Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Hän oli pelkkää luuta ja nahkaa. Sittenkin hän pystyi keräämään rohkeutensa ja tahtonsa liikkua.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.그러나 그는 여전히 용기를 불러 일으키고 움직이려는 의지를 가지고 있습니다.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Már szinte csak egy csontváz volt, de így is összeszedte minden akaraterejét, hogy mozogni tudjon.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Беше виртуален скелет, и въпреки това, той все още събираше куража и желанието да мърда.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Он был скелетом, хотя он все ещё мог призвать своё мужество и желание двигаться.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.ובכל זאת הצליח לגייס די אומץ וכוח-רצון כדי לזוז.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.إلا أنه لا يزال يتمالك الشجاعة والإرادة للمضي.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.彼は諦めていないし、もし彼のような人が諦めないのなら
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.살람은 330만년전에 살았고 죽은 3살짜리 여자아이의 가장 완전한 해골입니다
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.3.3百万年前に生きた 3歳の女の子です アウストラロピテクス・アファレンシスという種に属します
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.Selam er vores mest komplette skelet af en tre-årig pige der levede og døde for 3.3 millioner år siden.
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.Selam este cel mai complet schelet al unei fetițe de 3 ani, care a trăit și a murit acum 3.3 milioane de ani.
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.Selam is ons meest complete skelet van een driejarig meisje dat 3,3 miljoen jaar geleden leefde en stierf.
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.Selam ist das fast vollständige Skelett eines dreijährigen Mädchens, das vor 3,3 Millionen Jahren gelebt hat.
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.Selam on täydellisin kolme vuotta vanhan tytön luuranko, joka eli ja kuoli 3,3 miljoonaa vuotta sitten.
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.Селам е най-цялостният скелет на три-годишно момиче, който имаме, живяло преди 3.3 милиона години.
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.Селам - це найповніший скелет трирічної дівчинки, яка жила більше 3.3 мільйонів років тому.
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.Селам является самым полным скелетом трёхлетней девочки, которая жила более 3,3 миллионов лет назад.
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.סלאם היא השלד הכי מושלם שיש לנו של ילדה בת 3 שחיה ומתה לפני 3.3 מליון שנה.
Selam 3.3 milyon yıl önce yaşamış ve ölmüş üç yaşlarındaki bir kızın en eksiksiz iskeletidir.سلام هي أول هيكل كامل لنا لطفلة عمرها ثلاث سنوات التي عاشت وماتت قبل 3.3 مليون سنة مضت.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Bem, acho que existe uma boa plataforma de pensamento.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Cóż, myślę, że istnieje dobry schemat myślenia.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Cred că există un cadru bun al gândirii.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Credo che ci sia una corretta struttura di pensiero.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Creo que hay un ámbito perfecto para pensar.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var. Fizik. Bilirsiniz, mantıklı düşünmenin ilk basamağı.Uskon, että on olemassa hyvä viitekehys ajattelulle, ja se on fysiikka.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Ich glaube wirklich, dass es ein gutes Gerüst für das Denken gibt.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Jamen, jeg mener at der er et godt skelet for en god tankegang.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Je pense vraiment qu'il y a une bonne structure de penser.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.그렇지만 저는 생각에는 좋은 틀이 있다 생각합니다.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Myslím si, že zde už existuje dobrý rámec pro přemýšlení.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Nos, tényleg úgy gondolom, hogy van egy jó keret a gondolkodásra.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Nou, ik denk dat er een goed denkkader bestaat.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Tôi cho rằng đó là một cách thức suy nghĩ thôi.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Πιστεύω ότι υπάρχει ένα καλό πλαίσιο σκέψης.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Е, не мисля, че има добра рамка за мислене.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.Я считаю, что лучшей мыслительной модельюявляется физика.
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.אני באמת חושב שקיימת מסגרת חשיבה טובה,
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.حسناً، أعتقد أن ثمَّة إطاراً جيداً للتفكير،
Şey, bence tasavvur etmenin güzel bir iskeleti var.物理学です 原理と推論—
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.Ahora bien, esto es el esqueleto de la molécula.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.Aşadar acesta este scheletul moleculei.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.Đây là khung phân tử.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.Dit is het skelet van de molecule.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.Nun das hier ist das Skelett des Moleküls.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.Ora, questo è lo scheletro della molecola.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.S így néz ki a molekulája váza.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.To szkielet tej cząsteczki.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.Voici le squelette de la molécule.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.Αυτός είναι ο σκελετός του μορίου.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.А това е скелетът на молекулата.
Şimdi, buradaki molekülün iskeleti.Вот он, скелет молекулы.
Şimdi dünyanın her yanındaki müzelerin koleksiyonlarında dodo iskeleti olmasına rağmen hiç kimsede --Obwohl Museen weltweit Dodo-Skelette ausstellen, hat niemand
Şimdi dünyanın her yanındaki müzelerin koleksiyonlarında dodo iskeleti olmasına rağmen hiç kimsede --알다시피, 전세계의 박물관에는 도도새의 뼈가 있습니다. 하지만,
Şimdi dünyanın her yanındaki müzelerin koleksiyonlarında dodo iskeleti olmasına rağmen hiç kimsede --Vedete, mentre i musei in tutto il mondo hanno degli scheletri di dodo nelle loro collezioni, nessuno
Şimdi dünyanın her yanındaki müzelerin koleksiyonlarında dodo iskeleti olmasına rağmen hiç kimsede --אתם מבינים, למרות שלמוזיאונים ברחבי העולם יש שלדי דודו באוספים שלהם, לאף אחד -
Şimdi dünyanın her yanındaki müzelerin koleksiyonlarında dodo iskeleti olmasına rağmen hiç kimsede --و بينما تحوي متاحف العالم بين مجموعاتها هيكل لطائر الدودو,
Şimdi dünyanın her yanındaki müzelerin koleksiyonlarında dodo iskeleti olmasına rağmen hiç kimsede --骨格標本を所持していますが モーリシャスの自然史博物館でさえ
Şimdi SmartBird'e daha yakından bakabiliriz. İşte bu içindeki iskelet.Kini kita dapat melihat ke dalam SmartBird. inilah model tanpa kulit luarnya.
Sonra iskeleti yaptık.Apoi montăm cadrul.