islah ile cümle

islah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İşte bu onların insanlığı islah yolu.C'est ainsi qu'ils en sont venus à récupérer leur humanité.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.Đó là cách họ tìm lại nhân tính của họ.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.Ecco come sono arrivati a rivendicare la loro umanità.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.Era assim que reclamavam a sua humanidade.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.Így követelték vissza az emberségüket.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.이것이 그들이 그들의 인간애를 되찾는 방법입니다.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.Und so eroberten sie sich ihre Menschlichkeit zurück.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.W ten sposób odzyskiwali swoje człowieczeństwo.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.Zo herwonnen ze hun menselijkheid.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.Така си възвръщаха човечността.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.Так вони дійшли до своєї людяності.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.Так они возрождали свою человечность.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.כך הם הצליחו לתבוע לעצמם חזרה את אנושיותם.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.وهكذا يستعيدون إنسانيتهم.
İşte bu onların insanlığı islah yolu.ここにいる僕達は皆 毎日
O da maden ıslahı sırasında olmuştu, toprak %100 oranında çıplaktı.광산을 매립할 때였습니다. 그곳은 100% 헐벗었기 때문이죠.
O da maden ıslahı sırasında olmuştu, toprak %100 oranında çıplaktı.Dan is het 100% kaal.
O da maden ıslahı sırasında olmuştu, toprak %100 oranında çıplaktı.là giữa thời kì khai hoang Nơi mà 100 phần trăm đất hoang hoá
O da maden ıslahı sırasında olmuştu, toprak %100 oranında çıplaktı.היה בזמן שיפוץ מכרה, ששם זה היה צחיח במאת האחוזים.
O da maden ıslahı sırasında olmuştu, toprak %100 oranında çıplaktı.因為只有嗰度係完全無植物
O da maden ıslahı sırasında olmuştu, toprak %100 oranında çıplaktı.完全な荒地だった鉱山を 緑地化したときだけです 何年も前にジンバブエの 最も劣悪な地域で活動したときには
Savaş başlamadan önce bu fonun bütün ülkedeki su rezervlerinin ıslahı için kullanılması düşünülüyordu.Denne fond skulle bruges til rehabilitering af vandreserverne over hele landet, før krigen brød ud.
Savaş başlamadan önce bu fonun bütün ülkedeki su rezervlerinin ıslahı için kullanılması düşünülüyordu.Der Fund war angedacht für die Wiederherstellung der Wasserreserven des Landes bevor Kriegsausbruch.
Savaş başlamadan önce bu fonun bütün ülkedeki su rezervlerinin ıslahı için kullanılması düşünülüyordu.Fond je bil pred začetkom vojne namenjen za sanacijo vodnih rezerv po vsej državi.
Savaş başlamadan önce bu fonun bütün ülkedeki su rezervlerinin ıslahı için kullanılması düşünülüyordu.이 돈들은 전쟁이 일어나기 전에 나라 전체의 상수원 재건에 이용될 예정이었지요. 하지만 전쟁이 시작되고 난 후
Savaş başlamadan önce bu fonun bütün ülkedeki su rezervlerinin ıslahı için kullanılması düşünülüyordu.Questo fondo era destinato al ripristino delle riserve idriche della nazione, prima della guerra.
Savaş başlamadan önce bu fonun bütün ülkedeki su rezervlerinin ıslahı için kullanılması düşünülüyordu.Te fundusze miały być przeznaczone na odnawianie rezerw wodnych w całym kraju, zanim wybuchła wojna.
Savaş başlamadan önce bu fonun bütün ülkedeki su rezervlerinin ıslahı için kullanılması düşünülüyordu.До начала войны предполагалось, что деньги пойдут на восстановление водных ресурсов страны.
Savaş başlamadan önce bu fonun bütün ülkedeki su rezervlerinin ıslahı için kullanılması düşünülüyordu."ההון היה אמור לשמש "לשיקום מאגרי המים בכל המדינה "קודם לפריצת המלחמה. כאשר המלחמה פרצה,
Stafford Creek Islah merkezindeki tutuklular için멸종 위기의 대초원 식물을 증가시켜
Stafford Creek Islah merkezindeki tutuklular içinלגידול צמחים טורפים בסכנת הכחדה
Stafford Creek Islah merkezindeki tutuklular içinلانماء نباتات البراري المهددة بالانقراض
Stafford Creek Islah merkezindeki tutuklular için州に残された大草原を復元するためです
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.C'est un peu comme le camp d'entrainement que je donne.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.Hört sich nach einem Boot Camp an.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.Sembra quasi il campo di addestramento militare che insegno.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.Ακούγεται σαν το μάθημά μου.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.Похоже на тренировку в учебном лагере.
Tıpkı ıslahevinde bana zorla yaptırılan egzersizler gibi.そうよ
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.Die Strafanstalt, in der sie inhaftiert sind,
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.이 친구들이 수감되어 있는 교정 시설을 일상적으로 다니는 길에서 우연히 발견하게 되었습니다.
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.המעון הסגור בו הם שוהים נמצא בדיוק באמצע אחד מהטיולים הקבועים שלי,
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.لقد كانت تلك الاصلاحية التي حُبس فيها هؤلاء الاطفال في منتصف الطريق في إحدى رحلاتي الاعتيادية ..
Tutuklu bulundukları ıslahevi, şansa bakın ki, her zamanki gezilerimden birinin tam ortasında.たまたま 私がよく走るルートの 途中にありました そこは鉄条網に囲まれて
İlgili Sayfalar