ise ile cümle

ise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom daha önce işe hiç geç kalmadı.Tom had never been late for work before.
Tom planın işe yaramayacağını hissetti.Tom had a feeling that the plan wouldn't work.
Tom bu sabah işe her zamankinden daha geç vardı. Sebebini merak ediyorum.Tom got to work later than usual this morning. I wonder why.
Tom işe motorsikletle gider.Tom goes to work by motorcycle.
Tom sonunda beğendiği bir işe girmeyi başardı.Tom finally succeeded in getting a job that he liked.
Tom'un bugün işe gitmesine gerek yok.Tom doesn't need to go to work today.
Tom iyi hissetmiyordu ama yine de işe gitti.Tom didn't feel well, but he went to work anyway.
Tom bir işe başlamaya karar verdi.Tom decided to start a business.
Tom, işe mi gireceğine yoksa üniversiteye mi gideceğine karar veremiyor.Tom can't make up his mind whether to get a job or to go to college.
Tom bisikletle arabadan daha hızlı işe gidebilir.Tom can get to work faster on bicycle than by car.
Tom yılda bir ya da iki kez çocuklarını yanında işe getirir.Tom brings his children with him to work once or twice a year.
Tom hızlı bir öğle yemeği yedi sonra işe geri döndü.Tom ate a quick lunch then went back to work.
Tom bir İngilizce öğretmeni olarak bir işe başvurdu.Tom applied for a job as an English teacher.
Tom ve kuzenleri birlikte işe gitti.Tom and his cousins went into business together.
Tom hemen hemen her zaman işe yürüyerek gider.Tom almost always walks to work.
Tom neredeyse işe her zaman arabayla gider.Tom almost always goes to work by car.
Tom Mary'nin müzik video üretimini denetlemesi için işe alındı.Tom was hired to supervise the production of Mary's music video.
Tom Mary'yi bir çevirmen olarak işe aldı.Tom hired Mary as an interpreter.
Tom Mary'nin yerine işe bakmak zorunda kaldı.Tom had to cover for Mary.
Tom Meri'yi kovdu çünkü sık sık işe geç geliyordu.Tom fired Mary because she often showed up late for work.
Tom Mary'den kalmasını rica etti fakat o işe geri dönmek zorundaydı.Tom asked Mary to stay, but she had to get back to work.
Mary'yi öptükten sonra, Tom işe gitti.After kissing Mary, Tom left for work.
O otobüsle mi işe gider?He gets to work by bus?
Tom ve kuzeni birlikte işe gitti.Tom and his cousin went into business together.
Eğer gerçekten bir işe ihtiyacın varsa, niçin Tom için çalışmayı düşünmüyorsun?If you really need a job, why don't you consider working for Tom?
O bazı yeni işçileri işe aldı.He hired some new workers.
Tom işe geç kaldığı için patronu tarafından azarlandı.Tom was scolded by his boss getting to work late.
Tom işe geç geldiği için patronu tarafından azarlandı.Tom was scolded by his boss for showing up late for work.
Çin dili bu pazarda İngilizceden daha iyi işe yarar.Chinese language works much better than English in this market.
Sabahleyin işe geç varmam ihtimaline karşın çalar saatimi kuracağım.I will set up my alarm o’clock in case I arrive at work late in the morning.
Sıcak ve baharatlı ise umursamıyorum.I don't mind if it's hot and spicy.
Tom genellikle işe bir otobüsle gider.Tom usually takes a bus to work.
Tom Patronuna Mary'nin o gün işe gelmeyeceğini söyledi.Tom told his boss that Mary wouldn't be coming to work that day.
Tom Mary'yi yalnız bırakma fikrinden nefret etti fakat işe gitmek zorundaydı.Tom hated the idea of leaving Mary alone, but he had to go to work.
Tom genellikle otobüsle işe gider.Tom generally takes the bus to work.
Tom Mary'yi işe arabayla bıraktı.Tom gave Mary a lift to work.
Tom her gün işe arabasıyla gider.Tom drives his car to work every day.
Tom yarın işe gitmeye korkuyor.Tom dreads going to work tomorrow.
Tom onun işe yarayacağını sanmıyor.Tom doesn't think that would be good.
Tom işe uygun olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think he is up to the job.
Tom pazar günü işe gitmez.Tom doesn't go to work on Sunday.
Tom bugün işe gelmedi.Tom didn't show up for work today.
Tom işe kimi atayacağına karar veremedi.Tom couldn't decide who to assign the job to.
Tom işe motorsikletle gidip geliyor.Tom commutes to work on a motorcycle.
Tom işe yalnız gitmeyi seçti.Tom chose to go work alone.
Mary işe geri dönmeye karar verse, Tom kesinlikle memnun olmaz.Tom certainly wouldn't be pleased if Mary decided to go back to work.
Tom kesnlikle zor bir işe sahip.Tom certainly has a tough job.
Tom'un iş için kimi işe aldığı kimsenin umrunda değil.Nobody cares who Tom hired for the job.
Mary evini boyaması için Tom'u işe aldı.Mary hired Tom to paint her house.
Sen her ne zaman hazır olursan, ben işe başlamaya hazırım.I'm ready to start working whenever you are.
Ben sadece kendi ana dillerine çeviri yapmaları için insanları işe almak istiyorum.I'd prefer to only hire people to translate into their native language.
Planının işe yarayacağını sanmıyorum.I don't think your plan will work.
Elimizden geleni yapmamıza rağmen, işe yaramadı.Even though we tried our best, it was useless.
Bu sıcakta işe yürüyerek gitmek kötü bir fikir.Walking to work in this heat is a bad idea.
İşe yarıyor mu?Does it work?
Her gün işe yürüyerek giderim.I walk to work every day.
Ben işe gitmeliyim.I need to go to work.
İşe gitmeliyim.I need to go to work.
İşe gitmeye ihtiyacım var.I need to go to work.
İşe gitmem gerek.I need to go to work.

İlgili Sayfalar