Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Rothenburg on tuntud oma keskaegse vanalinna poolest ja väga populaarne turistide seas.
Britanya İmparatorluğu'nun temelleri, iki ayrı krallık olan İngiltere ve İskoçya krallıklarına dayanmaktadır.Briti impeerium kujunes välja perioodil, mil Inglismaa ja Šotimaa olid eraldi riigid.
Bir İskoçya Parlamentosu seçiminde her seçmenin iki oy hakkı vardır.Igal valijal on kaks häält.
İskoçya'nın puanları Büyük Britanya olarak sayılacaktır.Šotimaa võistkond toob punkte Suurbritanniale.
Çoğu İskoçya, İrlanda ve İskandinavya'ya kaçacaktır.Paljud anglosaksi aadlikud põgenesid Šotimaale, Iirimaale ja Skandinaaviasse.
1 Mayıs – İngiltere ve İskoçya bir araya gelerek Büyük Britanya Krallığı'nı kurdular.1. mai – Inglismaa ja Šotimaa unioon sai nimeks Suurbritannia. ...
Scottish League Cup maçları BBC İskoçya tarafından yayınlanmaktadır.Võistluse korraldas BBC Scotland.
Heykel İngiltere, İskoçya ve İrlanda'nın Lord Protectoru unvanını almış olan Oliver Cromwell'a aittir.16. detsember – Oliver Cromwell sai Inglismaa, Šotimaa ja Iirimaa lordprotektoriks. ... ... ...
İlk resmî uluslararası maç, 1872 yılında Glasgow'da İskoçya ve İngiltere arasında oynanmıştı.Esimese ametliku maavõistluse pidasid 1872. aastal Inglismaa ja Šotimaa.
Örneğin İskoçya civarında 700'den fazla ada vardır.Helsingis on üle 300 saare.
30 Mayıs 2008 tarihinde, ilk millî golünü İskoçya ile yapılan dostluk maçında attı.30. novembril 2013 andis protsess Rajacas välja tõenäoliselt esimese omalaadse virtuaalse kontserdi maailmas.
Modern İskoçya Kelt dilinde "Johnny" isminin yerine kullanılır.Juku on tuntud ingliskeelsetes naljades nime all Little Johnny.
İskoçya’nın ortasında, Firth Of Forth ve Firth Of Clyde arasında bulunmaktadır.Inverclyde on regioon Šotimaa keskosas Firth of Clyde'i lõunakaldal.
2003’te, tüm uyuşturucuya bağlı ölümlerin % 13’ü intihardı (İskoçya Yönetimi, 2005).13 % от всички смъртни случаи, свързани с наркотици, са били самоубийства (Scottish Executive, 2005).
2003’te, tüm uyuşturucuya bağlı ölümlerin % 13’ü intihardı (İskoçya Yönetimi, 2005).Dies gilt insbesondere für Mitgliedstaaten, in denen es bereits vor längerer Zeit Heroinepidemien gab.
2003’te, tüm uyuşturucuya bağlı ölümlerin % 13’ü intihardı (İskoçya Yönetimi, 2005).En 2003, el 13 % de las muertes por consumo de drogas fueron suicidios (Scottish Executive, 2005).
2003’te, tüm uyuşturucuya bağlı ölümlerin % 13’ü intihardı (İskoçya Yönetimi, 2005).Leta 2003 je bilo 13 % vseh z drogo povezanih smrtnih primerov samomorov (Scottish Executive, 2005).
2003’te, tüm uyuşturucuya bağlı ölümlerin % 13’ü intihardı (İskoçya Yönetimi, 2005).Também são observáveis diferenças de género nas tendências das mortes relacionadas com o consumo de droga (171
2003’te, tüm uyuşturucuya bağlı ölümlerin % 13’ü intihardı (İskoçya Yönetimi, 2005).V roku 2003 bolo 13 % všetkých úmrtí súvisiacich s drogami samovraždami (Škótska exekutíva, 2005).
2003’te, tüm uyuşturucuya bağlı ölümlerin % 13’ü intihardı (İskoçya Yönetimi, 2005).W 2003 r. 13% wszystkich zgonów związanych z narkotykami stanowiły samobójstwa (Scottish Executive, 2005).
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Egy turista utazik a skót felföldön, és megáll egy kocsmában egy italra.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Ein Tourist auf Rucksacktour durch die schottischen Highlands kehrt auf einen Drink in einen Pub ein.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.En turist er på rygsæktur i højlandet i Skotland, og han stopper ved en pub for at få noget at drikke.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.한 관광객이 스코틀란드의 산악지대를 통과하며 배낭여행을 하는데, 선술집에 음료를 마시기 위해 멈춥니다.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Người lữ hành nọ rảo bước trên những cao nguyên của vùng Scotland, ông ta dừng chân ở một quán rượu.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista baťůžkář prochází skotskou vysočinou a zastaví se v hospodě na pití.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista s ruksakom ide cez vysočiny Škótska a zastaví sa v krčme na drink.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turysta podróżuje z plecakiem przez wyżyny Szkocji i zatrzymuje się w pubie na coś do picia.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista fa escursionismo nelle Highland scozzesi, e si ferma in un pub a bere.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista mochilero va por las tierras altas de Escocia y se detiene en un pub a tomar un trago.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turist călătoreşte în ţinuturile muntoase ale Scoţiei, şi se opreşte la un pub pentru a bea ceva.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Андрю Стантън: Един турист обикаля из планините на Шотландия и спира в кръчма за едно питие.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Турист совершает поход по высокогорью Шотландии. Он заходит в паб чего-нибудь выпить.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.תרמילאי אחד מטייל לו ברמות של סקוטלנד, והוא עוצר למשקה באיזה פאב.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.يجول سائح بحقيبة ظهر عبر مرتفعات أسكتلندا، ويتوقف في حانة ليشرب.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.旅行中に 何か飲もうと パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Abbiamo contatto un'azienda in Scozia che creava voci computerizzate personalizzate.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Așa că am contactat o companie din Scoția care crea voci de calculator personalizate.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Así, contactamos una empresa en Escocia que creaba voces de computador personalizadas.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Donc nous avons contacté une entreprise en Ecosse qui créait des voix d'ordinateurs personnalisées.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Então contactámos uma empresa na Escócia que criava vozes de computador personalizadas.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Felhívtunk egy céget Skóciában, ami személyreszabott számítógépes hangokkal foglalkozik.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Jadi kami menghubungi sebuah perusahaan di Skotlandia yang menciptakan suara komputer sesuai pesanan.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.그래서 컴퓨터 음성을 개인제작해 준다는 한 스코틀랜드 회사에 연락을 취했습니다.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Nawiązaliśmy kontakt z firmą ze Szkocji, która tworzyła spersonalizowane syntetyczne głosy.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Tak jsem našli firmu ve Skotsku, která vytváří upravené počítačové hlasy.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Và chúng tôi liên lạc một công ty ở Scotland nơi có thể tạo ra giọng nói điện tử cá nhân.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.We contacteerden een bedrijf in Schotland dat gepersonaliseerde computerstemmen maakt.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Wir kontaktierten eine Firma in Schottland, die maßgeschneiderte Computerstimmen synthetisierte.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Έτσι επικοινωνήσαμε με μια εταρεία στη Σκωτία που έφτιαχνε εξατομικευμένες φωνές υπολογιστή.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Итак, мы связались с компанией в Шотландии, которая создавала персонализированные компьютерные голоса.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.Така че се свързахме с компания в Шотландия, която създаваше персонализирани компютърни гласове.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.אז התקשרנו לחברה בסקוטלנד שיוצרת קולות ממוחשבים מותאמים אישית.
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.لذا تواصلت مع شركة في استكلندا والتي تصنع اصوات كمبيوتر خاصة
Böylece İskoçya'da kişiselleştirilmiş bilgisayar sesleri yaratan bir şirketle iletişime geçtik.カスタマイズする会社に問い合わせると 既存の録音から合成音声を作った試しはなく
Bunlar İskoçya'nın her şehrinde şişme maymunlar --Acestea sunt maimute gonflabile in fiecare oras din Scotia --
Bunlar İskoçya'nın her şehrinde şişme maymunlar --Ce sont des singes gonflables dans chaque ville d'Ecosse --
Bunlar İskoçya'nın her şehrinde şişme maymunlar --Đây là những con khỉ bóng bay tại mọi thành phố ở Scotland --
Bunlar İskoçya'nın her şehrinde şişme maymunlar --Dies sind aufblasbare Affen in jeder Stadt in Schottland --
Bunlar İskoçya'nın her şehrinde şişme maymunlar --Dit zijn opblaasbare apen in elke stad van Schotland --