Bu yüzden bu durumun ironik olduğunu söyledim. -Dlatego wspomniałem o ironii losu. Obwiniający kobiety mężczyźni są w rzeczywistości sami winni braku syna.
Bu yüzden bu durumun ironik olduğunu söyledim. -그래서 제가 역설적이라고 얘기하는 것입니다 남자 후계자가 없다고 비난하는 사람이
Bu yüzden bu durumun ironik olduğunu söyledim. -Por eso digo que hay un poco de ironía. Es que la gente haciendo la culpa es las personas responsables
Bu yüzden bu durumun ironik olduğunu söyledim. -لذلك اقول هناك القليل من المفارقة هنا. الناس اللذين يلوموا هم الناس
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Az egyik nagy gyermekkönyvkiadó azt mondta, hogy nem dolgoznak gyerekekkel.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Een grote uitgever van kinderwerk zei ironisch dat zij niet werkten met kinderen.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Ein großer Kinderbuch-Verleger sagte ironischer-weise dass sie nicht mit Kindern arbeiten.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.En stor barnboksutgivare ironiskt nog sa att de inte arbetar för barn.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.En velik otroški založnik je ironično rekel, da ne poslujejo z otroki.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Et stort børnebogsforlag sagde ironisk nok, at de ikke arbejdede med børn.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Incluso una gran editorial para niños dijo irónicamente que no trabajaban con niños.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Ironicamente, um dos grandes editores de livros de crianças disse que não trabalhavam com crianças.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Jeden velký vydavatel dětských knížek ironicky řekl že s dětmi nepracují.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Jeden veľký vydavateľ detských knižiek mi odpovedal, ,že oni nespolupracujú s deťmi.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Jedno z dużych dziecięcych wydawnictw odpowiedziało, że nie współpracują z dziećmi.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.한 규모가 큰 어린이 출판사는 역설적으로 말하기를 어린이들과는 일하지 않는다나요
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Một nhà xuất bản lớn cho trẻ em lạnh lùng nói rằng họ không làm việc với con nít.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.O editură importană pentru copii a spus ironic că ei nu lucrează cu copii.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Salah satu penerbit besar buku anak-anak, ironisnya berkata bahwa mereka tidak bekerja sama dengan anak-anak.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Un grosso editore di libri per bambini, ironicamente, ci ha detto che loro non lavorano con i bambini.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Yksi suuri lasten kirjojen julkaisija sanoi ironisesti että he eivät työskentele lasten kanssa.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Ένας μεγάλος εκδότης παιδικών βιβλίων ειρωνικά είπε ότι δεν συνεργάζονται με παιδιά.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.Один из крупных издателей детской литературы иронично заметил, что они не работают с детьми.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.От едно голямо детско издателство иронично казаха, че не работели с деца.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.מוציא לאור של ספרי ילדים, אחד הגדולים, טען באירוניות שהם אינם עובדים עם ילדים.
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.وقد قالت إحدى دور النشر للأطفال أنها لاتتعامل مع الأطفال
Çocuk kitapları yayımlayan büyük bir yayımcı ironik olarak çocuklarla çalışmadıklarını söyledi.「私たちは子供とは仕事しません」と言いました 子供向けの出版社が子供とは仕事しないですって?
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekildeĐiểm tập trung không có gì lạ
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekildeJedno z centrów jest w Roanoke w Virginii.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde허브는 아이러니하게도
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.A központ, elég ironikusan, a virginiai picike Roanoke-ban van.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.A rede, ironicamente, tem um centro na pequena Roanoke, na Virgínia.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.De hub is ironisch genoeg gevestigd in het kleine Roanoke, Virginia.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu."Die Nabe", ironisch genug, befindet sich im kleinen Roanoke, Virginia.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.Il centro di tutto, ironia della sorte, si trova nella piccola Roanoke, in Virginia.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.Le hub, c'est assez ironique, est centré en Virginie, dans le petit Roanoke.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.Stredisko je, dosť ironicky, umiestnené v mestečku Roanoke, vo Virginii.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.Su centro, irónicamente, está localizado en la pequeña Roanoke, Virginia.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.Το κέντρο, κατά ειρωνικό τρόπο, βρίσκεται στην μικρή πόλη Ρόνοκ, στην Βιρτζίνια.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.По иронии судьбы, основной центр находится в Роаноке, Виргиния.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekilde Roanoke Virginia'da kurulmuştu.Центърът, по ирония, се намира в малкото селище Роанок, Вирджиния.
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekildeהמרכז, באופן אירוני,
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekildeلوحة الوصل، ومن المفارقات أن
Dağıtım soketi yeterince ironik bir şekildeバージニアの小さな町 ロアノークにあります
Eugene beni eve çağırıp abisiyle beraber Iron Age adlı bir oyun yaptıklarını gösterdi.유진(Eugene)이 자신의 집에 초대해서, 그와 동생이 만들고 있는 '아이언 에이지(Iron Age)' 게임을 보여줬습니다
Eugene beni eve çağırıp abisiyle beraber Iron Age adlı bir oyun yaptıklarını gösterdi.Eugene m'a invité chez lui et m'a montré que son frère et lui avaient créé un jeu, Iron Age.
Eugene beni eve çağırıp abisiyle beraber Iron Age adlı bir oyun yaptıklarını gösterdi.Eugene mě pozval domů a ukázal mi, že se svým bratrem vyrábějí hru s názvem Iron Age.
Eugene beni eve çağırıp abisiyle beraber Iron Age adlı bir oyun yaptıklarını gösterdi.Eugene zaprosił mnie do swojego domu i pokazał mi grę, nad którą pracował wraz z bratem — Iron Age.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Cred ca-i o doza de ironie in asta.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Entonces supongo que hay algo de ironía en eso.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Er zit dus een klein beetje ironie aan vast.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Et je suppose donc que c'est un peu ironique.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Eu acho que há um bocadinho de ironia nisso.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Je v tom asi trocha irónie.
Evet, bu sanırım biraz ironik.거기에는 약간의 아이러니가 있는것 같습니다.
Evet, bu sanırım biraz ironik.La cosa mi sembra quindi un po' ironica.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Szerintem ebben nem kevés az irónia.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Tak więc myślę, że jest w tym trochę ironii.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Und deshalb denke Ich, dass das Ganze ein bisschen ironisch ist.
Evet, bu sanırım biraz ironik.Και έτσι υποθέτω πως υπάρχει λίγη ειρωνία σε αυτό.