ise ile cümle
ise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom işe geri döndü.Tom went back to work.
Tom onun işe yarayacağını düşünüyor.Tom thinks that'll work.
Tom bu işe başvurmalı.Tom should apply for this job.
İngilizcede yeterliyse, onu işe alırım.If he's proficient in English, I'll hire him.
Bu yarıyıl işe girecek misin?Are you going to get a job this semester?
Havlu oldukça işe yaramazdı.The towel was quite useless.
Gerçekten işe yarıyor.It really comes in handy.
Tom işe geri dönmek zorunda.Tom has to get back to work.
Tom ilacın işe yarayacağını umuyordu.Tom hoped the medicine would work.
Onun işe yarayacağı kesindir.It'll work for sure.
Eğer bu bir enfeksiyon ise, antibiyotiklere ihtiyacınız olabilir.If it's an infection, you might need antibiotics.
İşe gidiyorum.I'm going to work.
Bunun işe yarayıp yaramayacağından ben bile emin değilim.I'm not even sure if that would help or not.
İşe yarayacak, bundan eminim.It'll work out, I'm sure of it!
Tanrı'nın benim işe gitmemi istediğini sanmıyorum!I don't think God wants me to go to work!
Eski kitaplar yazarlar, yenileri ise okuyucular içindir.Old books are for writers, new ones for readers.
Bugün işe erken gitmeliyim.I must go to work early today.
İlacın işe yarayıp yaramayacağı belirsizdir.Whether the medicine will work or not is uncertain.
Teoride her şey çok güzel ama pratikte işe yarayacak mı?It´s all very well in theory, but will it work in practice?
Evren bir kozmik yumurta ise, o zaman onu kim yumurtladı?If the universe is a cosmic egg, who laid it then?
Bunun işe yarayacağından emin misin?Are you sure this is going to work?
Yağışlı günler hariç, ben işe her zaman bisikletimle giderim.Apart from on rainy days, I always ride my bike to work.
O, araba ile işe gider.He goes to work by car.
Yeterince malzeme olmadan işe kalkışma.You can't make bricks without straw.
Yeterince malzeme olmadan işe başlanmaz.Bricks can't be made without straw.
İşe geri dönün.Get back to work.
O meşgul ise, ona yardım et.If he's busy, help him.
Oto sanayi yeniden işe alıyor.The auto industry is hiring again.
Brezilya devlet başkanının bir kadın olduğunu okudum. Adı ise Dilma.I read that the president of Brazil is a woman. Her name is Dilma.
Arabalarından biri mavi, diğerleri ise kırmızı.One of her cars is blue and the others are red.
Üşütmesine rağmen, işe gitti.Even though he had a cold, he went to work.
O üşütmüştü fakat işe gitti.He had a cold, but he went to work.
Bir çiçek kırmızı olduğu sürece işe yarar.Any flower will do as long as it's red.
Tom bunun işe yaradığını kanıtladı.Tom has proved that it works.
Neden işe müracaat etmedin.Why didn't you apply for the job?
Tom bir işe girmeli.Tom should get a job.
Cumartesi günü işe gelmen gerekmez.You don't need to come to work Saturday.
İşe yarayan kuralları bulmak zorundayız.We have to find rules that work.
Niçin işe yaramadı?Why didn't it work?
Ama aniden Küçük Venüslü'nün gidip işemeye ihtiyacı var.But suddenly, Little Venusian really needs to go and pee.
Kelimesi kelimesine çeviriler işe yaramaz.Literal translations don't work.
Chris yarın işe gelemeyecek.Chris can't come to work tomorrow.
Elektrikli çit üzerine işeme.Don't pee on an electric fence.
O işe yaramadı.It didn't work out.
Bu henüz işe yaramıyor.It doesn't work yet.
Hipnotizma işe yarar.Hypnotism works.
İşe arabayla giderim.I drive to work.
İşe geç kalacağım.I'll be late to work.
Güneş gündüzün, ay ise geceleyin parlar.The sun shines during the day; the moon during the night.
Kocam işe yaramaz.My husband is useless.
Ben sürücüleri işe alıyorum.I am recruiting drivers.
Bitkin olduğum halde, işe devam ettim.Although I was exhausted, I continued to work.
O her ne ise, ben yapmadım.Whatever it is, I didn't do it.
Bu, şimdiye kadar ilk kez bir şoförü işe alışım.This is the first time I've ever hired a driver.
İşe giderken ufak çaplı bir trafik kazası geçirdim.I had a fender bender on my way to work.
İşe ne zaman başlıyorsun?What time do you start work?
İşe ne zaman varıyorsun?What time do you arrive at work?
Hiç pazar günü işe gittin mi?Have you ever gone to work on Sunday?
Hiç bir bayan hizmetçiyi işe aldın mı?Have you ever hired a maid?
John iki haftalık hastane ikametinden sonra işe geri döndü.John went back to work after a two-week hospital stay.