10 çocuk...Ve Isak dışında hepsi öldü.Tio barn och alla är döda utom Isak. Tjugo barnbarn.
10 çocuk...Ve Isak dışında hepsi öldü.Zece copii, ºi toþi au murit, în afarã de Isak.
10 çocuk...Ve Isak dışında hepsi öldü.Zehn Kinder. Außer Isak sind alle tot.
10 çocuk...Ve Isak dışında hepsi öldü.Zehn Kinder. Außer Isak sind alle tot.
2015 yılında haberci Isabel Uribe şöyle yazdı:Dans le journalisme mexicain, l'encre a une tenace odeur de mort.
2015 yılında haberci Isabel Uribe şöyle yazdı:Già nel 2015, la giornalista Isabel Uribe scriveva:
2015 yılında haberci Isabel Uribe şöyle yazdı: Meksika haberciliğinde mürekkep her zaman ölüm kokar.Conviene recordar que desde el año 2015, la periodista Isabel Uribe escribió:
2015 yılında haberci Isabel Uribe şöyle yazdı:Zmiňme na tomto místě text žurnalistky Isabely Uribe z roku 2015:
2015 yılında haberci Isabel Uribe şöyle yazdı:Так в 2015 году журналистка Исабель Урибе писала:
3 (-1) - 7 = -11 olmali. Soru isareti koyuyorum cunku saglayip, saglamdigini bilmiyoruz.-3ー 7 = - 11 か?
3 (-1) - 7 = -11 olmali. Soru isareti koyuyorum cunku saglayip, saglamdigini bilmiyoruz.주어진 식은 3*(-1)-7=-11?이지요
3 (-1) - 7 = -11 olmali. Soru isareti koyuyorum cunku saglayip, saglamdigini bilmiyoruz.Máme (3 krát -1) minus y, tedy 7, by se mělo rovnat -11.
Adı Isaac McDougal.Chama-se Isaac McDougal.
Adı Isaac McDougal.Hänen nimensä on Isaac McDougal.
Adı Isaac McDougal.Han hedder Isaac McDougal.
Adı Isaac McDougal.Han heter Isaac McDougal.
Adı Isaac McDougal.Il suo nome è Isaac McDougal.
Adı Isaac McDougal.Nazywa się Isaac McDougal.
Adı Isaac McDougal.Se llama Isaac McDougal.
Adı Isaac McDougal.Τον λένε Άιζακ Μακ Ντάγκαλ.
Adı Isaac McDougal.Его зовут Айзек МакДугал.
Adım Isak Borg, ve 78 yaşındayım.Ich heiße Eberhard Isak Borg, Ich bin 78 Jahre alt,
Adım Isak Borg, ve 78 yaşındayım.Ich heiße Eberhard Isak Borg, Ich bin 78 Jahre alt,
Adım Isak Borg, ve 78 yaşındayım.Jag heter Eberhard Isak Borg, och är sjuttioåtta år gammal.
Adım Isak Borg, ve 78 yaşındayım.Je m'appelle Eberard Isaac Borg. J'ai 78 ans.
Adım Isak Borg, ve 78 yaşındayım.Mã numesc Eberhard Isak Borg, ºi am 78 ani.
Adım Isak Borg, ve 78 yaşındayım.Mi nombre es Isak Borg, y tengo 78 años.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Ibland får jag för mig att jag är mycket äldre än Isak.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Manchmal kommt es mir vor, als wäre ich viel älter als Isak.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Manchmal kommt es mir vor, als wäre ich viel älter als Isak.
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Mutta joskus tuntuu, että olen paljon Isakia vanhempi. Ymmärrätkö mitä tarkoitan?
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Parfois, je me sens plus âgée qu'Isaac. Tu me comprends ?
Ama bazen Isak'tan çok daha yaşlıymışım gibi geliyor, ne demek istediğimi anlarsın.Pero a veces siento como si fuera mucho más madura que Isak, Si supieras que quiero decir.
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.Aber das Wichtige, das der er tut, ist, dass er auf irgendeine andere Webseite verweist.
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.Maar het belangrijkste wat het doet, is dat het naar een andere webpagina leidt.
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.Mais la chose importante qu'il fait, est que c'est un pointeur vers une autre page web.
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.Mas o importante, é que a ligação aponta para uma outra página web.
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.Mutta tärkeintä on, että se ohjaa jollekin toiselle sivulle.
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.Pero lo mas importante que hace, es apuntar a alguna otra página web.
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.Ważną rzeczą jest to co robi. Jest to wskaźnik do innej strony.
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.Но важная вещь это то, что они указывают на какие-то другие страницы
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.Но важното нещо което прави, е че указва пътят към някоя друга страница.
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.אבל הדבר החשוב הוא, קישור שהוא מצביע לדף רשת אחר .
Ama yaptigi onemli sey, diger bazi web sayfalari icin bir isaretci olmasi.他のウェブページへのポインタとなるということです そしてその他のウェブページにもリンクがあるので
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Cependant, sa cadence de tir et sa précision sont meilleures.
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Charakteryzuje się jednak lepszą szybkostrzelnością i celnością.
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Feuerrate und Genauigkeit sind jedoch besser.
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Má však lepší rychlost střelby a je přesnější.
Ancak, ateş hızı ve isabet hassasiyeti daha iyidir.Sin embargo, la cadencia de tiro y la precisión son mejores.
Ancak Isaac Newton için - en azından "Neden elma düştü," diye sorduğu gün durum çok farklıydı.A pro většinu lidí to pozorování znamená, že jde o normální stav věcí ve vesmíru.
Ancak Isaac Newton için - en azından "Neden elma düştü," diye sorduğu gün durum çok farklıydı.Die meisten Leute, die das sehen würden, würden einfach denken, das wäre ein normales Geschehen im Universum.
Ancak Isaac Newton için - en azından "Neden elma düştü," diye sorduğu gün durum çok farklıydı.이걸 본 대부분의 사람들은 그저 '평범한'일로 생각할텐데요. 적어도 아이작 뉴튼은 그렇게 생각하지 않았습니다. 그는 스스로 "왜? 왜 사과가 떨어지지?"라고 물었습니다.
Ancak Isaac Newton için - en azından "Neden elma düştü," diye sorduğu gün durum çok farklıydı.Maar voor Isaac Newton, toch op die dag, vroeg hij zich af, "Waarom?
Ancak Isaac Newton için - en azından "Neden elma düştü," diye sorduğu gün durum çok farklıydı.Njanudniejsza rzecz na świecie.
Ancak Isaac Newton için - en azından "Neden elma düştü," diye sorduğu gün durum çok farklıydı.Quả táo sẽ rơi.
Ancak Isaac Newton için - en azından "Neden elma düştü," diye sorduğu gün durum çok farklıydı.Яблуко буде падати.
Ancak, yüksek isabet hassasiyeti ve ateş hızı sayesinde ZD mermilerini kolayca kullanabilirsiniz.Aufgrund der hohen Genauigkeit und Feuerrate könnt ihr jedoch leicht panzerbrechende Granaten verwenden.
Ancak, yüksek isabet hassasiyeti ve ateş hızı sayesinde ZD mermilerini kolayca kullanabilirsiniz.Díky jeho vysoké přesnosti a rychlosti střelby však můžete v klidu používat průbojnou munici.
Ancak, yüksek isabet hassasiyeti ve ateş hızı sayesinde ZD mermilerini kolayca kullanabilirsiniz.Sin embargo, gracias a su precisión y a su cadencia de tiro puedes usar fácilmente proyectiles AB.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.8 gloanțe au pătruns în mașinile noastre, în casă și în copaci.