İlk kez ABD'ye geldiği zaman, okulu University of Houston yanlışlıkla ilk ismini "Akeem" olarak kaydetti.À son arrivée aux États-Unis, l'Université de Houston écrivit de manière incorrecte son nom "Akeem".
İzzetime yemin ederim ki, senin ismini dünyâda ve âhirette temiz ve güzel eylerim." dendi.Que je sois en eux et toi en moi, afin qu'ils soient rendus parfaits dans l'unité ».
29 Temmuz 2016'da ismini Constantino Guveya Dominic Nyikadzino Chiwenga olarak değiştirmiştir.Le 29 juillet 2016, il changea son nom en Constantino Guveya Dominic Nyikadzino Chiwenga.
Grup ilk fan buluşmasında, fan isminin ” Pink Panda” olduğunu açıkladı.Lors du premier fanmeeting, le groupe choisit le nom de son fanclub, « Pink Panda ».
Çoğunlukla sadece kendi ismini bağırabilir.Généralement, il n'arrive qu'à dire son nom.
Flambertenges ismini içeren en eski belge, 1066 yılının bir belgesidir.Le document le plus ancien, connu à ce jour, qui comprend le nom Flambertenges, est un acte de l'année 1066.
Blue Ridge Dağları genel ismini uzaklardan bu dağların mavimsi olarak görülmesinden almıştır.Les montagnes Blue Ridge sont appelées ainsi pour leur couleur bleuâtre quand elles sont observées de loin.
Grup ismini "Fifty-Four Forty or Fight! (54-40 ya da savaş!)" sloganından almıştır.Ils lançaient des slogans comme "Fifty-four forty or fight" (54,40 ou la guerre).
Chicago Packers takımı ismini Chicago Zephyrs olarak değiştirdi.Les Chicago Packers sont renommés les Chicago Zephyrs.
Reso, WWF'e geldiğinde ring ismini Christian olarak kısalttı.Quand Jason Reso a rejoint la WWF, il réduit son nom de lutteur à Christian.
2000 yılında grup ismini Matchbox 20'den "Matchbox Twenty"e çevirdi ve ikinci albümleri Mad Season'u çıkardı.En mai 2000, Matchbox 20 devenu Matchbox Twenty sort son deuxième album, Mad Season.
Stadyum ismini Afro-Amerikan tenisçi Arthur Ashe'den almaktadır.Le prix a été nommé d'après le joueur de tennis américain Arthur Ashe.
Grup ilk olarak The Legacy ismini kullandı.Il a d'abord porté le nom de Legacy.
Bu dönemde Cat Stevens ismini aldı.C’est désormais sous le nom de Cat Stevens qu’il sera connu.
27 Nisan 2010'da DC Agenda gazetesinin isminin Washington Blade'e dönüşeceği ilân edilmişti.Le 27 avril 2010, le DC Agenda annonce qu'il reprend le nom de Washington Blade.
Etrafında gelişen kasaba da Marienburg ismini almıştır.La ville qui se développe autour du château est aussi appelée Marienburg.
Şirketin ilk ürünü 1955'te çıkmıştı fakat şirket Sony ismini Ocak 1958'de kullanmaya başladı.Le nom Sony apparaît sur les produits dès 1955 mais la compagnie change de nom seulement en janvier 1958.
O zaman, köyün muhtarı Halildede (Osmandedeoğlu) ismini vermiştir.Il nomme alors la ville Cennetabad et en a fait un lieu de séjour.
Akademi, Oscar ismini 1939 yılına kadar resmi olarak kullanmamıştır.Le surnom ne fut officiellement adopté par l'Académie qu'en 1939.
Kulüp, "Leicester City Football Club" ismini aldı.Le club est ensuite reformée sous le nom de "Leicester City Football Club".
Taşındıktan sonra kendisini grubu olan AXL'a öyle kaptırmıştır ki, arkadaşları ona Axl Rose ismini önerirler.Un soûlon s'est mis à me crier dessus en m'appelant Axl Rose.
Araplar ise kente 'İdhaj' ismini vermiştir.Les Elfes (qui ne formaient alors qu'un seul et même peuple) étaient leurs esclaves.
Mahallenin isminin civar köylerin o bölgeye verdikleri isimden kaynaklandığı rivayet edilir.Le nom du village dériverait du nom que les villageois donnaient à celui-ci.
Aden, Aden Körfezi'ne de ismini verir.La ville donne son nom au golfe d'Aden.
1958 Yeniden BelAz ismini aldı.En 1958, il peut enfin disposer à nouveau de son passeport.
Sureye ismini veren ayetler şöyledir: Yaratan Rabbinin adıyla oku!Lis, au nom de ton Seigneur qui a créé, 2. qui a créé l'homme d'une adhérence.
1985 yılında şimdiki ismini almıştır.Elle prend son nom actuel en 1985.
Bölge ismini Ross Denizi'nin kaşifi Sir James Clark Ross'dan almıştır.Son nom vient de Sir James Clark Ross, qui a découvert la Mer de Ross.
13 Şubat 2018 tarihinde şarkısının isminin "You Let Me Walk Alone" olduğu açıklanmıştır.Toujours en 2018, il sort son single "I Wish You Were Here".
Hawthorne ilk çalışması olan Fanshawe adlı romanı 1828'de ismini kullanmadan yayımladı.Auparavant, Hawthorne a publié anonymement un autre roman, Fanshawe, en 1828 au tout début de sa carrière.
Ailesi ona Dustin ismini aktör Dustin Farnum'dan esinlenerek vermiştir.Dustin doit son prénom à l'acteur de théâtre et du cinéma muet, Dustin Farnum.
1929 - Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı ismini Yugoslavya Krallığı olarak değiştirdi.1929 : le Royaume des Serbes, Croates et Slovènes prend le nom de Royaume de Yougoslavie.
Bu durum türün isminin kaynağıdır.Cette marque est à l'origine du nom de l'espèce.
Gelişen olaylardan sonra Jonathan Curtis olan ismini, Johnny Curtis olarak değiştirdi.Peu de temps après, Curtis est revenu sous son nom de ring de Johnny Curtis.
"Tınılara ismini veren aile: Zilciyanlar".Ses habitants s’appellent : les LUSIGNIENS.
Anadolu'da birçok yerleşim birimleri ismini bu boydan almıştır.Beaucoup de noms de villages du Santerre ont été formés de cette façon.
11 Mayıs - Siyam, ismini Tayland olarak değiştirdi.11 mai : Le royaume de Siam prend le nom de Thaïlande.
Furnier daha sonra ismini Alice Cooper olarak değiştirmiştir.Mais Vincent Furnier décida de poursuivre sous le nom d'Alice Cooper.
Otomobil ismini ünlü bir boğadan almaktadır.Il y fait la voix d'un taureau ivre .
Burma olan ülkenin ismini Myanmar olarak değiştirdi.Le droit birman est le droit appliqué en Birmanie, aussi appelée Myanmar.
Hayranları Ona Kata ismini koymuşlardır.Ses descendants en ont pris le nom.
Opera bouffe janrı ise Théâtre des Bouffes Parisiens tiyatrosunda sahnelenmesinden ismini alır.Elle prend alors comme nom de théâtre Mlle Du Parc.
Bonatitan' ismini ünlü Arjantinli paleontolog José Fernando Bonaparte'den almıştır.Le nom d'espèce bonapartei honore le célèbre paléontologue argentin José Bonaparte.
Bu dürbün galile teleskopu olarak da bilinir ve 1609'da geliştirmiş ve kendi ismini vermiştir.L’explorateur portugais Goes les mentionne en 1603 et dit avoir goûté leur vin.
Başkahramanın isminin baş harflerinin H.H. yazarınkiyle aynı olması o yüzden rastlantı değildir.Le fait qu'il incarne le jeune lieutenant n'est pas un hasard.
5 Ocak 1990 yılından şimdiki ismini taşıyor.Elle prend son nom actuel le 5 janvier 1929.
Adanın başlangıçtaki ismi daha sonra göle ismini veren Titikaka 'dır.Son nom originel était Isla Titikaka, et c'est elle qui a donné son nom au grand lac.
Sonradan 19. yüzyılda bu düklüğün ismini verilmiştir.C'est à partir du XIIIe siècle que le nom de cette seigneurie sera connu.
Bu sebeple ismini Birleşik Krallık Parlamentosu'nun konuşlandığı Westminster Sarayı'ndan almıştır.Il tire son nom du palais de Westminster, le siège du Parlement britannique.
Havaalanı, Kenya'nın ilk cumhurbaşkanı ve başbakanı olan Jomo Kenyatta'nın ismini almıştır.Il est baptisé du nom du premier président de la République du Kenya, Jomo Kenyatta.
Sefer ismini, sefer sırasında kullanılan HMS Challenger isimli gemiden almaktadır.La navette spatiale américaine Challenger, nommée d'après le HMS Challenger.
Bazı tarihçiler ismini, "Laburus" denilen antik Slav şehrinden aldığına inanırlar.Certains pensent que le nom provient d’une ancienne cité slave nommée Laburus.
Kreş, 2000 yılında Popcorn adıyla kurulmuş, 2006 yılında Kreş ismini almış Türk rock grubu.En 2013, PopCorn revient sous le nom PopCorn 1988.
Ayrıca ebeveynin ikinci isminin çocuğun ismine daha uygun olması nedeniyle de olabilir.Toutefois, il est permis, à titre d'usage, d'ajouter le nom du second parent.
Geldiklerin kasabanin ismini koymuşlar.Ce sont elles qui ont donné leur nom à la ville.
Ölümünden önce, Buffy'e "Bay Pointy" ismini verdiği en sevdiği kazığı verir.Elle a appelé son pieu préféré M. Pointu.
Interface Builder ismini aynı adı taşıyan NextStep geliştirme yazılımından almıştır.Interface Builder est le descendant de l'outil de développement du même nom créé pour NeXTSTEP.
Ailesi ona "Marie Gouze" ismini verdi.Ses parents la prénomment « Marie Madeleine Eugénie ».
Ayrılmadan önce Farah teşekkür eder ve ismini sorar.Avant de s'en aller, Farah lui demande son nom, et celui-ci lui répond : « Appelez-moi...
Pomak olan ahali, köyün ismini Pırnar olarak değiştirir.Ce dépôt fit changer le village de nom.