.
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým."To, co chci se svým životem dělat, je možné."
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým.Trong bộ phim này, một cậu bé<br/>bằng phép thuật với mạng máy tính đã khởi động tên lửa hạt nhân.
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým."Αυτό που θέλω να κάνω στη ζωή μου είναι εφικτό."
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým."Нещото, което искам да постигна със живота си е възможно."
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým."То, что я хочу делать в своей жизни возможно."
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým."أن ما أريد أن أنجزه في حياتي ممكن"
"Sürdürmek istediđim hayat tarzý mümkün, bunu ispatladým.「ぼくはやり遂げられると証明された、
Ta da! İşte soldaki üçgenin tüm kenarlarının sağdakinin tüm kenarlarına benzer olduğunu ispatladınız.Udowodniliście, że trzy boki lewego trójkąta są przystające do trzech boków prawego trójkąta.
Tahmil edilemeyen nüfus artışı ve ve artan gıda talepleri periyodunda, bu felaketi ispat edebilir.전례없는 인구증가와 그로 인한 식량수요가 급증하는 오늘날, 경작지 손실은 재앙일 수 있습니다.
Tahmil edilemeyen nüfus artışı ve ve artan gıda talepleri periyodunda, bu felaketi ispat edebilir.Pada masa pertumbuhan populasi yang sangat pesat dan meningkatnya kebutuhan makanan, ini dapat berbahaya.
Tahmil edilemeyen nüfus artışı ve ve artan gıda talepleri periyodunda, bu felaketi ispat edebilir.W okresie niespotykanego wzrostu populacji i rosnącego zapotrzebowania na żywność, to może być katastrofa.
Tahmil edilemeyen nüfus artışı ve ve artan gıda talepleri periyodunda, bu felaketi ispat edebilir.בתקופה של גידול אוכלוסיה חסר תקדים ודרישות מזון גדלות, זה יכול להיות הרה אסון.
Tahmil edilemeyen nüfus artışı ve ve artan gıda talepleri periyodunda, bu felaketi ispat edebilir.ومع النمو السكاني الغير مسبوق والازدياد في الحاجة للطعام فإننا نضع أنفسنا في مأساة
Tahmil edilemeyen nüfus artışı ve ve artan gıda talepleri periyodunda, bu felaketi ispat edebilir.食料需要の時期に、それは破滅的かもしれません 率直に言って、私たちは現実を直視していないのです
Tam kareye tamamlayarak ispatlamıştık. -A es igual a 1 ése es el coeficiente en este término
Tam kareye tamamlayarak ispatlamıştık. -Aj toto je pekné.
Tam kareye tamamlayarak ispatlamıştık. -끝없이 계속 바꾸어 나갑니다
Tam kareye tamamlayarak ispatlamıştık. -Takže i toto je elegantní.
Tam kareye tamamlayarak ispatlamıştık. -Vi kan fortsætte sådan her uendeligt.
Tam kareye tamamlayarak ispatlamıştık. -Да се върнем на въпроса.
Tam kareye tamamlayarak ispatlamıştık. -これもさっぱりしています。
Tam olarak ispatlamadık, nereden geldiğini sezdirmeye çalıştık. -E isto não é uma prova, isto era apenas para mostrar visão de onde isto veio.
Tam olarak ispatlamadık, nereden geldiğini sezdirmeye çalıştık. -I to nie był dowód, to było bardziej po to, żeby przedstawić wam intuicyjnie, skąd to się bierze.
Tam olarak ispatlamadık, nereden geldiğini sezdirmeye çalıştık. -Y no era una prueba, fue realmente más de sólo para mostrar que la intuición de que procedencia.
Tam olarak ispatlamadık, nereden geldiğini sezdirmeye çalıştık. -וזה לא הוכחה, זה יותר כדי להראות לכם את האינטואיציה מאיפה זה הגיע.
Tam olarak ispatlamadık, nereden geldiğini sezdirmeye çalıştık. -ولم يكن إثباتاًاً، وأنه كان حقاً أكثر من مجرد لإظهار البداهة لكم من حيث المكان الذي أتى منه.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.타니야마는 그의 추론이 옳다는 것을 증명하려고 온갖 심혈을 기울였지만 실패했죠.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama a essayé, encore et encore, et il n'arrivait jamais à montrer qu'elle était vraie.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama a incercat, si a incercat, si a incercat si niciodata nu a putut sa dovedeasca ca a fost adevarat.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama đã cố, cố và cố và ông ấy đã không bao giờ có thể chứng minh nó là đúng.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama försökte och försökte och försökte och han kunde aldrig bevisa att det var sant.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama ha provato e provato e provato e non è mai riuscito a dimostrare che fosse vero.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama mencoba dan terus mencoba dan dia tidak pernah dapat membuktikan kebenarannya.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama próbálta és próbálta és próbálta, és soha nem sikerült neki bebizonyítania a helyességét.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama probeerde en probeerde en probeerde en hij kon niet bewijzen dat het waar was.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama próbował i próbował, i próbował i nigdy nie mógł dowieść jego prawdy.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama skúšal a skúšal, a skúšal, a nikdy nedokázal, že je pravdivá.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama tentou, tentou e tentou e nunca conseguiu demonstrar que era verdade.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama trató muchas veces y nunca pudo demostrar que era verdadera.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama versuchte es immer wieder, doch er konnte die Vermutung nie beweisen.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Taniyama zkoušel a zkoušel a zkoušel a nikdy se mu nepodařilo dokázat, že je to pravda.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Ο Τανιγιάμα προσπάθησε και προσπάθησε και ποτέ δεν κατάφερε να το αποδείξει.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Танияма опитвал и опитвал и опитвал, но така и не успял да я докаже.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Танияма пытался, пытался, пытался и не мог её доказать.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.Таніяма намагався, намагався, намагався але не міг її довести.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.טניאמה ניסה וניסה וניסה והוא אף פעם לא הצליח להוכיח שהיא נכונה.
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.تانيما حاول كثيراً اثبات فرضيته .. وداوم المحاولة ولم يستطع أن يثبت أنها صحيحة ليحولها الى نظرية
Taniyama denedi ve denedi ve asla bunun doğru olduğunu ispatlayamadı.それが真であると証明することはできませんでした そして1958年に 30歳の誕生日の少し前に
Tanrının varlığını ispat eden, ya da ispatı bir kenara bırak...Ci sono così tante prove dell'esistenza di Dio o anche indizi,dimentica le prove
Tanrının varlığını ispat eden, ya da ispatı bir kenara bırak...Hay tanta prueba sobre la existencia de dios, o incluso evidencia, olvida prueba, pero evidencia
Teoremi ise başka teorem veya aksiyomları kullanarak ispat edersiniz. -두 삼각형이 합동이란 걸 알 수 있었습니다 저는 공리와 가정에 대해서도 잠깐 이야기를 했습니다 하지만 확실하게 하고 싶네요 때때로 여러분들은 이것이
Üç gün boyunca müzik ve eğlence. İşte, şimdi size tarihin ispatı, o yıldan bir fotoğrafım.Zde, jen abych ukázal že je to pravda, je moje fotografie z toho roku.
Umarım, bir gün bunu ispatlayacak düzeye erişiriz. - n eşittir 0'la başlıyorum.証明したいと思います。 nはゼロでは、 何が起こりますか?
Unutma, bir şeyin var olmadığını ispatlamak imkansızdır.Es imposible probar semejante negación. No olvides:
Unutma, bir şeyin var olmadığını ispatlamak imkansızdır.Ricorda:è impossibile di provare il contrario.
Unutma, bir şeyin var olmadığını ispatlamak imkansızdır.Запомнете: невъзможно е да се докаже такъв тип отрицателно твърдение.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod